|
Türklerden büyük düşünür olmaz diyenler yanılgı içindedirler. Türk, yaratıcı tarafından, öbür milletlerden ayrı yaratılmamıştır. Aslında, yaratılış basit bir kaideye tabidir. Her tür yaratıkta, aynı esas hücreden aynı organ meydana gelir. Bu yaratığın insan, koyun veya yılan olması ehemmiyet taşımaz. İşte yaratılışı basit olarak algılamamızın sebebi budur. Bu yaratılış basittir diyoruz da, insanların onu şimdiye kadar ortaya koymaları mümkün olmamıştır.
İşte, dediğimiz büyük adamlardan birisi Mustafa Kemal Atatürk, öteki de, öğrencisi olmakla gurur duyduğum Prof. Dr. Mazhar Osman hocadır.
Biliyorsunuz, Mustafa Kemal Atatürk’ün sevmeyenleri çoktur. Özel kanun olmasa ki bu kanunu rahmetli Menderes koymuştur. Atatürk’ün sevmeyenleri daha da çoğalacaktır. Atatürk’ün sevmeyenleri artmakla, onun kıymeti azalacak değildir. Bana göre, bu zibidi grubuna bu fırsat verilmelidir. Kanun kaldırılmalı ve Mustafa Kemal Paşa’ya hakaret ve küfür serbest olmalıdır. Mustafa Kemal Paşa, kanunla korunur durumdan çıkarılmalıdır. Bence, kanun kaldırılırsa, hem küfredenlerin ve hem de sevmeyenlerin miktarında azalma olacaktır. Seven vatandaşların oluşu, sevmeyenleri de kendilerine çeki düzen vermeye çağıracaktır.
İşte bu Mustafa Kemal Paşa, Ankara kurulurken, onun yanında, 65 bin dönüm büyüklüğünde, yeşil bir çiftlik yapmıştır. İsmet Paşa ile aralarındaki münasebetlerin kötüleşmesinin sebebi de bu çiftliktir. Atatürk öldükten sonra, İsmet Paşa bu hatıra çiftliği aynan korumuştur.
İnönü’den sonra, ilk hatıra yağması Atatürk’ün özel çiftliğinde başlamıştır. Mahalleler ortaya çıkmıştır. Menderes’in son zamanlarında, küçük boylu İstanbul valisi Fahrettin Kerim hükumete girince, bu yağmayı önlemiştir. Yani, yağmayı çiftliğin yarısında durdurmuştur. Öyle olmuştu, şimdi durumun ne olduğunu doğru olarak biliyor da değiliz.
Bu çiftlikte bira fabrikası kurulurken, bunun ne işe yarıyacağını da, bizim büyük Atatürkümüz kendisi izah etmiştir. Çalışan işçiler, işlerinden çıktıktan sonra, yıkanıp yeni elbiselerini giyecekler ve karıları çocuklarıyla, fabrikasının bahçesine gelecekler ve biralarını bu bahçede içecekler. Düşüncenin büyüklüğünde şüphe yok ta, bunu anlayanların çokluğundan insan şüpheye düşüyor.
Ben Çorum’a geldikten sonra, bir bahçe yapma hevesine düştüm. Çiçek fidelerini Gazi çiftliğinden alıyordum. Menekşe Çorum’a bu yolla getirilmiştir. Menekşe fidesi hem pahalı idi, hem de sökülüp verilmesinde düzensizlik vardı. Bir defasında sinirlendiğimi hatırlıyorum. Bağırmışım ve “ulan, bu çiftlik para kazanmak için kurulmamıştır.” demişim. Herkes beni birşey sandı ve sustu. O zaman, Allah var, ben de hatırı sayılır bir erkektim. Herkes sustu ve içerden kelli felli bir adam çıktı. Fideleri adama gösterdim. Adam, adamlarını çağırdı ve azarladı. Benim için, “Beyefendinin istediklerini veriniz.” emrini verdi. İstediklerim verildi. Ve para da alınmadı. Ben de ona Çorum leblebisi götürdü idim. Fakat, aklımı da kullandım ve kendimin CHP tandaslı olduğumu da söylememiştim. Bu çiftlik küçülmeye devam ediyorsa, bunun müsebbipleri cehennemliktirler. Gücümüz yetmeyince, biz de işi bedduaya getirmekten başka bir şey yapamıyoruz.
İkinci büyük adam Mazhar Osman da, Bakırköy’de, tıpkı Atatürk çiftliği gibi, büyük arazisi olan bir hastahane kurmuştu. O zaman dağ bayır sanki hocanın emrinde idi.
Biz, bu hastahanede ders gördük ve imtihanlara girdik. Hoca, Hastahanenin başhekimi de bulunuyordu. Bize öğle yemeği de veriliyordu. Tıka basa yediğimiz güzel yemekler hala hatırımdadır. Aynı sene, bize verilen yemeklerin tutarı 40 bin lira hocaya zimmet çıkarıldı. Hoca da bu parayı cebinden ödedi ve Hastahane Başhekimliğinden ayrıldı idi.
Bu hastahanenin uçsuz bucaksız arazisi vardı. Hoca, hastahanenin iç ihtiyaçlarını da bol tutardı. Bu işi bir İtalyan hastahanesinden öğrenmişti. Bunları da çekinmeden bize anlatmıştı. İkinci cihan savaşının geldiğini gören İtalyan başhekim, bütün savaş boyunca yetecek kadar hastahane iç malzemesi almış ve depolamıştı.
Bu gün Bakırköy eski Bakırköy değildir. Dağ taş evlerle dolduğuna göre, Mazhar Osman Hoca’nın aldığı Hastahane arazisi de, devrin iktidar adamlarınca yağma edildi ise, bu işi yapanları da, Atatürk çiftliği yağmacılarının yanına, cehenneme göndermekte hiç bir zarar olmayacaktır. Bunlar, şüphesiz cehennemliktir. Mazhar Osman için, yerinin Cennet olmasını niyaz ediyoruz.
|