|
Ahmet Altan’ın bir yazısında okumuştum ve çok hoşuma gitmişti, nilüfer çiçeğini tarif etme şekli;
“Hep bir yere gidecekmiş gibi duran ama havuzların başına çıkamayan”
Bizim siyasilerimizin görüntüsüne ne kadar benziyor değil mi?
Aslında Nilüfer çiçeği gibi güzel bir çiçeğe benzedikleri tartışılır tabii…
Tuttukları havuz başlarından yıllar boyu çıkmamaları çok benziyor bence.
Bizim ülkemizde,
Siyaset yapmakla düğün dernek yapmak arasında böylesi yakın bir ilişki olduğu sürece daha çok kalırlar aynı yerde.
Bakın,
Siyasete soyunan da en şaşaalısını,
Düğüne soyunan da en görkemlisini yapmaya kalkmıyor mu?
Nasıl olsa her ikisinin sonunda da harcamalarını kat kat fazlası ile çıkarıyorlar.
Yaptınız mı bir seçim meydanı konuşması, yaptınız mı bir düğün- dernek en az, binlerce kişi gelmeli.
Daha aşağısı mı?
“Kurtarmıyor abi”
“Bizi kesmez”
Ne olur ne olmaz?
Yarın bir gün sırf oy kullanma hakkı olan bir aklı yetmez kalkar,
“Bu paraları nerde buldun sayın vekilim” diye sorar mı sorar…
Sonra bu rüzgarı duyan kalabalık çoğalır… kulaktan kulağa dağılır…soranlar çoğalır…
“Servetinin hesabını ver…servetinin hesabını ver…”
Sen istediğin kadar anlat dur.
Yelken rüzgardan şişmeye başlamıştır bir kere.
Artık 70 milyon Türk, vekiline “hesap sormaya” hakları olduğunun bilincine varmıştır bir kez…
Ne yapar bizimkiler?
Bir gün havalara bakar…
İkinci gün gündem değiştirir…
Üçüncü gün çamura yatar…
Eeee…
Artık vatandaş bilinçli, medya gibi bir de dostu var ki asla unutmaz.
Giderek büyüyen koronun sesi daha güçlü çıkmaya başlar;
ALÇAKLARA KAR YAĞIYOR ÜŞÜMEDİN Mİ?
SEN BU İŞİN SONUNU DÜŞÜNMEDİN Mİ?
Tabii ki sayın vekillerimiz hemen bunun için almış oldukları önlemleri bir bir anlatmaya başlarlar.
Aslında anlatacak fazla bir şey de yoktur.
“Kızımın düğününde takılan altınları borç aldım…
Oğlumun sünnetinde takılan altınları kullandım…
Dedemin çıkınından çıktı…
İşte görüldüğü gibi ülkemizde siyaset yapmanın yolu düğün dernekten geçiyor.
En az on bin kişiyi davet edeceksin…
Dolarlar havalarda uçuşacak…
Altın kesesi masaları dolaşacak…
Basın basın paraları…basın basın takıları Leyla’ya…
Seçin Leyla’yı…
Sonra Leyla ne mi yapacak?
Paraları basmayı gösterecek size.
NİLÜFER ÇİÇEKLERİ GİBİ,
BİR YERE GİDECEKMİŞ GİBİ DURUP YILLARCA BAŞIMIZDA KALARAK…
Her Gününüz Güzel Olsun.
|