Anasayfa arrow YAZARLAR arrow ALİ EMİROĞLU arrow TEK KAİDE TANIYORUZ
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
TEK KAİDE TANIYORUZ Yazdır E-posta
29 07 2008

Evet, bir devletin düzgün ve adil bir yönetime sahip olması için, geçerli olması gereken tek kaide, insanların devletin kanunlarına saygılı olmasıdır. Kanunlara, mevcut kanunlara itaat edeceksiniz. Bu kanunların doğrultusunda karar verilecektir. Kanunların yetersizliği hakkında yazı yazmanız ve konuşmanız hakkınızdır da, kanunların eksikliklerini kendinize göre tamamlama hakkınız yoktur. O zaman, böyle bir tamamlama yaptığınız takdirde, derin devlet denilen olayı yapmış olursunuz. Derin devlet diye acubeler yaratmaya ne gerek var; siz, aklınıza göre tamamlama ve dolayısiyle icraat yapıyorasnız, işte derin devlet o olması gerekir.

Böyle bir durum ortaya getirilmiş ise, bu durumu düzeltmeye yeltenen herkes ortada olması gereken vesikaların hepsini yok etmeye kendisinde hak bulacaktır. Çünkü, bunu yapan insan ve iştirakçileri, kendi düşüncelerini kanun, olması gereken kanun yerine koymuşlardır. Bu durum, diktatörklükten daha ilerde ve daha da tehlikeli bir şeydir, bir yoldur, bir tatbik şeklidir. Diktatör tek insandır, halbuki bu derin devlet gibi bir anlam içinde, her yetkili şahıs bir diktatör durumunda bulunmaktadır.

Memleketimizde öldürülen ve faili meçhul kalmış olan bazı ilim adamları ve gazetecinin, niçin öldürüldüklerini anlamak bizim için mümkün gözükmüyor. Biz, bu adamları, mevcut kanunlarımız içinde düşünüyoruz ve kendilerinin varlıklarını ülkemiz ve milletimiz için zararlı bulmuyoruz. Fakat, öyle anlaşılıyor ki bazı insanlar için, bu söylediğimiz insanlar tehlikelidirler ve Türk toplumu içinden ayıklanmalıdırlar. Bu noktada nasıl bir imkan, bizi aynı yolda konuşmaya mecbur bırakacaktır? Demek ki, kanunlar yeterli sayılmadığından, bu insanları öldürten insanlar, kanunların eksikliklerini kendi düşünceleriyle tamamlamak istemişlerdir. Böyle düşünen insanların vesika ortaya koyacakları düşünülemez; bunlar, yine bizim düşüncelerimize göre, ortadan mevcut vesikaları yok etme yoluna gideceklerdir. Bunların olduğu bir memleketten ise, faili meçhul cinayetler eksik olmayacaktır. En gerideki insan, belki de fiili işleyenleri de yok etme yoluna giderek, şüpheleri kendinden uzaklaştırmaya çalışacaktır.

Devletin mevcut kanunlarına saygı duyulan ülkelerde ise, hiç kimse, kendi düşüncesini kanun yerine koyamayacağından, hiç bir vesika yok edilme yoluna gidilmeyecektir. Bu yolun en doğru yol olduğundan hiç kimse, bu arada biz de şüphe etmiyoruz. Bu yol, mevcut kanunlara saygılı olma yolu, eksikliklerin tamamlanmasına da engel teşkil etmeyecktir. Böyle olan memleketlerde, bunlar rahatlıkla gözlemlenmekte ve faydaları da görülmektedir. Bu dediğimiz ülkelerde de, bizim ülkemizde olan “Derin Devlet” edebiyatı da yapılmamaktadır.

Başka dinleri karıştırmak istemiyorum ama, İslamiyet içinde de, devletin mevcut kanunlarına itaat edilmesi emredilmektedir. Bu sözün, laik bir devlette geçerli tarafı yoktur; ama, dinibütün müslüman olduğunu iddia eden insanların çok olduğu memlekette, eğer dine inanılıyorsa, dinin bu emrinin de bir kıymeti olması gerekir.

Millet olma işi tamamlamış bazı ülkelerde, mesela İngiltere’de, kanun saygısının olduğundan kimsenin şüphesi olamaz. O zaman, bir olay karşısında, bütün yetkili insanların tek düşüncesi, mevcut kanunların tatbikidir. Kanunların eksik veya yetersiz oluşu, yetkili insanları etkilemez. Bu eksiklikler hep kalacaktır anlamını da bunlardan çıkarmak doğru değildir. İngiltere’de kanunların eskimediği inlamı da bundan çıkarılamaz. Her şeyin adamı vardır ve her şeyin adamı, yalnız kendi görevini ve yetkilerini düşünmektedir. Kendisini kanun yerine koyanlar da yoktur. Churchill bile, kanunlara saygılı kalmıştır. Bir yazımızda, Başbakanla Hariciye Nazırı İdin arasında geçen kırıcı bir olayı anlatmıştım. Başbakanın, mektubunun daha gitmediğini öğrenince, “ben daha ölmedim” şeklindeki çıkışmasına, İdin hiç aldırmayarak, “Ateşiniz var, bunların yerine, doktorunuzu çağırsanız iyi edersiniz” şeklinde cevap vermişti. Aklını sonradan kullanmayı akıl eden Başbakan, Hariciye Vekili’ni telefonla arayarak, çocuklarının okul işlerini sormak zorunda kalmıştı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 18 misafir ve 1 üye bağlı
  • aakrep_

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55