|
Orta iki İngilizce sınavı…
Soru: What is your mother's telephone number?
Cevap: Annemin telefonunu veremem.
Soru: Selcuklu devletinin kurucusu kimdir?
Cevap: İmparator birinci Selçuk
Soru: Akıl ile ilgili bir hadis-i şerif yazınız.
Cevap: Akıllı ol, canımı ye...
Soru: Kazım Karabekir kimdir?
Cevap: Kazım Karabekir askerdir. Mustafa paşanın en yakın arkadaşıdır. Londros, Mondros ve Sivas kongrelerine katılmıştır.
Soru: Dağ başını..... almıs,gümüş dere durmaz akar" cümlesinde nokta ile gosterilen yere ne yazılmalıdır?
Cevap: Babam.
Konu: aydınlanma çağı. Soru: Ütopya'nın yazarı kimdir?
Beklenen cevap: Thomas More
Cevap: Fatih Sultan Mehmet.
Bir diğer cevap: Mona Lisa.
Soru: Maki nedir?
Cevap: Akdeniz’de yaşayan kısa boylu cüceler.
Muhasebe sınavı…
Soru: Kasa sayımında 100 bin lira eksik çıkmıştır. Bunu büyük defterde muhasebeleştiriniz.
Cevap: Tekrar sayın, eksik çıkmaması lazım.
Soru: Ebu Suud, yazdığı bütün eserleri ............ .... adlı kitabında toplamıştır."
Cevap: The best of Ebu Suud.
Alınan not: 90.
Soru: Hz. x 'in tıp bilimi hakkında çıkardığı kitabın adını nedir?
Cevap: Tubitak-ul-tı bbül-mecit. ..
İlkokul 3. sınıfa müfettiş gelmiştir.
Soru: İsa kimdir?
Cevap: Geçen sene bizim sınıftaydı, artık gelmiyo…
Bir ilköğretim okulunda 4. sınıf bilgisayar sınavı…
Soru: Microsoft word programını nasıl çalıştırırsınız.
Cevap: Başlata tıklanır, ötesi kolaydır.
Bir Türk dili sınavından soru ve yanıt:
Soru: Yazara göre toplum içindeki davranışlarımız nasıl olmalıdır? Nelere dikkat edilmesini öneriyor.
Cevap: Yazar diyor ki, nerde nasıl davranacağımızı bilmeliyiz. Oturmasını kalkmasını bilmeliyiz. Yırtık dondan çıkar gibi her lafa atlamamalıyız.
Soru: Ülkemizde ilk nüfus sayımı hangi yılda yapılmıştır? (Doğru cevap 1927’dir)
Cevap: İkinci Mahmut zamanında yapılmıştır.
Soru: Calculus’u kim bulmuştur?
Cevap: Adams Calculus.
Soru: İsmet İnönü’nün batı cephesinde bakışı nasıldı, açıklayınız.
Cevap. 200 metreden dürbünle.
Milli Güvenlik sınavında…
Soru: Rütbelerin sıralamasını yazın.
Cevap: Yüzbaşı, binbaşı, yarbaşı, albaşı…
BUGÜNÜ YAŞAMAK
O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey yoktu.
İnsanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı. Bir daha hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı.
Derken zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan.
Bir parçasına dün dedi, diğer parçasına bugün, öteki parçasına da yarın.
Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu. Dünü düşünüp pişman oldu, yarını düşünüp telaşlandı; ama işin ilginç tarafı tüm telaş ve pişmanlıkları güneş doğup batıncaya kadar yaşadı.
Farkında olmadan rezil etti bu gününü. Oysa yarın, bugüne dün diyor, dün de bu gün için yarın diyordu.
Bir türlü beceremedi. Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı. Bu günü eline yüzüne bulaştırdı.
Mutsuz oldu insan. Ve ne gariptir ki yarının telaşı da, dünün pişmanlığını da hep bugün yaşadı; ama bugünü hiç yaşayamadı.
Ne yarın ne de dün!
|