|
Şehit cenazesi yine bağrımızı yaktı. Son cenazemizde olduğu gibi bu kez de milletvekillerimizin tümü katıldı. CHP Milletvekili Derviş Günday ile AKP Milletvekili Agah Kafkas’ın Şehitlik’e kolkola girmesi nedendir bilmiyorum ferahlatıcıydı.
* * *
Şehit astsubay Onur Bakbak’ın babası ve ağabeyi de cenazedeydi. Aydın Bakbak Şükrü Özyol’un ailesine giderek teselli etmeye çalışıyordu. Aydın Beyin “Ağlamayın, vatan için öldü oğullarımız. Kahraman oldular” demesi belki aileyi teselli etti ama duyanları da ağlattı.
Bir ara töreni izleyen arkadaşım Muttalip Yalçın elimdeki güneş gözlüğüne sarıldı ve “Abi biraz alabilir miyim” dedi. Ben şaşkın bakarken sesi çatallaştı ve “Hiç olmazsa rahat ağlarım” deyiverdi.
Gazeteci de olsa sonuçta insandı çünkü.
* * *
Bir grup tören sırasında “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” diye bağırdı. Yanımda giden birisi ise “Bağırmakla olmuyor, işte şehidimiz öldü gömüyoruz, işte vatanımız bölünmez diyoruz elimizden gidiyor” diye isyan ediyordu.
Acaba bunları söylediği için Ergenekon sanığı olur mu? Ya da beni sırf bunları yazdığım için, Ergenekoncu, darbeci derler mi siz ne dersiniz.
* * *
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım bugün Çorum’a geliyor. Hızlandırılmış bir Çorum programı ile karşı karşıyayız. Bakan bey sabah Ankara’dan çıkıp Sungurlu, Çorum, arada Samsun yolu çalışmaları ve Alaca’yı halledip Yozgat’a geçecek, bir o kadar da orada koşuşturduktan sonra Ankara’ya dönecek.
Hızlı okuma kursundan sonra kursiyerlere Tolstoy’un Savaş ve Barış adlı romanını okutmuşlar. Yarım saat sonra ne anladınız diye sormuşlar. Kursiyerlerden birisi “Sanırım kitabın konusu savaş ve barış” diyebilmiş.
Bakan Yıldırım da sanırım evine döndüğünde eşi sorarsa ne yaptın diye, “Çorgat diye bir yere götürdüler” der.
|