|
Eskiler böyle derler. Derler de, hangi “TAÇ GİYEN BAŞ AKILLANIYOR Kİ….”
Bu olgunluğu gösteren hani…
Bir öcü gibi, “Kriz çıkar haaa….” sözleri ile korkutulmaya alışmışız da haberimiz yok.
Sadece kriz çıkmasın, kriz çıkarmayalım diyerek meselelerin üzerini örtmek ne kadar doğru?
Doğru adrese,
Doğru hakeme,
Yani millete gittiğiniz zaman tüm krizlerin çözüleceği aşikar.
Önemli olan bütün sonuçlara razı göstermek, iktidarı ile muhalefeti ile doğru ve objektif anlayabilmektir.
İktidar olan “Taç giyen baş akıllanır” olgunluğunu, muhalefet ise milletin kendine verdiği görevi en iyi biçimde yapmanın gayretinde ama asla hırçınlık yapmadan, yakmadan, yıkmadan yerine getirmenin azmi içinde olmalıdır.
Tüm farklı düşünceler, demokrasinin sınırlarını zorlamadan, yüce milletin sinesi olan TBMM çatısı altında yapılmalı.
Demokratik zemin dışında çözüm yerleri ve alanları oluşturmadan.
İktidar olsun, muhalefet olsun bir “A” harfinden kriz üretme, oluşturma, duruş belirleme, sonuç alma ucuzluğuna ve hatta bayağılına tevessül etmemeli.
Zorla güzellik olur mu?
Hayır!
Zorla güzellik olmuyor.
Bazen kahırdan lütuf doğuyor.
DOĞUYOR AMA,
Bir karmaşadır da gidiyor.
Karmaşanın özü belirsizliktir.
Akşamdan sabaha bir şeyin nereye yuvarlandığı , nerede duracağı belirsiz savrulup duruyor
Bütün değerlerimizde “Kriz çıkacak…kriz çıkacak” söylentileri ile deforme oldu.
Ya dar geliyor…Ya bol…
İşte bu yüzden seçtiğimiz ve seçeceğimiz siyasetçi, lider olmalı.
Türk milleti artık 1950’lerin, 60’ların, 70’lerin 80’lerin insanı değil.
Türk insanı artık hem tarihi maziyi, hem de kendi siyasi mazisini unutmuyor.
Şöyle çevremize bir bakalım lider görebilecek miyiz?
Ben göremediğimi fark ettim.
Liderin olması gereken hoşgörüsünden eser yok en başta.
Çevresine sevgiyle yaklaşan, çevresini sevgiyle kucaklayan, açık sözlü, şefkatli siyasi lider hani?
Ekranlarda konuşurken gözlerini kırpmadan konuşmaları bende onların bir şeyler sakladığı veya yalan söyledikleri hissini uyandırıyor.
Bu tıpkı, temizliğine güvendiğim lokantadan yemek yemeği tercih ederken, daha ciddi devlet yönetimi konusunu teslim ettiğim “aşçıbaşının” midemi bulandırmasına benziyor.
Hoşgörü olmadan, sevecen olmadan, altındaki her fikri kucaklaman nasıl lider olunabilinir ki…
Liderlik özelliklerinin hepsini birden taşıyan Atatürk’e hayran olmamak imkansız.
Türkiye’yi siyaset, siyaseti de karmaşa yönettiği sürede Atatürk gibi bir liderin çıkması imkansız.
Günümüz siyasetçilerini üstüne gelin biz bir bardak buz gibi su içelim.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|