|
Ben, rahatsız olmama rağmen, Çorum’un Hitit Üniversitesi’nin hazırlamış olduğu Uluslararası Hititoloji Kongresi’nin açılışını gördüm. Önce, şu inancımın doğruluğunu bir daha gördüm ki, yokluk içinde varlık göstermek mümkün değildir. Çorum’da, beş yıldızlı bir otelin olabileceğini daha önce düşünmek mümkün değildi. Bu gün, Kongre, Çorumlu bir iş adamının büyük cesaretle başlayıp bitirdiği ve hizmete açmış olduğu bu otelde, Anitta Otelinde açılmıştır. Bu iş adamımız büyük teşekkürleri haketmemiştir denebilir mi?
Kongreyi bir kadın hanımefendi, sayın Prof. Dr. Aygül Süel, kongre başkanı olarak açmıştır. Rahmetli büyük Atatürk şu görüntüyü görmüş olsa idi, hiç şüphem yok ki, sayın ilim insanı hanımefendinin, millet ve Türk kadını hakkında düşüncelerine kendisinin yanılmamış olduğunu gurur içinde söylerdi ve de çok mutlu olurdu.
İkinci konuşmayı yapan sayın Üniversite Rektörümüzden, Hitit Üniversitesi bünyesinde Arkeoloji bölümünün resmen açılmış olduğunu öğrendik. Çok doğru bir iş yapılmıştır. Üniversite, binaların şehirde oturanlara yakınlığı ile halka yakın olmaz, üniversite, halkın ve bölgenin ihtiyaçlarını doğru tespit edip, halkla iş birliği yaparak halka yakınlığını gösterir.
Protokol konuşmalarının sonuncusunu, sayın Belediye Başkanımızdan sonra, sayın Valimiz yapmış ve kazı yerlerinde vilayetçe gerçekleştirilmiş kolaylıkların müjdesini vermiştir.
Protokol konuşmalarından sonra da, Hititoloji Kongresi ilim çalışmalarına başlamış bulunmaktadır. İlk kürsüye gelen ilim adamı Londra asıllı imiş. İngilizce tebliğini yaptı. Tercüme eden olmadığı için, ilim adamı konuşurken söylediklerini takip eden olmadı. Bu durum bir eksiklik ise, bu eksikliğin tamamlanmasından çok büyük faydalar beklediğimizi de bildirmek istiyorum.
Ben, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, merhametsizce yıkılmış memleketler gördüm. İnsanların açlığına şahit oldum. Tanışmak için çiçek götüreceğim yerde, dört adet yumurta götürmemin daha makbule geçeceğini yabancı ülkelerin adamlarından işittim. Ancak, bu perişan ülkelerin topu, bu gün Dünyanın zengin ülkelerindendir. Biz savaşta yıkılmadık. Bu yıla gelmiş olduğumuz halde, gelişmişliklerimizden söz eden yok. Hep gelişmekte olanlar arasında mı olacağız? Bu düşünce tahammül edilir bir şey değildir ve olmamalıdır da.
Bir ülkenin yetişmiş adamları yeterince bulunmuyorsa, paranız da olsa, kalkınmanız mümkün olmuyor. Lisede hocamın söyledikleri de yine aklıma geliyor. İşte, üniversiteler bu aranan yetişmiş adamların yetiştiği yerdir. İşte bu adam yetiştiren, ilim yapan ve yaptığı ilmi insanlarla paylaşan bu üniversiteler, önce kendileri kendilerini yönetme kapasitesinde olduklarını göstermek zorundadırlar. Kendisini yönetemeyen üniversitelerden ilim yapmaları beklenemez. Üniversiteler dışardan yönetme, yönlendirme ve yönetilme yerleri değildirler. Üniversitelerin işlerine Hitler bile karışmamıştır. Yahudiler için alınan kararlar üniversiteler için özel kararlar değildirler.
Hititoloji Kongresinin açılışında cidden heyecanlandım. Ümitsizliklerim de artmadı. Hatta, ümitlerim kuvvetlendi. Bizim genç ve orta yaşlı üniversite mensuplarımızın durumunu yabancı ilim adamları ile birlikte izleyince, yaşımın olmasa bile düşüncelerimin gençleşmiş olduğunu hissettim. İnsan, hangi yaşta olursa olsun, doğduğu memleketin daha yukarılara tırmanış halini görmek ve onu seyretmek istiyor. Ölürsem, ben öleceğim; fakat ülkem ve benim bıraktıklarım bu bizim memleketin elemanları olarak kalacak değiller mi?
Kongre görüntüleri filme alınmış olacaktır. Bu görüntüler hem sık sık halka gösterilmeli ve hem de filmler çoğaltılarak halka ucuz olarak satılmalıdır.
Kongrede emeği geçenlerin hepsini kutluyorum. Yolunuz açık olsun, düşünceleriniz de çağdaş kalsın istiyorum.
|