|
Onlardan ümidimi tamamen kestim artık.
Bu cinsler böyle oluyor diyerek, onları kendi hallerine bıraktım.
Fakat gelin görün ki, politikacı milleti hatalarından ders almak bir yana üstüne üstüne gidiyor.
Hani sabır taşı olsa çatlar...
Ama vatandaş çatlamıyor ne hikmetse…
Bugünkü konumuz, seçildikten sonra vatandaşı unutan siyasilerimiz.
Onlardan etrafta öyle çok var ki...
Elinizi sallasanız beş yüz ellisine çarparsınız.
Hele ki, bunların içinde “Küçük dağları ben yarattım” edası ile dolaşanlar var ki,
Her köşe başında karşınıza çıkarlar, hatta bunlar fotokopiyle bile çoğaltılıyor olabilir.
En belirgin özellikleri “Ne istediğini biliyor” havalarında olmalarıdır.
Şöyle bir baktığınızda 'Hahhh tamam bu hayatını çözmüş' dersiniz.
Ama seçimlerden önce başka türlüdürler,
Seçimlerden sonra bambaşka…
Seçimlerden önce,
Cana yakındırlar…
Sohbetse sohbet,
Analizse analiz,
Sıfır kompleks.
Vatandaştan sıkılmayan…havalardadırlar.
Allem eder kallem ederler, kendilerine bir fırsat verilmesini sağlarlar.
Buraya kadar her şey normal.
Fakat ne olursa ondan sonra olur.
KUMAŞ YAVAŞ YAVAŞ RENGİNİ VERMEYE BAŞLAR
Bir de bakarsınız ki sular seller gibi şakıyan bu zatı muhteremler kem-küm etmeye başlarlar.
İlk belirtisi birden bire işlerinin çok yoğunlaşmasıdır.
Hatta daha beter durumda olanları da vardır.
Önce işleri yoğunlaşır bunların.
Sanırsınız ki 24 saat, yemeden içmeden, uykudan kesilip çalışırlar.
Sanırsınız ki görevleri dünyayı kurtarmaktır.
Sanırsınız ki memlekette çalışan bir tek bunlar vardır.
O kadar çok çalışırlar ki telefonlarınıza bile cevap vermeye fırsat bulamazlar.
Randevularınıza 2- 3 yıl geçer cevap veremezler.
Bu türlerin tek tutulur yanı arkalarında iz bırakmamalarıdır.
Aslında kendini politikacı sanan herkese kapıları açmamak lazım.
İşte açınca böyle “Kerameti kendilerinde” sanırlar.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|