|
Seçim, seçim diye tutturmuşlardı. Neye güvenip seçim istiyorlardı ki?…
Bırakın bir gün başka, öteki gün başka partide konaklayanları, sandık başına gidene kadar üç beş kez saf değiştirenleri bilmiyorlar mıydı?
Etkilerin, tepkilerin, en önemlisi çıkarların bir takım seçmen tarafından seçim tercihinde önemli olduğunu anlatan olmamış mıydı?
Önce “arkamda bin beş yüz oyum var, topumla tüfeğimle yanınızdayım” diye nutuk atanların, sonra topu tüfeği ağır geldiğinden olacak ki karşı tarafa geçmelerini hiç mi duymamışlardı?
Seçimde rol oynayacak aktörlerin bile çoğunun, kazananın yanında olmayı kendilerine meslek edindiklerini ve bu yüzden kesin tavırlarını ortaya koymadığını görmemişler miydi?
Onun için seçimi ÇANTADA KEKLİK sandınız.
Ve rüzgara doğru yelken açtınız.
Seçim bitmiş ve yılların köklü partilerinin barajı aşamayıp gittiğini öğrenince şaşırmıştık. Bizimle birlikte onlar da şaşırmıştı.
Hepsi can derdine düşmüş, yıllarca partilerine hayat veren genel başkanlarını kaybın tek sorumlusu görüp küstürmeyi başarmış, yollarını ayırmışlardı.
Birden bire “yeni bir kan yeni bir genel başkan sevdasına” tutuldular. Baraj altında kalan partilerin güya sevenleri, bir çok ismi gündeme getirdiler. İçlerinden partilerine yabancı olan bir eski dost bulup teslim ettiler makamlarını...
Her ne kadar partilerine yabancı olsa da…
“YABANCI yarim, YALANCI yarim” olur mu, olmaz mı demeden…
Sanki gelip geçici bir yaz aşkıydı bu partilerine duydukları…
Oysa gerçek büyük aşkın, kaldığı yerden devam etmesi gelecekteki başarı için kaçınılmazdı.
Seçimlerden sonra partisinin başından hiç ayrılmayan bir lider vardı;
DEVLET BAHÇELİ idi bu lider. Partisine duyduğu gerçek aşk ve devlet adamlığı düşüncesi, kalınan yerden devam edilmesini öğretmişti ona.
Aksi halde koltuğa yapışıp kalmak gibi bir düşüncesi hiç olmamıştı.
Geçmişi konuşmanın bir anlamı yoktu. Çünkü; yapılacak çok iş ve yaşanacak güzel günler vardı.
Zaman Bahçeli’nin haklılığını kanıtladı.
Devlet Bahçeli’nin partisinin başında kalmasıyla sihirli bir değnek deydi sanki…
Partisinden seçimden sonra ayrılanlar yavaş yavaş geri dönmeye başladılar. Kırgınlıklar unutuldu, yollar yeniden kesişti.
Bahçeli’nin taşın altına elini koyduğunu görenler, bir bir kendilerini göstermeye başladılar. Biraz mahcup, biraz suçluluk duygusu içinde olsalar da..
Hatta, MHP genel başkanının yıllardır savunduğu fikirler bu gün tekrar iktidar koltuğuna oturmak isteyen bazı siyasiler tarafından da benimsenmeye başladı.
Samimi olsalar mesele yok. Fakat yapılanın sadece oy avcılığı olduğunu cümle alem biliyor artık…
Gelinen noktada dillendirilen söylemler, onun haklılığını bir kez daha perçinlemektedir.
Bu gün ise diğer partiler yenilginin ardından köşelerinde ikinci baharlarını kurmanın mahmurluğu ile yaşarken, onlar biraz daha büyüdüler… Biraz daha büyüdüler…
Bu inanç ve dayanışma onları kısa sürede yukarılara taşıdı.
Hal böyle olunca da birilerinin iştahı kabardı ve bıraktıkları partilerine geri dönmenin yollarını aramaya başladılar.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ılımlı, sevecen yaklaşımı ile yönetim, üye ve partiye gönül verenlerle köprüler yeniden kuruldu.
Seçimin hüzünle sonuçlanmasından sonra sıkıntıyla başlayan çalışmaları bu güne dek sürdü. Ve bekledikleri mutlu sona doğru hızla ilerlemeye başladılar. Ben de bu yolun mutlu noktalanacağına gönülden inanıyorum.
Daha yapacak çok işleri ve uzun yolları var gibi görünse de, Bahçeli gibi bir liderle yolun gerisinde asla kalmayacaklardır.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|