Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MEHMET ÖZATA arrow ŞÜPHELERİ ÖNLEMEK MÜMKÜN OLMADI
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
ŞÜPHELERİ ÖNLEMEK MÜMKÜN OLMADI Yazdır E-posta
26 08 2008

Bir şüphe insanın içine yerleşince, ondan insanın kendisini kurtarması öyle kolay olmuyor.

İkinci Dünya Savaşı başlayınca, Hitler’in Stalin’le yaptığı anlaşma, iki kesim arasındaki şüphenin esasını teşkil eder. Bu teklifin kimden geldiğini iyi biliyor değilim ama, bu anlaşmanın devamlı olmayacağını ben de biliyordum, hemen herkes te bu bilince sahipti. Kimin daha akıllı hareket ettiği söz konusu idi. Yine herkes, bu beklenmedik anlaşmayı ilk bozacak insanın Hitler olacağı fikrini taşıyordu. İnsanlar yanılmadı ve Hitler, Balkan savaşını kısa zamanda bitirdikten sonra, belki de batılılara güven vermek ve onları barışa yaklaştırmak için, Rusya’ya taarruz etmeyi akıllıca buldu.

Rusya ile Almanya savaşa başlayınca, sabaha karşı İsmet Paşa uykudan uyandırılıp bu haber kendisine verilmiş. Damadından edinilen bilgilere göre, İsmet Paşa, neşeler içinde, kahkahalarla uzunca gülmüş. Belki de ismet Paşa, belanın bizden uzaklaştığını anlatmak istemiş olacaktır. Hiç şüphe etmiyoruz ki, bu tarihlerde, daha savaş hazırlığını tamamlamamış olan İngiliz Başbakanı da gülmüş olacaktır. O da, belanın şimdilik İngiltere’den uzaklaştığını ve zafer işaretlerinin de birazcık göründüğünü düşünerek gülmüş olacaktır. Daha Amerika, savaşa girmiş değildir. Amerika savaşa girince, artık müttefikler, kayıtsız şartsız teslim olma akılsızlığını işlemeye başlamış olacaklardır. Düşünceleri de böylece geliştirme yoluna gitmişlerdir.

Yalta’da yapılan son temaslarda, İngilizlerle Stalin’in arasının açıklığı iyice ortaya çıkmıştır. Bu konferansta, Stalin istediklerinin hepsini elde etmiştir. Yalnız, Boğazlar sorunu, Churchill’in sert müdahalesi yüzünden bir karara bağlanamayıp savaş sonuna bırakılmıştır. Savaş sonu da, düşünülenlerin hiç biri olmamış ve Boğazlar Konferansı toplanmıştır.

İşte, müttefikler arasındaki soğukluğun derinleşmesi böyle başlamış ve Varşova ile Nato anlaşmaları bu şartlar altında teşekkül etmiştir. Artık iş, dayanma sorununa çevrilmiştir. Ekonomik zayıflık yüzünden, beş milyonluk ordusunu bile terhis edemiyen Rusya, dayanma inadını bir noktadan sonra bırakmak zorunda kalmıştır. Varşova Paktının lağvedilmesine ve Doğu Avrupa’dan çekinilmesine rağmen, Nato anlaşması yerinde kalmıştır. Dünya da böylece, tek kutuplu veya tek efendili bir dünya şekline dönüşmüştür.

Biz, yazının bu noktasından sonra, kendi düşüncemizi okuyuculara aktarmak istiyoruz. Dünyanın birleştirilmesi, başka bir tabirle, Dünyanın tek hakimiyet altına sokulması fikrine Amerikalılar sarılmışlardır. Bizim düşüncelerimize göre, Amerika, bu fikirden vazgeçecek değildir. Iraki çin her şeyin açık seçik ortada oluşu, Amerika’yı fikrinden vazgeçirememiştir. Düşünce, Amerikan devleti tarafından benimsenmiş olarak devam ediyor.

Fransa’nın başını çektiği ve Amerika’ya dikkat sözcüğü ile ifade edilebilecek olan Amerikan tehlikesini, bizzat Avrupa önleme imkanına sahip değildir. Japonya ve Almanya nasıl ses çıkaramaz durumda iseler, bütün Avrupa da aynı durumu koruyacaktır.

Rusya, ayakta olduğunu gösteriyor. Ancak, Rusya’nın imkanlarıyla, Amerika’nın imkanları karşılaştırılamaz. Şimdilik, Çin de ses çıkaracak değildir. Rusya’nın tek başına nasıl bir başarı bekliyebileceği, cidden merak konusudur.

Rusya dayanacaktır da, bunun bir noktası da olacaktır. Rusya, tek başına bir üçüncü Cihan savaşını göze alabilir mi? Bu Üçüncü Dünya Savaşı göze alınırsa, neticesi düşünülecek midir? Rusya özür diler ve susarsa, kendiini bekliyen akibetten kurtulabilecek midir? Yugoslavya örneğini göz önüne almak şartıyla, belki de bir savaş önlenebilecektir.

İşte o zaman, belki de Üçüncü Dünya Savaşı önlenerek, tek bir Dünya keyfiyeti ortaya çıkacaktır. Bu durumda dahi, insanlığın mutluluğu, para babalarının elinde kalmaya devam edecektir. Dünyada her şey önlenebilecektir de, daha çok zengin olma hırsı önlenemeyecektir. Ölen Sabancı, bu hırs için, başarı isteğini öne çıkarmıştı. Ben buna inanıyor değilim. Dünya serveti, pek mahdut insanın veya ailenin elindedir. Bunların ortalıkta dolaşan aile adları bile yok. Demek ki, çok kazanma hırsı bir hırstır ve insanların başarı arzularıyla aynı anlamı taşımamaktadır.

 

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 6 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55