|
Bir raslantı, iyi veya kötü tabiatlı olsun, bazen ders çıkarılmasının sebebi de olmalıdır. İnsanlar bunları karşılaştırmalı ve yine insanlar, bu acı veya tatlı olaylardan; insanlığın geleceği için bir şeyler çıkarmalıdırlar. Başka türlü gelişimin temini mümkün olmaz.
Azerbaycan’da, Hocalı Soykırımı diye anılan olaylar vardır. 15 yıl önce, Ermenistan daha istiklalini yeniden kazanır duruma geldiği anda, Azerbaycan’da milli ordunun olmadığından istifade ederek, Dağlık Karabağı etnik temizliğe tabi tutmuş ve buranın yerli Türklerini göçe mecbur bırakmıştır. Bu olay olurken, arkada Rusya’nın olduğu zehabı içinde, Türkiye dahil herkes sesini kısmak zorunda kalmıştır. Halbuki, bizim Türk geleneklerine göre, korkunun ecele faydası yoktur. Türkiye müdahele etse, Rusya karşılık verir mi idi? Ben şahsen inanmak istemem. Rusya, Ermenistan için bir savaşı göze almaz. Eskilerde de böyle bir ahmaklığı Rusya yapmamıştır.
İşte bu istila sırasında, Ermeni silahlı birlikleri, Hocalı katliamını yapmışlardır. Durum, Ermeni iddiasına uymaktadır. Bu olay bir soykırımdır. O zaman ses çıkarılmadı ise de, şimdi uzaktan anma merasimlerini de yapıyoruz.
Hocalı hatırlama merasimleri yapılırken, Avrupa’daki Lahey Adalet Divanı da Bosna’da olan 8 bin kişilik bir katliam olayını, soykırım olayı olarak kabul etmiştir. Bosnalı Sırplar, 8000 kişiyi katletmişlerdir. Katledenler hala yakalanmış değillerdir. Lahey Adalet Divanı, bu olayı soykırım olarak kabul etmiştir de kararın sonu güldürücü olarak neticeye bağlanmaktadır. Bu olaydan asıl Sırbistan sorumlu tutulmamaktadır. Asıl Sırbistan, sadece soykırım olayını önleyememiştir, denmektedir. Çok uzaklardan bir sorumluluk yüklenilmesi vardır. Bu da yapılmamış olsa, karar cidden gülünç bir görünüme bürünmüş olacaktı.
Bosna, Sırbistan’la birlikte silah ambargosu içine alınmıştı. Bosnalılar silahsız, Sırplar da silahlı olduklarına göre, bu ambargo sadece Bosna’da yaşıyan Müslüman Boşnaklar için bir yıkım kabul edilmez mi? Bosnalı Sırplar silahlılar. İhtiyaçları da asıl Sırplar tarafından temin ediliyor. Halbuki, Bosnalı Müslümanlar, savaşabilmek için, silahlı bir Sırp öldürüp onun silahına sahip olmak zorundadır. Mücadelenin nasıl bir görünüm gösterdiğini düşünmez misiniz? Bunları Bill Clinton, büyük kitabında, pek allandıra ballandıra yazmıştır. O da, Bosna olaylarının hemen hepsini bir soykırım olarak ima etmektedir.
Bosna olayının biri mahkemelik olmuştur. Mahkeme, yani Lahey Adalet Divanı, olayı bir soykırım olarak nitelemiştir de; olayı yapanları cezalandıramamıştır. Soykırım olayını yapanlar bulunmamışlardır. Bulunmaları da söz konusu değildir. Asıl Sırplar da soykırımından sorumlu tutulmamış olduklarına göre, bu sorun kendiliğinden kapanmış olacaktır. Edebiyatta da bir veya 3 şahıs ismi ortalıkta dolaşıp duracaktır.
Bu Lahey Adalet Divanı kurulduğu zaman, Avrupa’da idealist denecek insanlar yaşıyordu. Politika, ayak takımının eline henüz geçmemişti. Zaman içinde son yazdıklarımız olunca, her şeyin politize olduğu gibi, Adalet Divanı da politize olmuştur. Böylece insan aklının güleceği kararlar bile alabilmektedir. Yaşadığımız devrin, insanlık adına ne duruma geldiğini görmemiz faydalı olacaktır.
Bosna Katliamı değil soykırımı hakkında binlerce iç kanatan vesikalar yazıya geçirilmiştir. Buna rağmen, hiç bir milletin parlamentosu, çıkıp Sırplar aleyhine bir kanun çıkarmaya teşebbüs etmemiştir.
Sözde Osmanlı’nın Ermeni soykırımı için ise, söylenmedik söz kalmamıştır. Arjantin Parlamentosu dahil, pek çok milletin parlamentosu, sözde Osmanlı Soykırımı için kanunlar çıkarmaktadırlar. Amerikan Meclisleri de, her sene bizi bu kanunla tehdit edip durmaktadırlar. Bir sene, bir de bakacaksınız ki, Amerikan meclisleri de bu kanunları çıkarmış olacaklardır. O zaman, belki de birleşip, bizim Büyük Millet Meclisi içinde, belki zor kullanarak, böyle bir kanun çıkarılmasını zorunlu göreceklerdir. Dünyada olmayan bir şey olmayacaktır.
Neden bu tecavüzler ve bu tecavüz kanunları bu günlere kadar çıkarılmadı? İşte bunun düşünülmesi gerekir. Bizim Türkiye tutumu böyle yumuşak olmuş olmasa idi, bu günkü durumu yaşıyacak olmayacaktır. Siz sustukça, herkes üzerinize gelecek, suskunluğunuzdan neticeler çıkarma yoluna gidilecektir. Aksini yaparsanız, kimse, Ermeni kara gözleri için, kendi evlatlarının kanını feda eder duruma gelmiyecektir. İnsanlar ve de insanlık, o kadar iyi hislerle yüklü değildir...
|