|
Ankara’dan Çorum’a gelirken, trafik levhalarında Sungurlu’ya kadar Çorum’un adı geçmiyor.
Televizyonlarda illerin hava durumları veriliyor, Çorum’un adını anan yok.
Siyasi partilerin il başkanları, bölgede önemli bir sanayi ve ticaret merkezi olan 202 bin nüfuslu Çorum’un böylesine yok sayılmasına tepkilerini, üzüntülerini dile getiriyorlar. Biz de, mesleğimizle ilgili bir serzenişte bulunuyoruz; Çorum’daki muhabirlerin tüm çabalarına rağmen, Çorum haberlerinin de yazılı ve görsel medyada gereği gibi yer bulamayışından yakınıyoruz.
Konuşulanı ve verilmek istenen mesajı anlama yeteneğinden yoksun biri de çıkıyor, fırsat yakaladığını zannederek kinini, öfkesini kusuyor.
İyi kusmalar yavrucuğum.
Biz ne dediğimizi biliyoruz. Kimsenin çabasını görmezlikten gelmiyoruz, emeğin hakkını vermemezlik etmiyoruz.
Ama sen söyleneni anlamıyorsun.
Yarım-yamalak algılamanla kaşıntı triplerine giriyorsun.
Sor bakalım orada bulunanlara; söylediklerimi senin gibi anlayan kaç kişi çıkar?
Boşuna nefes tükettiğimi de bilmiyor değilim; ideolojik yaklaşımınızı besleyecek, destekleyecek tarzda gerçekleri tahrif etme, çarpıtma, insanları kışkırtma huyunuz yeni değil.
Çorum’un hakkının verilmediği doğrultusunda genel bir değerlendirmenin içinden bu kadar büyük alınganlık payı çıkarmak için de, “en büyük benim-benden büyük yok” psikolojisinin burnundan kıl aldırmazlığına kapılmış olmak gerekir.
Ama dikkat etmek lâzım; tehlikeli bir hastalıktır…Pençesine düşen iflah olmaz. Ne hekim kâr eder, ne ilaç…
Gel sen uçma…Akıllı ol, efendi ol…Haddini bil !..
|