|
“Nerem doğru ki” diyen deve, her yanının eğriliğinin farkında iken, bizim hazretler hala kendi bildiklerinin doğru olduğu fikrine saplanıp kalmışlar.
Dediğim dedik…
Çaldığım düdük…
Hep haklılar.
“Makaram sarı bağlar, kız söyler gelin ağlar” hesabı, hem kendimiz söyleyip hem kendimiz ağlıyoruz. Makarayı da bağlatan bağlıyor…
“Dikeni yüzünden hesap sorduğumuz gül” bile masum kaldı. O kadar çok canımızı acıttılar ki…
Beni asıl şaşırtan; yaşamımızın defolarını, ek yerlerini, bunları var edenleri görmezden gelmeleri….
Eksik parçaları olmasına rağmen bu çileli hayatımızı “BÜTÜN” var saymaları…
Arayıp bulamadığımız umutlarımız sanki çok uzaklardaymış gibi…
Oysa içlerinde arasalar hataları, eksikleri başlangıç yapmış olacaklar.
Yanlış bildiklerinin doğru…
Doğru bildiklerinin yanlış… olduğunu anlayamadıklarından hiçbir yerimiz, hiçbir işimiz doğru olmuyor işte. Hep bir eğiklik, hep bir yamukluk göze çarpıyor.
Dünyanın her tarafı kaynıyor. Yıllardır liderler bilerek ya da bilmeyerek, dünyanın sonunu getirecekmiş gibi bir çaba içindeler.
Silahlara sarılma…
Yardım alabilmek için şantaj yapma…
İş bu kadarla da bitmiyor.
Birbirinden örnek alan liderler, dengesiz ve bilinçsiz biçimde yeni yeni fırtınalar yaratmakla meşguller.
Hatta eskiden kalma düşmanlıkları körükleyerek ve tazeleyerek birbirlerini yok etmenin planlarını yapıyorlar.
Yüz yüze ikenki hararetli el sıkışmaları, kucaklaşmalar, sahte gülümsemeler, arkalarını dönünce düşmanlığa dönüşüyor.
Siyasette halka sürekli “demokrasi dersi” verenler, kendileri o dersi alamamışlar.
Ya kopya çektiler…
Ya da o derse hiç girmediler…
Böyle olunca da meydanı boş bulan uluslararası örgütler ortalarda cirit atıp geziyor. Dehşet saçıp, süper devletlere bile meydan okuyup geziyorlar. Devletleri yıkma taşeronluğu yapanlar sazı ellerine almışlar hiç bırakmıyorlar. Ama çaldıkları türkü hep aynı;
“Tanrım bana üç tane,
üç de yetmez on tane,
o da yetmez hepsini,
VER… VER… VER…”
Bütün dünyanın hakimi olmak isteyen Amerika bu işin liderliğini yapıyor.
Çağdaş dünyada, “tek efendi” fikri mümkün mü?
Mümkün olmadığı gibi kabul edilemez de.
Ne zaman düzelecek diye beklerken biz, haber kanalları daha “geyik muhabbetine” devam etsinler bakalım…
Deve bile her yanının eğriliğini öğrenmişken, bizde düzelen hiçbir şey yok.
Her Gününüz Güzel Olsun
|