Anasayfa arrow YAZARLAR arrow ALİ EMİROĞLU arrow BİRİLERİ KÜÇÜLÜRKEN, BİRİLERİ DE BÜYÜYOR
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
BİRİLERİ KÜÇÜLÜRKEN, BİRİLERİ DE BÜYÜYOR Yazdır E-posta
09 08 2008

Geçen bir yazımızda, sabah kalktığımızda, daha yüzümüzü yıkamadan, televizyonlarda bir kötü haberle karşılaştığımızı yazmıştık. Bu kötü haberin hepsi bizim ülkemizde olacaktır değil ya; bu gün sabah kalktığımızda, televizyon bizi yanıltmadığını gösterdi. Gürcistan’da bir şehir devlet ayrılmak isteyince, Gürcistan ona savaş açmış, bunu duyan Rusya da Gürcistan semalarına jet filoları göndermiş. İnsanlar da hemen ölmeye başlamışlar. Bir de deniyor ki, bu gün Dünya eskisine göre daha medenidir. Bunun medeniyet neresindedir? Eskiden devletler savaş ilanını yaparlar ve verilen mühletin sonunda ordularına yürüyüş emri verirlerdi.

Gürcistan, zaten küçük bir ülke. Bu küçük ülkede, bir anlamda kendisini serbest sayan iki tane şehir devletimsi bir şeyler var. Bunlardan birisinin nüfusu yetmiş bin imiş. Herhalde,, öteki şehir devletin nüfusu da o kadar olacaktır. Bunlar devlet olursa, nasıl yaşıyacaklardır? Türkiye, emekli olan Genel Kurmay Başkanına bir zırhlı araba hediye etmek istemiş ve bunun için bir milyon YTL ödemiş. Bu parayı bu küçük devletler nasıl ödeyeceklerdir? Devlet olduklarına göre, bunların orduları ve ordularının genel kurmay başkanları olacaktır. Bir devletin, kendisine hizmet etmiş olan genel kurmay başkanına bir zırhlı araba hediye etme hakkı olmaz mı? Olur olmasına da, bunun parasını bu küçük devletler nasıl bulup ta ödeyeceklerdir? Bir araba parası bulmak sorun olunca da, böyle bir devleti kurmaktan maksadınız ne olabilir?

Görülüyor ki, insanlar bocalayıp duruyor. Bizim insanlar bocalayıp dururken, büyük devletler de, programlarını, yarı açık ve yarı gizli olarak yürütmeye devam ediyorlar. Rusya yanıbaşta olmasa, bu küçük şehir devletleri ses çıkarabilir mi idiler? Ayrıca, koca Rusya’ya komşu bulunan Gürcistan, Avrupa Birliği’nin yellemesine gelmemiş olsa, AB ile birleşmek isteyip te, AB’ni Rusya’nın sınırına getirmeye teşebbüs eder mi idi? Bunlar Dünyada oluyor, biz bunlar hakkında yazılar yazıp sanki kafa yorduğumuzu göstermek istiyoruz; öbür devletler de, karşıt tedbirler teşkil edecek politikalarını almaya devam ediyorlar. Bu devam sırasında, büyükçe bir yanlış adım atılmış olursa, işte size üçüncü dünya savaşı.

Biliyorsunuz, eski Osmanlı milli eğitim bakanlarından birisi (Eski Osmanlı denince, isim olarak Hasan Ali Yücel akla gelmez. Hasan Ali Yücel Cumhuriyetin Milli Eğitim Bakanı’dır.) şu okullar olmasa, bakanlığı nasıl güzel idare ederim, demiştir. Biz de diyoruz ki, şu büyük devletler olmasa, Dünya kendi kendisini nasıl güzel idare eder! Dünyanın düzenini bozan bu büyük devletlerdir. Eskiden, şu Amerika, Avrupa’nın yardımına gelir, savaş bittikten sonra da çekilip memleketine giderdi. Şimdi onların da gözü açıldı. Savaşı kazanınca memleketine dönme yerine, geldiği yerlerde kalıp, ekonomisini buralarda takviye etmek istiyor. Buraların siyasi düzenini de kendisine göre tanzim etmek istiyor. Ötekiler de gelecek için bir tehlike sezinleyerek, Amerika’nın ve de yeni Avrupa’nın, kendilerine pek yakın gelmiş olmalarını istemiyorlar. Görülüyor ki, işin başı korkudur. İnsanlar ve de küçük devletler, rahat etmek için, hep etraftan destek aramaktan geri kalmıyorlar. Bu durumda devletlerin huzur içinde olmaları beklenir mi?

Etliye ve de sütlüye karışmamış olan bizim devletin şu günkü duruma gelmesine, bu büyük devletlerin dahli yok mudur? Onlar da, ne istiyorlar. Yolumuza devam ederken, yol üstünde, gidişlerine engel olabilecek bir kuvvet bulunmasın. Herkesi susturmak için kuvvet sarfedilmez ya, bazan da, yol üstünde olan devletlerin kendi güçlerinden istifade edilerek bunların küçülmeleri temin edilmelidir. İşte, bizim için de durum budur. PKK’nın beslenişi kafi gelmemiştir. Türkiye’nin yumuşak islam devleti durumuna getirilmesi ve Avrupa biçiminde gelişen ülkenin, Türkiye’nin yeniden Araplaşarak eski durumuna dönmesi gerekir. Gayret bu ve de bu politika tutmuştur da. En büyük makamlara tırmanmış insanlar, “Laiklik Türkiye’den gidecektir” demişlerse, elbette ki bir bildikleri olacaktır.

Yine İsmet Paşa aklımıza geliverdi. Hep İsmet Paşayı mı hatırlamamız gerekecektir? Evet! Bizler ve sizler, soğan kafalı olmaya devam ettiğimiz müddetçe, yerimizde sayacağızdır. Bundan dolayı da, bizden büyük yetişmiş olmayacağına göre, örnek göstermek gerekince, hep İsmet Paşa aklımıza gelecektir. İsmet Paşa demişti ki: Büyük devletle bir arada yaşamak, ayı ile bir yatağa girmekten zordur.

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)
BAY-BAYAN ELEMANLAR
İş Verenler (17.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 31 misafir ve 1 üye bağlı
  • idiaminsamuel

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55