|
Televizyonlardan izlediklerimize göre, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünal Akbulut ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek kavgalılar. İddiaya göre, Üniversitenin binaları elli seneden beri, yani üniversitenin kurulduğundan beri, plansız ve izinsiz yapılmaktadır. Binalar kaçaktır ve Belediye Başkanı bu binaları yıkmaya hazırlanmaktadır.
Üniversite rektörüne göre ise, binaların yerlerinin sahası kanun içindedir. 65 bin dönümlük üniversite arazisi içinde, binalar gerekli sahayı geçmemiştir ama inşaat izinleri de alınmamıştır. Bir kısım muameleler de, yavaş olmasına rağmen yürütülmektedir. Aslında, bu izinlerin eksikliğide anormal bir şey de yoktur. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin kendi binalarının da çoğu izinsizdir. Melih Gökçek kanundaki boşluktan faydalanarak, Üniversite arazisinden yer kazanmak istemektedir. Belediye Başkanı mahkemeye verilmiştir.
Ankara’da inşaatı bitmiş vatandaş binaların ise, 50% si izinsizdir. Niçin izinsizdirler? Bu izin meselesi zorluklar göstermekte ve bina yaptılaranlara çok ağır para yükü getirmektedir. İşler kolay ve de ucuz, ödenebilir olsa, vatandaşların izinsiz bina yaptırmalarına gerek kalmaz. İşler hem zor ve hem de pahalı.
Ortadoğu Üniversitesi’nin arazisi 65 bin dönümmüş. İlk rektörlerden sayın Kurdaş bu araziyi ormanlaştırmış ve Orman Bakanlığı’na da orman olarak tescil ettirmiş. Atatürk’ün Orman Çiftliği de 65 bin dönümmüş. Sayın Kurdaş, burada Atatürk’ü örnek almış olmalıdır. Birisi, Atatürk’e ait olan çiftlik yarıya indirildi ama demek ki, Üniversite arazisine henüz dokundurulmadı. Dokunmaya da galiba ihtiyaç var. Yeni seçimlerin öne alınacağı, düşünülürse, belediye başkanının araziye ihtiyacı olacağa benziyor. Ortadoğu Üniversitesi ayrı şey, Gökçek’in bir defa daha seçim kazanması ayrı şey. Gökçek’in seçim kazanması keyfiyeti, her şeye göre öncelik göstermez mi? Gökçek giderse, bir daha gelmeyecektir. Seçilemez dışta kalırsa, Sayın belediye başkanına kim selam verecektir?
İş hakim önüne getirilmiş olduğuna göre, elbette bir karar verilecektir. Hakim önüne çıkmaya, Sayın Ankara Belediye Başkanı pek gönüllü gözükmüyor. Bu sırada kimse, hakim önüne çıkmaya hevesli değil gibi bir hava var. Bu Ergenekon işi, insanlarımızı biraz tedirgin etmiş gibi bir görüntü izliyoruz.
Bizim, Çorum’un üniversitesi de yapılma yoluna girmiş olacaktır. Yer meselesini bakanlık, bin dönüm olarak ve para ödenmeden temin edilmesini istemiştir. Yer kararlaştırılmıştır. Bir milletvekilimiz, istenildiği kadar, mesela, 80 bin dönüm gibi bir beyanda bulundu. Eğer bu denilen rakam toptan üniversiteye tahsis edilirse, anormal bir şey yapılmış olmaz. 80 bin dönüm kıraç arazi, yeşillenecek ve binalarınla süslenecek demektir. Sayın rektörümüz de, Kurdaş kadar ve belki de daha ileri bir görüş ortaya koymuş olacaktır. Milletvekilimizin de bu sahada bir heykelini görmek beni hiç şaşırtmaz. İlla, 65 binlik bir üniversite arazisi ve bir Gazi Çiftliği arazisi yalnız Ankara’da mı olmalıdır? Çorum için bunun çok görülecek hiç bir yanı yoktur. İleriyi düşünenler, hep araziyi geniş tutmuşlardır. Geniş tutmalarına, iyi bir şey yapmış olmalarına rağmen, yine de, bu araziden geçinenler çıkacaktır. Çorum’da da çıkacaktır, bundan hiç şüphe etmiyoruz. Ancak, siz başlangıçta bu basireti gösterin ve Hitit Üniversitesi arazisini geniş tutun. İmkanı varsa, bu genişliği, sayın milletvekilinin düşündüğü ölçüde tutun. Gelecek için de Allah kerim. Daha kuvvetli etişecek Çorumlu vatansever insanlarımız, bu arazi farelerinin fillerine engel olabilirler. O zaman, torunlarınız sizlerle öğünürler. Biz ise, torunlarınızdan önce sizlerle öğünmekte sakınca görmeyiz. İnsanlarımızın hepsi, ellerine geçen fırsatları, gelecek için, amme kurumları için kullanmalıdırlar.
Bu kadar yazıı yazmak ta bir maksadımız da vardır. Üniversite inşaatları, plansız başlatılmamalıdır. Başlatılmamalıdır derken, belediyemiz de bu işle içtenlikle uğraşmalıdır. Haritalar önceden yapılmalı ve belediye, günü gününe ruhsatlar vermelidir. İşleri sarpa sardırmaktan sakınmalıdır.Pahalı olanlar ucuzlatılmalıdır. Üniversite inşaatları Belediye’ye bir gelir kaynağı olarak düşünülmemelidir.Üniversite planlarının hepsi aynı anda yapılması da istenmemelidir. Üniversite, kendisi bile, şu anda nasıl binalara ihtiyacı olduğunu bilme imkanına sahip değildir. Bugün gözükmeyen ihtiyaç, 3 sene sonra idrak edilmiş olabilir. Cumhuriyetten bu kadar yıl sonra ele geçen fırsat, Çorum’un çıkarları ele alınarak kıymetlendirilmelidir. Üniversite arazisi alabildiğine geniş olmalı, üniversitenin etrafında yerleşim alanı olamamalıdır. Tıp Fakültesi ise artık bu sene kurulmalıdır. Tıp Fakültesini iyi olarak kurmak üniversiyi toptan kurmak kısmen daha zordur. Eğer 30 senede Tıp Fakültesi tam olarak kurulursa bu bir başarı olmalıdır. Daha önce oluşumu, sizlerin gayretlerine bağlı olacaktır.
|