Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MEHMET ÖZATA arrow LAUSANNE MI? ÇAL ALTINI
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
LAUSANNE MI? ÇAL ALTINI Yazdır E-posta
25 07 2008

Lausanne mı, “Losan mı?” çal altını, sözcüğünün anlaşılmayacak yanı yok. Sadece, başlarken Losan adını asıl olarak yazdım. Yazdığım doğrudur da, bir yazı yazarken, yazar her zaman yabancı isimlerin yazılış şeklini hatırlayabilir. O zaman, fonetik kaideye göre hareket etmek gerekir. Fonetik sözcüğü de Türkçe değil. Aslında, bizim Türkçemizin yetersizliğinden böyle hareket edilmiyor. Biz Türkler, Türkçenin iyi kullanılmasını bilmiyoruz. Dikkat edenler için, çok defa yabancı sözcükler kullanılmasına ihtiyaç kalmaz. Türkçesi cidden kullanılmayanlarda, yani Türkçede karşılığı kullanılmayanlar, o zaman sözcüğün aslı kullanılacak ve Türkçesinin bulunması zamanı beklenilecektir.

Bu Losan anlaşması, tarafımızdan tanınmayıp reddedilen Sevre anlaşmasının yerini almıştır. Sevre antlaşması, ülkemizde hiç tatbik sahisi bulmamıştır. Yoktur böyle bir antlaşma denemiyorsa, bu antlaşmasının Sevre’de imza altına alınmış olmasındandır.

Bu Sevre’in antlaşması kötüdür. Aslında Paris’in ilçesi olan Sevre, 14.cü Louis’nin sarayının bulunduğu yerdir. Paris’e 30 km. kadardır. Sarayın yeri pek güzeldir. Saray bir kışla biçiminde yapılmıştır ve “U” şeklindedir. U nun bacakları doğuya bakmaktadır. Sarayın önündeki meydandan, krallığın bütün arazisi ve gölleri görülür. Krallık sarayının topraklarının santimine dokunulmamıştır. Orası Türkiye olmadığı için, tarihi arazilere dokunulamaz.

Losan, İsviçre’nin bir şehridir ve Leman gölünün kuzey sahilindedir. Bizim antlaşmamız da bu şehirde imzalanmıştır. Her milletten iki delege kabul edilmiş olduğu halde, bizim üç delegemizi, sorun çıkarmış olmamak için kabul etmişlerdir. Lord Curson, İngiltere’nin başdelegesi ve hariciye nazırıdır. İsmet Paşa da üç delegeli Ankara’daki birliğin başdelegesi ve hariciye vekilidir. Ankara’daki oluşumun daha adı yoktur. Devlet olarak kurulmuş değildir. Müzakereler sırasında, dostumuz devletlerin delegeleri, bize söylemek istedikleri tavsiyelerini de söylemişlerdir. Artık devletinizi ilan edin ve adını da koyun, diyenleri de vardır.

İşte bu konferansta, bu gün ülkemiz için sorun olanların hepsi konuşulmuş ve karara bağlanmıştır. Bu konferans, aslında siyaset acemisi olan İsmet Paşa için pek zor olmuştur. Bu zorlukların hepsi, Fransız delegesinden olan ve Losan konferansında genel sekreter seçilmiş bulunan Massiglie’nin kitabında yer almıştır. Kitabın adı “La Türk devan la guer”dir. Türkçeye çevrilmemiştir, çünkü kitapta CHP’nin vatanperver devlet adamları ve bilhassa İsmet Paşa’ya büyük yer ayrılmıştır. Massigli, kitabında, İsmet Paşa’nın sağırlığından da bahsetmiştir. “Bu büyük adam, Losan konferansında, Allah’ın kendisine verdiği eksiklikten, sağırlığından bile, memleketi için istifade etmesini bilmiştir” demek basiretini göstermiştir.

İşte, bu İsmet Paşa ile delegasyonu, önlerine getirilen her şeye karşı koyabilmişlerdir. Kürt sorunu, Ermeni sorunu da ortaya gelen sorunlar arasındadır. O zaman, savaşın hemen sonunda İzmir’de bulunan kurtarıcı ordunun yiyeceğini bağlardan temin ettiği bir anda, bu gün yaşadığımız bütün sorunlar karara bağlanmıştır ama; bu gün, oldukça iyi durumda olmamıza sağmen ve dünyanın da dört büyük ordusundan birine sahip olmuş olmamıza rağmen, bu sorunlar yeniden önümüze getirilmişlerdir.

Losan’da kabul edilmeyen bir sorunları tekrar önümüze getirenler nelerdir. Bu iş kudret azlığı değil; ülke bütünlüğü, ülke tekliği, ülke ulusallığı hakkındaki düşüncelerimizin değişmiş olmasındandır. Artık Türkler, Losan’da düşündüklerini bugün düşünmüyorlar.

Bize göre, Türklerin, yani bizim, yaşam biçimimizde değişiklikler olmuş olmalıdır. Ülkenin durumu, o zamandan daha ilerdedir. Yalnız, geliştirildiğini sandığımız demokratik düzen, yanlış anlama ve dıştaki istemezlerimizin de zoru ve dalavereleriyle bu gün biz, kuvvetli olmuş olmamıza rağmen, daha zayıf görülmemiz temin edilmektedir. Demek ki, yetenekli insanlarımız azalmıştır. Demek ki, ülke birliğini temin eden düşüncelerimiz zaafa uğratılmıştır. Demek ki, artık büyük olmanın faydaları zedelenmiştir. Ve yine demektir ki, kurt dumanlı havadan istifade etmek istemektedir.

Bu düşünecelerin topuna gerek yoktur. Türkiye’de namuslu insanlar, her kesimde vardır ve bunlar, gereklilik olunca, ortaya çıkmaktan çekinmeyeceklerdir. Losan, derin yaşayan tek anlaşması olmaya devam edecektir. Losan’ı Türklerden başka eleştiren de yoktur. Bu günkü sorunların da hepsi bütünlüğümüzü zedelemeden düzene bağlanacaktırlar. Türkiye sağlam kalacaktır da sıkıntılı günlerimiz olacaktır.

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 13 misafir ve 3 üye bağlı
  • sababa
  • ahmetsevinc
  • itahtasiz

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55