|
Danimarka Milletvekili Yıldız Akdoğan altı dil biliyor. İlkokulun ikinci sınıfına kadar Yaylacık’ta okumuş. Ardından anne ve babasının peşinden Danimarka’ya gitmiş.
Anlattıklarına bakılırsa bu Danimarka çok geri ve antidemokrat bir ülke. Niye mi Allah aşkına anlattıklarını dinleyin siz söyleyin haksız mıyım.
Danimarka vatandaşı olduğunu söyledi. Yani çifte vatandaş değilmiş. Öbür türlü zaten milletvekili olamıyormuş. Ben de şaşkın şaşkın sormuşum, “İyi de bizim bakanımız bile çifte vatandaş, bu nasıl oluyor” diye. Niye sadece kendi ülkelerinin vatandaşlığını ararlar bilmiyorum. Bu demokratlık mı şimdi?
Danimarka’da milletvekillerinin taksiye verdikleri para bile soruluyormuş. Maliye Bakanları başka bir ülkede düğüne makam aracıyla gitti diye etmediğini bırakmamışlar.
Danimarkalılar gerçekten çok vahşi ve antidemokratlar anlayacağınız. Bizim maliye bakanı sahte fatura tanziminden tutun da bin türlü hadise ile suçlandı, bana mısın demedi. Üstelik bir sürü de yasa çıkarıldı affedilmesi için. Bakın biz ne kadar demokratız. Yöneticilerimizi hiç üzmüyoruz ne halt ettin diye.
Ayrıca basın tamamen özgür ve bağımsızmış. Öyle başbakan, bakan falan etki edemezmiş. Şaşırmışım. “Yani başbakan ya da hükümet gazetelere ve diğer medya kuruluşlarına kredi falan vermiyorlar mı? TMSF falan eliyle yandaşlarına, damatlarına, evlatlarına falan satmıyorlar mı?” diye sormuşum. Eee, o zaman bu çalık çocuk ne kazanacak ne yiyecek-içecek. Hükümet yanlısı palavraları nasıl haber diye yutturacaklar? Böyle ülke olur mu canım. Dedim ya, Danimarka’da yaşanmaz abi.
|