|
SORU SORMAYI BİLMEK
İki arkadaş hararetle tartışıyormuş. Tartıştıkları konu sigara içerken İncil okunup okunmayacağı imiş. Sonuç alamayınca, hikaye bu ya, Papa’ya sormaya karar vermişler. Papa’nın yanına gidip sırayla sorularını sormuşlar.
Biri olumsuz cevap alırken, diğeri izin kopartmayı başarmış.
Birincinin sorusu ve aldığı yanıt şöyleymiş:
- Papa hazretleri, İncil okurken canım sigara içmek istiyor, içebilir miyim?
- Oğlum, İncil okurken Tanrı’yla ilgilenmen lazım. O sırada dikkatenin dağılmaması gerekir. O yüzden İncil okurken sigara içilmez.
İkincisi ise şöyle sormuş:
- Papa hazretleri, sigara içerken canım İncil okumak istiyor, okuyabilir miyim?
Papa da yanıtlamış:
- Oğlum, her nerede ve ne koşulda olursan ol, İncil okuma isteği duyarsan okuyabilirsin.
Kıssadan hisse;
1) Esas olan aldığın cevap değil, sorduğun sorudur.
2) Beceri, almak istediğin yanıtı alabileceğin soruyu sorabilmektir.
DESİNLER DİYE
Şu insan denilen, iki cinsiyet;
Bazen, şeytan ile kurar ünsiyet.
Namus, şeref, hayâ, edep, haysiyet,
Ne bulursa harcar.. Desinler diye...
Kimi var, öyle bir süsler ki sözü;
''Allah'' derken bile, reklamda gözü.
Kırk yılda bir kollar, iki öksüzü,
Ne cömert bir insan.. Desinler diye...
Kimi, iffetini koyar masaya;
Sattıkça doldurur, çelik kasaya,
Bir maymuncuk bulur,her tür yasaya,
Ne akıllı insan.. Desinler diye...
Kimi, şuuraltı, cinsel özürlü;
Dürüst evliliğe, kalbi mühürlü..
Kolyesi boynundan, çıkmaz bir türlü;
Ne çapkın bir erkek.. Desinler diye...
Kimi var, modanın dümen suyunda,
Teşhir hastalığı vardır huyunda.
Kimlik arar durur, etek boyunda;
Ne modern bir kadın..Desinler diye...
Kimi, kırkbeşini devirmiş çoktan;
Bütçe delik deşik, anlamaz yoktan...
Kaşları kemandır, kirpikler oktan;
Aman ne hoş kadın.. Desinler diye...
Kimi, yaşlandıkça isyankâr olur,
Yılda bir çâreyi neşterde bulur.
Altmışlık cildini, gerdirir durur;
Hâlâ güzel kadın.. Desinler diye...
Kimi, beş yıldızlı salon züppesi;
Eğildikçe, yer süpürür cübbesi.
Kopacak gibidir, o kalın sesi;
Ne nâzik bir insan.. Desinler diye...
Kimi, gönül vermiş, güyâ bilime;
Beyni muhâliftir, aklı selime.
Ezberlemiş, birkaç yaban kelime;
Ne kültürlü insan.. Desinler diye...
Kimi, şöhret yapar, ilim vesîle,
Allah rızâsını, düşünmez bile..
Tepeden bakar ki, cümle câhile;
Ne âlim bir insan.. Desinler diye...
Kimi, iflâs etmiş, ahlâktan yana,
Politik virüsler, karışmış kana.
İhânet vız gelir, hatta vatana;
Siyaset cambazı.. Desinler diye...
Kimi, kıyâmeti, almaz nazara;
Râzı olmaz taştan, normal mezara.
Mermer ısmarlatır, türlü pazara;
Ne büyük adammış.. Desinler diye...
Daha kimler var ki; saymakla bitmez
Hiçbirine, doğru kelâm, kâr etmez.
Gaflet kapısından, ölse de gitmez;
Son nefeste bile, Desinler diye...
CENGİZ NUMANOĞLU
MANGALDA KÜL BIRAKMAMAK
Yeniçeriler askere alınırken eşcinsel olup olmadığını tespit için kullanılan araçlardan biri de mangal imiş.
Yeniçeri adayından sönmüş bir mangalın üzerinde gaz çıkarması istenirmiş. Eğer külleri küçük bir nokta halinde dağıtırsa sağlam, mangalın üzerinde kül bırakmayacak şekilde gaz çıkarırsa eşcinsel olduğu kabul edilirmiş. İşte "mangalda kül bırakmamak" deyimi de buradan geliyormuş.
|