|
İngilizce yazılışıyla “campus”, dilimize yerleştiği şekliyle “kampüs” Amerika’dan dünyaya yayılan bir sözcük. İdari birimleri, fakülteleri, öğrenci yurtları, sosyal-kültürel-sportif tesisleriyle üniversitenin bütününü içine alan yer anlamına geliyor.
Bu sözcüğü “kampus” diye yazan da var, “kampüs” diyen de…Sözlükler, imla kılavuzları bile birbiriyle çelişkiye düşebiliyor. Ve “kampus” dediğinizde, ek kullanırken “kampus’ü” şeklinde dil kurallarına uymayan garip bir hal alabiliyor.
Velhasıl, campus, kampus ya da kampüs, bizim dilimize tam oturmadı.
Onun yerine Türk Dil Kurumu tarafından çok güzel bir sözcük türetildi: Yerleşke.
Özüyle, sözüyle Türkçe…
Biz de uzunca bir süre ikilemde kaldıktan sonra, bu sözcüğü yeğledik.
“Hitit Üniversitesi Yerleşkesi”
Umarız herkes tarafından benimsenir, sevilir.
Biz sevdik, özümsedik ve ikilemden kurtulduğumuz için de rahat ettik.
Gelelim, Hitit Üniversitesi için belirlenen “yerleşke” alanına…
İlk belirlenen ve imar planına işaretlenen yere göre daha iyi, ama açıkça fikrimizi ifade etmemiz gerekirse, “ideal” değil.
Rektörlük ile idarenin ve siyasetin “orta yol”da buluşma ihtiyacından doğmuş bir uzlaşma bu.
Rektörlükçe benimsenen, bizim de “ideal” bulduğumuz seçeneklere şiddetle karşı durulması nedeniyle, başka çıkar yol da kalmamıştı.
Şimdi Çorum’da herkese düşen görev, yerleşkenin bir an önce oluşumuna elden gelen katkıyı vermek…Moda deyimle “taşın altına elini koymak”…
TOKİ konutlarının yanındaki 2 bin dönümlük bu arazinin jeolojik yapısı dikkate alınarak, maliyeti artıracak da olsa, en uygun inşaat tekniğinin uygulanması, gerekiyorsa binaların fore kazıklar üzerine oturtulması, geleceğe dönük olarak her yetkilinin birinci derecede sorumluluğu.
Karar verildi, protokol imzalandı, yola çıkıldı.
Artık tartışmaları geride bırakıp işe koyulma zamanı.
Çorum’a hayırlı olsun.
|