Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow ABİLERİM...ABLALARIM...
ABİLERİM...ABLALARIM... Yazdır E-posta
17 07 2008

İşe giderken yolunuz uzunsa bir çoğunuz uyuklayarak geçirirsiniz.

Hele İstanbul’da karşıya geçmek için vapurdaysanız eğer bütün ilginç satıcılar sunumlarını yaparlar tek tek. Lazım olanları, ilginç gelenleri alırız bir çoğumuz da.

Şimdi tüm bunlara yeni bir İş sektörü! eklendi:

DİLENCİLİK.

Kolay para kazanmanın yolunu keşfedenler, insanların vicdanlarını ve dini duygularını da kullanarak dilenciliği meslek haline getirdiler.

Otobüste otururken, vapurda beklerken elimize bir kart tutuşturulur veya dizlerimize  bir kart bırakılır.

Kartvizitten biraz büyükçe, bembeyaz renkli mavi göz alıcı tonda yazılmış bir yazıdan ibarettir bu kart

Üstü başı yırtık dökük, 9 – 10 yaşlarında bir kız çocuğu girmiştir. Usulca girmiştir otobüse veya vapura.

Kaçak yolcular misali her yolcuya dağıtmıştır bu kartlardan…

Kartta aynen şunlar yazmaktadır;

“Muhterem büyüklerim, sizleri bir dakika rahatsız ettiğim için özür dilerim. Babam trafik kazasında vefat etti. 3 kardeşimi okutmak zorundayım. Allah rızası için bana yardımcı olun. Kartın iadesini rica eder hayırlı yolculuklar dilerim!”

Pes yani!

Biraz önce babasının yönlendirdiği çocuk değil miydi bu?

Yeter artık, baban falan ölmedi senin diyeceğim, diyemiyorum!

Hemen hemen her gün otobüste karşılaştığım çocuklardan birisiydi.

Bazı yolcular ara sıra kıza bozuk atmak istemişlerdi de, çokbilmiş hazır cevap kızımızın bir küfür etmediği kalmıştı!

Zannediyorum bu tarz kartlı ve yazılı dilencilik bütün şehirlerimizde de yapılıyordur. Hatta kırtasiyelerde bu kartlardan matbu halde, farklı içeriklerde de satılmaya başlanırsa hiç şaşırmam!

Nasıl mı?

Mesela;

“Sevgili büyüklerim; annem ve babam bebekken beni cami avlusuna terk etmiş. O gün bugündür sokaklarda yaşam mücadelesi vermekteyim. Ne baba sevgisi gördüm, ne de anne şefkati. Okumak istiyorum. Lütfen bana yardım edin !”

Ya da;

“ABİLERİM…ABLALARIM…… Annem ben küçükken kardeşimi alıp bir adama kaçtı. Babam da beni büyütmeye çalıştı. Ama talihsiz babam şimdi hasta, ona ben bakmak zorundayım. Ne olur yardımcı olun !”

Aslında yazmak istediklerim bunlar değil elbette

 Küçücük yaşta dilenciliğe zorlanan yavrularımızla, ya da gerçekten ihtiyaç sahipleriyle dalga geçmek niyetinde değilim.

Fakat o çocukları birer duygu maşası olarak kullanan anne ve babalarına isyan ediyorum.

Gururdan, duygudan yoksun bu şahıslara, birilerinin ‘yeter artık dur’ demesi gerekmiyor mu?

Yeter artık…

Her Gününüz Güzel Olsun.

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

SATILIK BİLGİSAYAR
Satmak Istiyorum (05.10.2008)
İŞYERİNİZE,DERNEĞİNİZE YADA KENDİNİZE
Satmak Istiyorum (05.10.2008)
İŞ ARIYORUM
İş Arayanlar (03.10.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 8 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61