Anasayfa arrow YAZARLAR arrow ALİ EMİROĞLU arrow ERGENEKON'DAN BAŞKA DA SORUNLAR VAR
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
ERGENEKON'DAN BAŞKA DA SORUNLAR VAR Yazdır E-posta
21 07 2008

Yazılı basını ve televizyonları izleyenler görüyorlar ki, Ergenekon’dan başka ülkede hiçbir sorun yokmuş gibi hareket ediliyor. Herkes Ergenekon ihtisası almış gibi bir şey var ortalıkta. Biz Ergenekon için kolay karar verenlerden değiliz. 2500 sayfa iddianamesi olan bir sorunun altından öyle kolay kalkılamaz. İlgililerin ve herkesin, ülkenin geleceğini de düşünerek, Ergenekon olayının daha fazla  zararlı olmadan bir neticeye bağlanmasını istiyoruz. Bu neticeye, akıl ve adalet yardımıyla varılacaktır.

Türkiye’nin öbür sorunlarını da küçümsemeden takip etmek gerekiyor. Bizim bir Kürt sorunumuz var. Bunu söylerken, bu memlekette, Kürt insanlarımızın kendilerinin daha az hürriyet içinde olduklarını biz de söylemek istiyor değiliz. Bizim ülkemizde, tam bir seneden beri, ırk bakımından kendini Türk sayanların, kendini Türk saymayanlardan  daha az hürriyet içinde  olduklarını herkes biliyor.  Bizim etnik kökeni ayrı olanlarımız, “Türk” sözcüğünü “ırk”  anlamına alarak, her zaman sorun yaratmışlardır. Hep dedik ki, “Türk” adını taşıyan bir kavim Anadolu’ya gelmemiştir. Gelen kavimlerin çoğu Türkmen soyundandır. Türk adı, milletin adıdır. Bu adı, bütün etnik kökenlilerin kabul etmiş olmaları zorunluluğu vardır. Bir milletin tutunmuş ve tanınmış adı, başka bir kavmin keyfine tabi olarak  değiştirilemez.

Avrupalı, daha çok ta Avrupa’nın hakim durumdaki bir kaç devleti, Türkiye’nin etnik kökenlerini istedikleri gibi organize etmekte ve onların ayrılık temayüllerini, istedikleri gibi çıkarları için kullanmaktadırlar.

Lozan konferansında, Musul ve çevresi milli sınırlarımız içinde düşünülmüştür. İngilizler burda akıllarını kullanmışlar ve konferanstan sonra, bir sene içinde, bu sorunun, müzakereler yoluyla halledilmesini ileri sürmüşlerdir. Konferanstan hemen sonra da, Şeyh Sait isyanını hazırlayarak, Misakı Milli sınırları içinde düşünülmüş bu bölgenin İngiltere’ye bırakılmasını temin etmişlerdir. Bugün, CHP liderini başka kapıya malzeme toplamak için gönderen sayın çok acayip isimli Fırat, bu söylediğimiz şeyhin torunudur. Biz buna kızmadık; başka türlü bir şey de bekliyor değildik.

Bugüne geliyoruz. Arada olan bazı olaylar da, tıpkı Şeyh Sait olayları gibi, dış kaynaklıdır. Bu gün de 30 senedir PKK sorunu ile meşgul ediliyoruz. Burada da aynı sorun mevcut. Kıbrıs sorununun benimseyince, Avrupalı’nın değişmez Kürt isyanı politikası patlak vermiştir. Daha doğrusu, patlak verdirilmiştir. Avrupalı, PKK isyanından medet beklemiştir. Halbuki, Türkiye, bu sorunu rahatlıkla karşılayacak kadar kudretli bir devlettir. Tek eksiğimiz, devletin bu kudretini, yöneticilerimiz doğru olarak anlamış, idrak etmiş değildirler.

PKK’nın yardımcıları Avrupa’nın küçük büyük eski ve yerli devletleridir. Bu yardımına da politikalarını teşkil etmektedir. Avrupa devletleri, eski Avrupa devletleri değildirler ama, büyüklük duygularında bir değişiklik olmamıştır. İkide bir politika değiştirmeyi de bilmezler ve istemezler. Akla hiç uymayan sorunları bile ortaya getirip sizi de meşgul edebilirler. Bu hareketleriyle, kendilerinin büyüklüklerini seyrederler. Hesap yanlış çıktıkça da, bugün hiç sevmiş olmadıkları Amerika’dan yardım dilenirler. Amerika’nın hesapsız gücü, onların yardımına gelmekten de geri kalmaz.

Türkiye’nin bütün gücünü, bir iç mesele olan Ergenekon meselesine harcayarak, asıl sorunlarını unutmaması gerekir. Eğer bir suç varsa, bunun kapatılmasını isteyen de yoktur. Bu işlendiği düşünülen suç, kanunlar içinde halledilmelidir. Yalnız, var olduğu farzedilen bir suç, yeni suçların işlemesine de vesile olmamalıdır. Her suç adalet içinde, tek başına halledilmelidir. Türkiye’nin birliği tehlikeye sokulursa, bunun altından zor kalkılır.

Avrupa’nın niyetlerini iyi anlamak gerekiyor. Milletleri, Avrupa çıkarları için kullanmak ve bunun için kanun ve ahlak da dinlemeyen bu memleketlere anladıkları şekilde karşılık vermek gerekiyor. Sığınarak devlet sorunları neticelere bağlanamaz. Avrupa’nın bizim işlerimizi destekleyeceği bir şey yoktur. Avrupa’nın, bizim Kürtler için de yapacağı bir şey yoktur. Kendisini Kürt sayanların çıkarları, Türk’lerle birleşmektedir. Bin yıldır bu böyle olmuştur ve bundan sonra da böyle olacaktır. Kürtlerin çıkarları Türklerledir.  Araplarla da birlik görünmüyor.  Hiç bir ülkenin etnik kökeni, etnik kökenini devlet yapmak için mücadele etmemektedir. Mücadele, şahısların eşitliği içindir. Merhamet edin ve utanmayı bilmeyenler, Türküm diyenlerin sizlerden, ayırıcılardan fazla bir hakkı bu ülkede var mıdır?

 

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

SATILIK CORSA VE KİRALIK BÜRO
Satmak Istiyorum (03.12.2008)
ACİL SATILIK BAĞ VE YOLA CEPHELİ ARSA HİSSESİ (ÇOK HESAPLI)
Satmak Istiyorum (02.12.2008)
DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 5 misafir ve 1 üye bağlı
  • ahmetemin

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55