|
Avrupa Birliği Komisyonu’nun belirttiğine göre, Türkiye’de on milyon kadın dayak yiyormuş.
Elbette, on milyon dayak yiyen kadının karşısında da on milyon erkek var.
Yani, şiddetin pençesinde yirmi milyon insan!
İşte bu yüzden senede bir kere kutlanan Dünya Kadınlar Günü’ne bir mana veremiyorum.
Fazla söze gerek yok aslında.
Fazla detaya da…
Hemen hemen her gün ekranlardan, manşetlerden kadınlara yapılan haksızlıkları seyrediyor ve okuyoruz.
Seyredip, okuyoruz da ne oluyor?
Türk kadınının kilim dokuyan, oya işleyen, yün eğiren narin elleri Kurtuluş Savaşımızda da sapan olmuş, orak olmuş, silah tutmuştur.
Türk anası tarihe kendisinden övgüyle, saygıyla ve hayranlıkla söz ettiren Mehmetçikler yetiştirmiştir.
Bu Türk kadınının analık görevindeki başarısının kanıtıdır ayrıca.
Ulu Önder Atatürk,
“Şuna kani olmak lazım ki, dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir” sözleriyle kadını en anlamlı şekilde ifade etmiştir.
Bu kadar duyarlı, bu kadar vefakâr ve bu kadar da değerli analar, bacılar, eşler, kız çocukları acaba anlaşılabiliyor mu?
İsteklerine cevap verilebiliyor mu?
HAYIR…
Koca bir hayır…
Kadınlar ŞİDDETİN PENÇESİNDE yaşamlarına devam etmeye çalışıyorlar.
Toplumun çoğu kesiminde kadınlar her zaman arka plana atılmış vaziyette.
Peki böyle mi olması gerekiyor?
HAYIR…
Kadın nüfusunun yarıdan fazlası, aile içinde fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalıyor.
Hayatın her anında, hep zorlukların yanında olan kadınlara şiddet gösteren kesime ne denir bilemiyorum. Onları adlandıracak kelime bulamıyorum.
Fakat bildiğim bir şey varsa,
Bir çocuğa annesinden güzel kimsenin bakamadığı…
Bir eve kadından çok kimsenin sıcaklık veremediği…
Bir ülkeye kadından çok kimsenin sahip çıkamadığıdır…
İsterim ki,
Kadınlar daha insanca bir yaşam sürsün, eşitsizlik ve ayrımcılık yapılmasın.
Kadınlar günü işte o yüzden ülkemizde kutlanacak boyutta değil.
Sorunlara eğilinildiği, yapılanların görmezden gelinmediği, kadınların hak ettiği yerde ve eşit olduğu, bilinç düzeyi yükselmiş bir toplum olduğumuzda kutlanmalı kadınlar günü.
Bu gün Dünya Kadınlar Günü değil.
Çaylı, pastalı, boş nutuklar atılan, halaylar çekilen toplantılar yerine, ülkemizde dayak yiyen on milyon kadın adına bir adım atılması gerekiyor.
Ne demiş Nazım Hikmet,
“Ne o, ne bu, ne şu…
O benim,
Kollarım, bacaklarım, yavrum, anam, karım, kız kardeşim,
Hayat arkadaşımdır.”
Her Gününüz Güzel Olsun.
|