|
Söz konusu ziyaret, Hollanda’nın sayın kraliçesiyle birlikte oğlu Prens ve gelini Prenses’in birlikte yaptıkları ziyarettir. Memleketimiz bu ziyaretten çok mutlu olmuştur.
Hollanda ile aramız pek iyidir denemez. Hollanda, zaman zaman iç işlerimizde bize akıl vermeye kalkmıştır. Baş belamız PKK’yı, uzaktan da olsa korur durumdadır. Avrupa Konseyinde ise, bizim için konuştuğu iyi bir şeye rastlanmamıştır. İki milletin arasında teşekkül eden bu soğukluğun izahı da, akıl içinde yapılacak gibi gözükmüyor.
İşte böyle bir anda, Hollanda Kraliyet ailesi ülkemize bu ziyareti gerçekleştiriyor. Ne de olsa, bu Avrupa ülkelerindeki hükümetlerin icraatından devlet başkanları sorumlu değildirler.
Bir de, AB ilişkilerimiz haksız istekler karşısında zarar görmüştür. Türkiye’nin alışılmış olmayan ciddi tavrı, onlarda da bir endişe yaratmıştır. Türkiye, öyle kolay kolay itelenecek bir ülke değildir. Yalnız, bu AB ülkeleri, bizim gibi büyük ve kalabalık bir ülkeyi, böylesi halimizle içlerine almak ta istemiyorlar. Tıpkı Amerikan politikası gibi, AB ülkeleri de, etnik kökenleri tahrik ederek, kendilerine göre makul bir seviyeye gelinceye kadar, eski milletleri parçalamakta fayda görmektedirler. İleri gitmiş olduklarını anlamış olacaklar ki, Hollanda Kral ailesinin seyahatından onlar da fayda düşünmüşlerdir. Ne olursa olsun, Kraliçe, oğlu ve gelininin yaptıkları ziyaret, havayı yumuşatmıştır.
Bu yüksek ziyaret, bize bazı sorunlarımızı da hatırlatmaktan geri kalmamıştır.
Cumhurbaşkanımız, sayın eşleri ile birlikte, hiç yadırganmıyacak bir şekilde, misafirlerini kabul etmişlerdi. Resmi merasim şahane idi. Hele askerlerimizin heybetli ve fakat emniyet ve itimat sergileyen duruşları, Kraliçe’nin zihninde büyük bir hayranlık yaratmış görünüyordu. Her yabancı devlet adamı, bizim askeri merasimlerimizi takdir etmiştir. Bilhassa general De Gaull, bu karşılamalar hakkında kıymetli cümleler kullanmıştır.
Akşam tertip edilen resmi yemek te şahane görünüyordu. Sayın misafirler ve Cumhurbaşkanımızla sayın eşleri, alışılmışlığın büyük kolaylığı görüntüsü içinde, misafirlerini ağırladılar. Şampanya kadehleri tokuşturulunca, çıkarılan tatlı sesleri, bizler dahi televizyon ekranlarından duyduk. Niçin şampanya diye sorgulamanın bir anlamı da yoktur. Dünya böyle yapıyor. Bu işe böyle alışılmış ve biz de bunu böyle yapıyor duruma gelmişiz. Yemekte giyilen kıyafetler çağdaştır. Bunun hiç birisi de bizim milli kıyafetimiz değildir. Bunlar, dini kıyafetimiz de değildir. Hiç olmazsa burada sorgulama veya tarif isteme hastalığından vazgeçmiş olacaksınız!
Sayın Başbakanımız ve protokol gereği davet edilen Devlet adamlarımız, yemeğe eşleriyle davet edilmemişlerdi. Hepsi de, Cumhurbaşkanının sofrasına, kendilerinin çağdaş kıyafetleriyle ve fakat eşleri olmadan oturmuşlardı. Bunları sayın Kraliçe ve yanındakiler görmemezlikten gelmiş olamazlar. Hepsi bekar olamıyacaklarına göre, bunun bir sebebi olmalı idi. Avrupalılar, İslamiyette kaç-göç olduğunu bilirler.
Hükümet adamlarımızın yine hiç birisi, şampanya içmediler. Yine bütün Avrupalıların bilgili insanları, Müslüman usullerine dikkat eden insanların da, alkollü içki içmediklerini bilirler. Bu satırları eleştiri yapmak için yazıyor değilim.
Bu görüntülerden, sayın misafirlerin bazı düşüncelere gelmiş olmaları da mümkün görünüyor:
Türkiye’de, kendi ülkelerinde olduğu gibi, iktidar sahiplerinin her istediklerini yapma kudretlerinin olmadığı.
Cumhurbaşkanı, Devletin kanunlarına itaat etmeyenleri, kanun dışı başörtüsü kullananları, resmi sofrasına davet etmiyebiliyor.
İktidarım diyenlerin de, bu hareket tarzı karşısında ellerinden bir şey gelmiyor.
Aslında, iktidar sözcüğünün kullanılış şekli yanlıştır. Türikye’de niçin adalet mekanizmasına iktidar denmiyor da, ondan hiç te ileri yanı bulunmayan meclis çoğunluğuna iktidar deniyor? Meclis çoğunluğuna iktidar değil, icra demek gerekir. İcra, iktidar demek değildir. Belki o zaman, üç erkin eşitliği prensibini insanlarımız ve de çoğunluk taraftarları daha iyi anlamış olurlar. Bu üç erkin; yasama, yürütme ve adalet erkinin yeniden anlamlaştırılmasında faydalar vardır sanıyorum.
Sayın misafirlerimize biz de hoşgeldiniz diyoruz.
|