Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MEHMET ÖZATA arrow ANA PRENSİPTEN AYRILIRSANIZ
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
ANA PRENSİPTEN AYRILIRSANIZ Yazdır E-posta
02 08 2008

Demokrasi üzerinde mutabık kalınacaksa, buna da kati olarak inanılıyorsa, demokrasiye inanmış öteki ülkeler gibi, onlara benziyerek, dinin politikada kullanılmamasının temin edilmesi gerekir. Din konusu çok hassas bir konudur. Her din kutsal sayılmıştır. İnsanları inançlarıyla ve insanlar tamamen serbest bırakılırsa, sanıyorum ki, demokratik anlayışta mutabık kalınmış olunur. Herkes biliyor ki, laiklik olmadan, hürriyetinin tam olarak olması ve kullanılması mümkün değildir.

Ben bu satırları yazarken, televizyonda konuşan sayın Korkut Özal’ı da kulağımın izin verdiği kadar dinliyordum. Sayın Korkut Özal, inananlarla laiklerden bahsetti. Bu konyu başka bir yazıda ele alacağım ama, unutmamak için kayda geçirmiş olmasında da fayda gördüm. Sayın Korkut Özal, benim bildiğim kadar, dindar bir insandır. Benim bu tesbitimden de memnun olacağını sanırım. Ancak Korkut Özal, laikleri inanmayanlar arasında saymış olmadı mı? İnanmayanların adını gösteren başka bir kelimenin, Atheistliğin olduğunu Turgut Özal bilmez mi?

Prensiplerden ayrılırsanız, yol istikametiniz değişir. Laiklikte mutabık iseniz, dini, dince kutsal sayılanları, politikada kullanmaktan vazgeçeceksiniz. Bununla bazı kolaylıkları kaybetmiş olacaksınız ama, millete ve memlekete getireceğiniz bazı hizmetlerden dolayı mutluluk içinde olacaksınız.

Demokraside karar kılınmış olacaksa, ki Başbakanımız da buna ikinci defa söz vermiş durumda, o zaman, bu isteğin gereklerinin de yapılması gerekir. Bu gereklere dikkat edilmezse veya benimsenmezse, o zaman demokratik bir rejimde ilerleme olamaz. İnsanları bir noktaya kadar inandırabilirsiniz. Veya, insanları bir noktaya kadar kandırabilirsiniz. O noktadan sonra, sizden yüz çevrildiğini göreceksiniz. Bu bizim ülkede, insanların iki devre için inandırıldığı görülüyor. Ondan daha ileriye geçen görülmedi. Veya, neticeler acıklı olarak son buldu. Halbuki, demokratik şartlara uyum sağlayan milletlerde, bizim ülkede gördüklerimiz olmuyor. Onlarda da kısa zamanlarda iktidar değişikliği oluyorsa da, iktidardan düşen partinin toptan hafızalardan silinmiş olduğu görülmüyor.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara gelemeyişini insanlar önünde kullanmak mümkündür de, bu yolun size devamlı fayda getireceği düşünülemez. CHP gibi bir parti Dünyada yok. Sen gel, hem ihtilal yap, devri toptan değşitir, kültürün bir kısmını reddet, sonra da yine sen, demokrasiyi de Türkiye’ye getir. Bunlarla da yetinmeyip, oyla iktidara gelmen için insanların karşısına geç. Bunları insan aklı alır mı? Elbette ki almaz! İnsan aklı almaz da, bu millet, insan aklının almadığı bu partiyi, sizlerden olanlar ayaptığı gibi, tamamen hafızasından silmiyor. Bunda da bu milletin bir bildiğinin olduğunu niçin kabul etmiyorsunuz?

Demokrasi iyidir ve herkesin onda eşit hak sahibidir. Hizmet esası yarış vasıtası yapılırsa, hizmet yolu için de güzel bir istikamet bulunmuş olur. Bunlara itirazınız yoksa, o zaman, herkesin kutsal saydığı dini  ve o dinin kaygı yaratan kısımlarını politikada kullanmayacaksınız. Sizin çoklarınız bunların ne olduğnu çok iyi biliyorsunuz da, biz yine öğretmenlik yapmak için, bunları bir defa daha hatırlatmak istiyoruz.

Avrupa’nın her ülkesi ya laik veya sekuler anlayış içinde. Bunlar aarsındaki fark, biraz ilerde toplu olarak bildirilecektir. Her iki anlayıştan da Avrupa insanları mutludurlar. Ama, bu insanlar arasında, bu anlamların tarifi iddiası yoktur. Bunların yanında, Avrupa’nın her ülkesinde, dinin olmadığı da söylenemez. Avrupalılar, dinle insanların ve yönetimlerin münasebetleri ayarlanmıştır. İnsanlar da yaşamlarında mutlu gözüküyorlar. Bu Avrupa ülkelerinde, politikada din kullanılması kati olarak yapılmıyor. Size daha önce dedim ki, bir Papaz’ın ağır sayılacak beyanatı karşısında, bütün Fransız milleti ayağa kalkmış ve Papaz için, “Sakın dışarı çıkma, ben gerek grürsem Kiliseye gelirim” demiştir. Din sokağa çıkınca, din vicdanlardan uzaklaşınca, artık din politize oluyor. Avrupalı, artık, sokağa çıkanı din kabul etmiyor. Avrupalı, laiklikten önce çektiklerini hatırlıyor. Avrupalının çektikleri, unutulacak cinsten de değildir.

Tekrar edersek, yalnız dine saygılı kalınması ve dinin politikada kullanılmaması demokrasi için bir ilk şarttır. Buna razı olmaanlar, demokrasi gevezeliği yapmamalıdırlar. Ülkenin de, bizim de, bu hususta oldukça deneyimimiz vardır.

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 19 misafir ve 1 üye bağlı
  • aakrep_

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55