|
Evet, akşam yemekte, yediklerime şöyle bir göz gezdirdim. Sofrada olanların hemen hepsi kendi memleketimizin yetiştirdikleri idi. Avrupa’da böyle bir memleket yok. Meyvelerin bir kısmı Avrupalı memleketin mahsulü olmuş olsa bile, bilhassa Kuzey ülkelerinde, büyük bir kısmı başka memleketlerden ithal edilmişlerdir. Muz Avrupa ülkelerinde yetişmez; ancak, muzun en iyisini, en ucuza Avrupa ülkeleri yerler. Alman Başbakanı, bir tank yollayıp bütün memleketin yiyeceği muzu almak ve bir gemi ile bütün memleketin tüketimine arzetmek, herhalde akıllıca bir iştir, demiştir. Bizce de öyledir.
Bizim memleketimizde her şey yetişiyor. Hiç yiyecek almamış olsak, kimseye şikayette bulunmadan yaşayabiliriz. Yokluk çekmeyiz. Her iklimin mahsulünü, her zaman, memleketin her tarafında bulmamız mümkündür. Böyle bir memleketin vatandaşı olmak güzel bir şeydir de, bunun kıymetini biz Türkler anlamış görünmüyoruz. Bu tabiat nimetlerinden insanca faydalanmak için, sorunlarımızı akıl içinde insanca çözüp, akıl içinde çalışma alışkanlığımızın olmadığını, son olaylarda da iyice görmüş ve öğrenmiş bulunuyoruz. Görmemiz ve öğrenmemiz, bizi akıl içinde bir araya getirecek midir? Ben, şahsen buna inanmam. İnsanlar bilmedikleri konularda bildikleri varmış gibi konuşmaya devam ederlerse; insanlar, inançlarını inanç olmaktan çıkarıp devlet yönetimine katmak istemeye devam etmek istedikleri müddetce; insanlar, devletin malını kendi malları gibi gözetme alışkanlığından uzak kaldıkları müddetce, insanlar, ötekilerin de doğru düşünmüş olabileceklerini kabul etmedikleri müddetce, anlaşıp ta bir noktaya gelinmesi mümkün değildir. O demektir ki, bizim milletimizin demokratik rejime pek ihtiyacı yoktur. Daha bir müddet, eğitim yoluna devam edilmesi gerekecektir. Fakat, ne zaman vakit geldiği sanılarak demokrasiye geçilirse, unutmamak gerekir ki, hep bırakılan yerden işe başlanmış olacaktır. Kaybedilen zaman, hep kaybedilmiş olarak kalacaktır.
Avrupalı laik olmuş ve bütün kötülüklerden kendisini kurtarmıştır. Laik olunca, insanlar eşitlik düşüncelerini, diğerleri için de kabul ediyor. İnsanlar, kendilerinin de eşit birer insan olduğunu kabullenirse, birşey kaybetmediğini öğreniyor. Birlik olmanın, eşit olmanın faydaları, eşitsizliğin faydalarından çoktur. Eşit olmanın görüntüsünün insana taşıdığı mutluluk, pek çok çıkarın üstünde olan bir rahatlık hissidir. Bu duygu içinde yaşamak, insanın ömrünü artırır dersek, büyük hata yapılmış sayılmaz. İşte millet böyle olunuyor. İngiltere de eskiden bizim gibi imiş. Bin yıl bu yolda yürümeye kendini zorlamış ve millet olmuştur. Pek çok insan, bu işi, yalnız İngilizlerin başarmış olduğu fikrindedir. İngilizler, İngiliz olmaktan mutludurlar. Demokrasinin beşiği olmaktan da mutludurlar. Yaşamda gaye de mutlu olmak değil midir?
Ulus olmak, aynı ırktan, aynı etnik kökenden gelmek demek değildir. Aynı ırk veya aynı kökenden gelen bir millet yoktur. Bazı esas unsurlar, insanlar arasında benimsenmekte, ona sahip çıkılmaktadır. Bunların adedini çoğaltırsanız, insanları ayıran nesnelerin adedi azalır. İşte, millet olma yoluna girilen nokta böyle işaretlenir. Bizim milletimiz de bin yıldır bu topraklarda yaşamaktadır ama, ayırıcı noktalar öyle benimsenmiş ve öyle düşmanlık noktasına taşınmıştır ki, açılan yaraları kapatmak bir türlü mümkün olmamaktadır. Sivas olaylarının olması için bir sebep var mıdır? Yüzlerce sene arasanız, cehaletten başka bir sebep bulamayacaksınız. “Cumhuriyetin temeli Sivas’ta atıldı, Cumhuriyet Sivas’ta bitecektir” yazısının duvarlara yazılmasının cehaletten başka bir sebebi olur mu? Sivas’ta böyle olaylar eskiden de olmamış mıdır? Bunları nasıl unutturacaksınız? Siz işaret bırakmasanız bile, bugüne kadar yazılanlar tarihte yer almayacak mıdır? Diğer illerimizde ve bu arada Çorum’da olan oayların bir gereği var mı idi? Bu olaylar neleri hallettiler? Bu lekeleri bugün anmasanız bile, ilerde nasıl zihinlerden ve tarihten sileceksiniz? Bu işleri beğenmeyen insanları, bu işleri yapanlarla nasıl bir tutabilirsiniz? Eğer insansanız, vicdanınız varsa, bu seçimi yapmak zorundasınızdır.
Bu gün içinde bulunduğumuz durum daha iyi midir? Vicdanınızı ortaya getirip düşünseniz, inançlarınızı rahatça yaşadığınız hakikatını bulacaksınız. Ne zaman bunlara biz alışmış olacağız? Daha çirkin olaylar mı görmemiz gerekiyor?
|