|
Bir gülüş kadar içten
Bir gülüş kadar gerçeğiz.
Kim olduğumuz, ne olduğumuz önemli değil,
Kendimizi ifade edebildiğimiz yerdeyiz.
Hayatın serüveni içinde,
Kimseden fazla bir şey bekleyemeyiz.
Sevildiğimiz kadar değil,
Sevebildiğimiz kadar değerliyiz…( Anonim)
BEDDUÂ
Ağaç, çiçek, ceylan, kuş, hepsi birer can’dılar
Ve onları yaratan kudret’e hayrandılar.
O’nu söylüyorlardı her nefeste, şâhidim…
Sanki sevdâlarından tutuştular, yandılar! (Hasan Ali Göksoy)
İlahimle Mevlana'yı döndürdüm,
Yunusumla öfkeleri dindirdim,
Günahımla çok ocaklar söndürdüm,
Mevla’danım; hayır benim, şer benim. (Cemal Safi)
Senin için yazdığım mısraların ucuna,
Yüreğimi bağlayıp aşk ateşinde yaktım.
Ne varsa aşka dair, ne varsa senden yana,
Titrek bir itinayla o ateşe bıraktım… (Anonim)
Ben Ademden evvel çok geldim gittim,
Yağmur olup yağ’dım ot olup bittim.
Bülbül olup firdevs bağında öttüm,
Bir zaman gül için har’a düş oldum…(Esrar Dede)
Kalbler katı, gözyaşlarının te’siri yok.
His, sevgi ve şefkat.. ne gezer, hiçbiri yok!
Hayvan mı desem, taş mı desem? Bilmiyorum!
Ölmüş bu asır insanı ma’nen; diri yok... (Ekrem Kılıç)
Bir hüzün bağdaş kurar yüreğime,
Gözlerin ne zaman derinden baksa gözlerime.
Anlamadığım dilden bir şarkı söyler,
Kirpiklerinin ardına gizlenip,
Bir, git der,/ Bir, kal der…
Oysa bilmez ki, insan her yaşta sever.. (Anonim)
Yoktur gözün kuyusu, bakar gideriz,
Geçmeyiz gülden güzelden yakar gideriz,
Hayat bir bestedir Muhayyer makamında,
Aşk ile, meşk ile bezm-i meyde yaşar gideriz… (Mehmet Özata)
|