Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow EKSİK OLAN VASIFLARIMIZ
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
EKSİK OLAN VASIFLARIMIZ Yazdır E-posta
01 03 2007
Prof. Dr. Ahmet Samsunlu Çorumludur. Çorum’un her sorunu ile de meşgul olur ve yardımcı olmaktan geri kalmaz. Eğer, Çorum’da densiz bir hareket olursa, ondan da çok üzülür; bazen, üzüntüsünü acı şekilde bile ortaya koymaktan çekinmez. Hoca’nın kimseden beklediği bir şey de yoktur.
Son, Ordünaryüs sıfatını taşıyan Dr. Sedat Alp’in ölümü münasebetiyle, Çorum yetkililerinin ve halkının gösterdiği ihmalde ve ihmal sessizliğinden çok üzüldüğünü ifade eden yazıyı Çorum Haber gazetesinde okuyunca, bizim de canımız sıkıldı. Rahmetli Dr. Alp, ülkeye olduğu kadar, bizzat Çorum için de büyük gayretlerin ve tatbikatların içinde olmuştur. Çorum da, kendisini hemşehrilik sıfatıyla bir cins güya ödüllendirmiştir.
Dr. Alp’le birlikte, yazıdan öğreniyoruz ki, şehrimizin başka fahri hemşehrileri de var. Hepsi de büyük insanlar.
Dr. Alp’in ölümünde Çorum yetkilileri, aydınları ve halkı sessiz kalmış. Ben şahsen, bu fahri hemşehrilikleri sayın Samsunlu’nun yazısından öğrendim. Galiba, benim gibi pek çok insan, fahri hemşehrilikten haberdar değil. O zaman, madem ki kısa zamanda unutacaksınız, insanları fahri hemşehri yapmaktan maksadınız nedir? İlgilenmeyeceğiniz hemşehrinizle bu bağı niçin kuruyorsunuz? Asıl birlikte olduğunuz yaşıyan hemşehrilerinizle ilgilendiniz de, iş fahri hemşehrilik sorununa mı kaldı? Neresinden baksanız, iç açıcı bir durum bulamıyorsunuz...
Rahmetli Hüseyin Cahit Çorum’da ikamete memur edilmiş. Ulukavak mahallesinde kendisine bir ev tutmuşlar. Bir kaç gün sonra da, birkaç Çorum aydını kendisini ziyarete gitmişler. Memleket meselelerinden bahsetmişler. Hüseyin Cahit, Çorumlu gençlere kahve de ikram etmiş. Çorumlu gençler, kahvelerini içip bitirince, fincanı sallayarak telvesini de fincanın içinde bırakmak istememişler. Hüseyin Cahit fırsatı kaçırır mı? Ömrü boyu muhalefet yapmış bir insan, Çorum’dan ve Çorumlu’dan çekinecek değil ya! Kitabında diyor ki: “Çorum’un gençleri iyiler, uyanıklar, memleket sorunlarıyla ilgileniyorlar. Yalnız, biraz görgüleri eksik; kahve fincanını sallayarak telveyi de temizliyorlar.”
Sanıyorum ki, bizim bu yazımızı okuduktan sonra, sayın Samsunlu hocanın üzüntüleri hafiflemiş olacaktır. Aşağıya yazacaklarımın da bunda katkıları olacaktır.
Çorum’un, kendi yetiştirdiği çok büyük adamları vardır ve bunlar da Çorumlulardan pek ilgi görmemişlerdir:
Dr. Mustafa Cantekin Çorumlu’dur. Abdulhamit karşısında ilk hürriyet mücadelesini açtığı için, Şam’a sürgün edilmiş ve orada Mustafa Kemal ile “Vatan ve Hürriyet” gizli cemiyetini kurmuştur. Cemiyetin Hayfa’da da, Ali Fuat Cebesoy eliyle bir şubesi açılmıştır. Cemiyetin büyük etkinlik gösterdiği söylenemez. Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’nin Selanik’te şubesi açılmış değildir. Mustafa Kemal, kaçak gittiği Selanik’te, kendisi İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin üyeleri arasına katılmıştır.
Mustafa Cantekin’in Atatürk’le sevgi dolu dostluğu ölümüne kadar devam etmiştir. Rahmetli (Atatürk) zarif şakalarından birisini de Dr. Mustafa Cantekin için yapmış ve bir akşam, mevcut kıyafetiyle Mustafa Cantekin’in alınıp getirilmesini emretmiştir. Atatürk, Mustafa beyin evde uzun entari ile oturup çalıştığı biliyor. O kıyafetle getirilen Mustafa beye: “Beni niçin uzunca hatırından çıkarıyorsun?” dediğinde, o da, “Paşam, emrettin de gelmedik mi?” diyerek mazeretini ortaya koymuştur. Dr. Mustafa Cantekin’in hatırlatacak Çorum’da ne vardır?
Rahmetli İsmet Eker Çorumlu’dur. 29 Ekim’de, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden, Meclis reis vekili olarak, Cumhuriyeti ilan eden adamdır. Çorum’da ismini taşıyan bir ağaç bile yoktur. İsmi, Çorum’un hemen kenarında bulunan kendi köyüne bile verilmemiştir. Ailede pek çok tarihi vesika bulunmaktadır. Bunların aile müzesine çevrilmesi teklifimizi, Çorumlular değil, aile bile kıymetlendirmemiştir. Hangi ilimizin bir kaç tane İsmet Eker’i vardır?
Velidedeoğlu da Çorumludur. Çorum’da, ismini taşıyan bir park dışında bir şey yoktur. Okuduğu ilk okula ismi verilemez mi idi? Kurulacak üniversitede, belki de ismi hukuk fakültesine verilecektir. Dünya gibi, Çorum da değişim içindedir.
Bahri Savcı’yı bütün Türkiye tanır da, Çorum, kendisini Çorumlu bile saymaz. Bahri Savcı Osmancıklı’dır.
Hilmi İncesulu, Milli Eğitim Bakanı olunca, ilk öğretim okulunu Çorum’a ihsan etmiştir. Yerini seçen biz Çorumlularız. Ulukavak okula yer olsa, bu günkü imar şekli değişik olurdu. İsteklerle başa çıkamayan İncesulu, “Ben Türkiye’nin Milli Eğitim Bakanıyım” dediğinde, büyük eleştirilere uğramıştır. Köyünde bir tepeye bile adı verilmemiştir.
Sonra da siyaset adamlarımız oldu. Onların ne iş gördüklerini bile hatırında tutan yoktur. “Ne iş yaptılar?” diyenlerimiz de çokturlar.
Daha pek çok ta ilim adamlarımız var. Alaca, kendi yetiştirdiklerini bir kitapta biraraya getirmiş olduğu halde, Çorum’da, ne bir yetkili ve ne de bir meraklı, Çorumlu olan ve kendisini doçent ve profesör olan yüz adedinin üstünde üniversite mensuplarını bir kitapta toplamayı akıl etmemiştir.
Yukarda yazdıklarıma bakıp ta, Çorum için ithamnameler yazmaya kalkmak ta büyük hata olur. Çorumlu olarak anlayışımız biraz ağırdır. İhmalkâr durumumuz da ortadadır. Üniversitemiz açılıp, saçılıp eğitimimiz üzerinde ilerlemeler kaydedince, Çorum da, Çorumlu da değişecektir.
Takdir edilecek meziyetleri de vardır Çorumluların:
Sanayileşme hareketini kendisi başlatmıştır. Bir ara, Çorum Denizli ile kıyaslanırdı. Şimdi o kıyaslama bile yapılmıyor. Çorum’da sanayileşme durmuştur. Sanayileşme niçin durmuştur?
Çorumluda öğünme adeti var. Bir yaptığını onla çarparak öğünüyor. O zaman, bizim devlet yönetimimiz, Çorum’un nası olsa kalkınacağını farzederek, yardım etme değil, destekleme, yol gösterme işini bile ihmal ediyor. O zaman da, Çorum’un kalkınma kapasitesi, kendisi ile sınırlı kalıyor.
Demokratik rejim yolunda, tam elli altı senedir, Çorum sağ partilerin etkisindedir. Sağ partiler söz sahibi olmuşlardır. Bu demektir ki, sağ partilerin her cins zihniyetiyle Çorum yoğrulmuştur. Bu gün de durum dörde karşı birdir.
Ümitsizlik te yoktur. Veya, ümitlerimiz Hitit Üniversitesi’ne bağlı kalmıştır. Hitit Üniversitesi sağlaşmazsa, Çorum medeniyet yolunda zihniyet değiştirecektir.
Çorum’un bir hassası da, insanların kazandıklarını, kazandıkları yere sarfetme istekleridir. Doğunun ve Güneydoğu’nun tam zıddı bir zihniyettir. Kalkınmanın, sanayileşmenin sebebi de budur. Çorumlu, gelecekten ümitlerini kesmiş değildir.
 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

SATILIK CORSA VE KİRALIK BÜRO
Satmak Istiyorum (03.12.2008)
ACİL SATILIK BAĞ VE YOLA CEPHELİ ARSA HİSSESİ (ÇOK HESAPLI)
Satmak Istiyorum (02.12.2008)
DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 1 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55