|
"EMEKÇİ DİLENEREK DEĞİL DİRENEREK KAZANACAK" |
|
|
|
20 08 2008 |
|
KESK Dönem Sözcüsü Halil Özbent, emekçilerin dilenerek değil direnerek kazanacaklarını,
toplu görüşmelerde emekçinin iradesinin yok sayılmasını kabul etmediklerini söyledi. Özbent dün yaptığı yazılı açıklamada “Hükümet geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yılda 15 Ağustos’ta başlayan toplu görüşme sürecinde kamu emekçilerini iradesini yok sayan tutumunu sürdürmüştür. Konfederasyonumuzun toplu sözleşme yapma çağrısından kaçan, AKP hükümeti ve Başbakan, kendi partilerinin kapatma davasında temel aldığı Anayasa’nın 90. maddesinde yer alan uluslar arası yasaların tanıdığı toplu sözleşme hakkını sıra kamu emekçisine geldiğinde yok sayarak; toplu sözleşme masasını dağıtan bir tutum takınmıştır” dedi. Özbent, Başbakan’ın konfederasyonu hedef alan açıklamalarının arkasında ise KESK’in 14-15 Ağustos’ta eylemleriyle toplu görüşme oyununu bozmasının neden olduğunu savundu. Özbent açıklamasında şunları söyledi: “Başbakan dün olduğu gibi bir kez daha kendisini sadece işveren temsilcisi olarak görmeyi tercih etmiş ve çalışanların insanca yaşam taleplerini ve iradelerini yok sayan açıklamalar yapmıştır. Başbakan’ın ‘güzel haber’ olarak verdiği seyyanen zam ise bizim talep ettiğimiz 350 YTL’nin 3/1’i olup geçmiş kayıpları bile karşılamaktan uzaktır. Talepleri karşılamaktan uzak tek taraflı “ben yaptım oldu” anlayışıdır. Başbakan 1 Mayıs’ta “ayakların baş olduğu nerede görülmüştür” derken bugün bizlerin aylıkların 1250 YTL’ye yükseltilme talebini, “uçuk kaçık bir talep” olarak değerlendirme yoluna giderek demokratik eylemlerimizi yok sayarken; geçmişte Demirel’in söylemleri gibi “yollarda yürümekle olmaz” “malum sendika” ifadeleriyle aslında kamu emekçileriyle dalga geçmiştir. Başbakan “her ne kadar sokaklarda yürüyerek bir şey elde edemezsiniz” dese de bizler hak verilmez alınır şiarıyla hükümetin toplu görüşme oyununu boşa çıkartmaya devam edeceğiz. AHİM kararlarını uymayan hükümeti hem halka hem de Türkiye’nin üyesi olduğu Avrupa Konseyine şikâyet edeceğiz. Ortalama ev kiralarının en az 500 YTL’ ye ulaştığı ülkemizde, memurların neredeyse tamamı bankalara kredi borcuyla zor koşullarda yaşamaktadır. Elektrik, doğalgaz, benzine, ekmeğe her gün yapılan aşırı zamlar nedeniyle,bıçak kemiğe dayanırken; hükümete yakın çevreler iktidar sarhoşluğuyla Lale devrini yaşamakta ve kendi cüzdanlarını şişirmeyi sürdürmektedir. AKP Genel Başkan Yardımcısı Davut Dişli için 1 milyon dolar dişinin kavuğuna yetmemektedir. 14- 15 Ağustos’ta KESK’in 2 günlük eylemi de göstermiştir ki haklar hükümetten dilenerek değil direnerek kazanılır. Bu eylemimiz, hükümet ve diğer konfederasyonların toplu sözleşme yapmaktan nasıl kaçtıklarını ve ortaoyunun parçası olduklarını göstermiştir. Kameralara toplu sözleşme istiyoruz diyen diğer konfederasyonların hükümet karşısında sesleri çıkmaması ve bu oyunu sürdürmeleri hükümetin ekmeğine yağ sürmekten başka bir şey değildir. KESK bugüne kadar hiçbir dönemde siyasal iktidardan icazet alarak sendikacılık yapmamış, masanın uslu çocuğu olmamıştır. Bundan sonrada olmayacaktır. Bizler bundan sonra da fiili- meşru mücadelemizi makam odalarında değil, işyerlerinde, sokaklarda, meydanlarda sürdüreceğiz. Toplu görüşmelerin 2. oturumunun yapılacağı 21 Ağustos tarihinde AKP Çorum İl örgütünün önünde olacağız. Saat 17.30’da yapacağımız basın açıklamasına emeğinin hakkını savunan herkesi katılmaya çağırıyoruz.”

|