|
Şöyle on yıl geriye gidip partilerin hepsine bir bakalım.
Hangi parti ve lideri olursa olsun öncelikle şunu söyleyebiliriz ki, liderler koltuklarını koruyabilmek için ne dolap çevrilmesi gerekiyorsa çevirip, seçim sistemlerini kendi düzenlerine göre uydurdular.
Ve bu durum en tepeden, en aşağılara doğru kayıp gidiyor…
Hal böyle olunca da parti içi demokrasiye, “Hak ve Hakkaniyet” bitip, “Despot” bir yaklaşım geliyor.
Liderler yerlerini sağlama almak için parti teşkilatlarından sağlam delegeler ister hale geldiler.
Sonra ne oldu?
Teşkilat başkanları da aynı şeyi ister oldu.
Onlar da il ve ilçe delegelerini, kendilerine biat edecek olanlardan ya da akrabalardan seçer oldular.
Bu yüzden bir çok partide, partililer uzaklaştırıldı ve küstürüldü.
Veya küsmemesi için başka vaatler verilmeye başlandı.
“ Seni İl Genel’e alacağız,
Seni İlçe başkanı yapacağız, vb. gibi”
Partilerde bir şey daha değişti;
Seçmenin önüne ADAY olarak getirilen politikacıyı, ÇOĞUNLUK yerine liderler belirlemeye başladı.
TEK SES…
TEK SÖZ…
VE TEK İŞARETLE…
Artık adaylar, tepeden inme yöntemle, liderin iradesine bağlı halde belirleniyor.
Düşünebiliyor musunuz?
Ne kadar sağlıksız bir seçim.
Adaylar seçmene dayatılıyor artık.
Bugün hangi partiye bakarsanız bakın, bunu açıkça görebilirsiniz.
Liderin değil, tabanın istediği siyasetçinin seçilmesine imkan veren çarşaf liste sistemi tarihe karıştı.
Dolayısı ile seçmen kendi istediğini değil, dayatmalı sistemle liderlerin istediğini seçmek zorunda bırakılıyor.
Sonra da bu dayatmalı vekillerden hizmet bekliyor vatandaş.
Bu bir bakıma da şu demek ki,
Seçmen vekil seçme konusunda liderine güvendi, riske girdi.
Bugün ise seçilenlerden beklenilen hizmeti alamamaktan şikayet ediyor.
Oysa kimsenin şikayet etme hakkı yok artık.
Önümüzde yine seçim var.
Ancak yapı yine değişmedi.
Anlaşılan bu seçimlerde de “Risk” ve “Dayatma” var.
Peki çözüm var mı?
Çözüm,
Kesinlikle en küçük beldeden başlayarak tepeye kadar ön seçimli aday tespitidir.
Olabilir mi?
Çok zor.
TEK SES…TEK SÖZ… sahibi olmak varken, hangi babayiğit göze alacak ki bunu?
Her Gününüz Güzel Olsun.
|