|
Din, bizim ülkemizde bazı amaçlar için araç olarak kullanılmıştır her zaman. Ağızlarından düşürmedikleri “Demukraasi” kelimesini söylemesini de beceremezler ama onu araç olarak kullanmaya gelince maşallah pek beceriklidirler.
Müslümanlık konusunda öyle ahkam keserler ki, sanırsınız İlahiyat profesörü hepsi. Dini kullanmakta hiçbir sakınca görmezler.
Seçim zamanlarında, “Bizim partiye oy verirseniz cennete, diğer partilere oy verirseniz cehenneme gidersiniz ha….” Diyecek kadar da ileriye götürürler işi.
Neyse…
Ramazan kapıya dayandı.
Fırsatçılar da EŞİĞE DAYANDI.
Yani, FIRSATÇILARIN AYI GELİYOORRR…
Aslında yapılması gerekenler başlamış bile.
Vatandaşın bu mübarek ayda neyi, nasıl, kaça yiyeceği belirlenmiş.
Haberleri dinliyorum,
Kırmızı et %30 zamlanmış. Ramazanın içinde aynı ürüne %30 daha zam gelecekmiş.
Yoksul insanların sofralarına zar- zor koyabildiği ve en çok tükettikleri, en lüks yiyecek olan pideye de %20 zam…bu da belli…
Bazı fırsatçıların, bazı konularda ne zaman ne yapacağını biliyoruz artık.
Bu yıllardan beri süregelen bizim memleketimizin gerçeğidir.
Sanki gelenek olmuştur adeta.
Şimdi bir düşünelim bakalım.
Yapılanlar Müslümanlığın neresine sığar?
Dinimiz böylesine bir durumu kabul eder mi?
Böylesine ustaca düşünülmüş “Zaman ayarlı” ticaretin doğruluğundan kim bahsedebilir ki…
Yalnızca bu mu?
Değil elbette.
Bir de belli amaçlar için kullanılan “iftar yemekleri” var.
Reklam için de iftar yemekleri art arda gelmeye başlar.
İnsan yaptığı yardımların, insanların karınlarını doyurmanın reklamını yapar mı?
Yapılıyor işte.
Hem de gözümüze sokulurcasına.
Kimi kurumların başına seçilmiş insanlar o hayır yemeklerini kurumların kesesinden veriyor.
Halkın parasıyla prim yapmaya kalkmak.
Önümüzdeki Ramazan ayında yine aynı manzaraları göreceğiz.
Benim yurdum insanını, önce zamları peş peşe gösterip alamayacak konuma getir, sonra da yardım dağıtıp, iftar yemeklerinde de ağırla….
FIRSATÇILARA ne demeli?
Hele ki,
Seçimler de iyice yaklaşmışken, ne tatlı olur ama…
Ballı kaymak gibi.
Daha lokmalar boğazındayken insanların,
“Hani Ramazan da beraber iftar yapmıştık ya…
Hani evine erzak getirmiştim ya…”
Konuşmaları ile gelsin demli çaylarrrr…. Pardon pardon, gelsin demli oylarrrrr….
Müjde…
FIRSATÇILARIN AYI GELİYOORRR…
Her Gününüz Güzel Olsun.
|