|
Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri Komutanı; savaşın başında, eğer İncirlik Üssünü kullanabilseler, savaşın daha kolay kazanılacağını, kazanılmış olacağını bildiriyor.
Bizim Sayın Edip Paşa’mız da, tıpkı onun gibi, 1 Mart tezkeresi kabul edilmiş olsa, çok iyi olacaktı diyor.
Bir Mart tezkeresi Meclis’te kabul edilse, 65 bin Amerikan askeri, uçakları ve helikopterleriyle Güneydoğu Anadolu’ya konuşlandırılsa, İncirlik Üssü de kullandırılmış olsa idi bile; bizim kafamıza göre işler yine böyle seyredecekti. ABD, Irak savaşını Türkiye ile yapacak değildi. Amerika’nın planları bunlardı. Kürt Devleti, Kuzey Irak’ta kurulacak, Saddam asılacak ve Irak bölünecekti. Bu nimete Türkiye’nin ortak edilmesi düşünülemezdi. Zaten, ABD Irak’ta savaş yapmadı ki işin kolayı veya zoru düşünülebilsin. Irak ordusu savaş yaptı denebilir mi? O zaman, savaşın kuzeyden veya güneyden yapılmasının farkı olur mu? Şimdi İncirlik kullandırılıyor. Amerika Irak’ta savaşı bitirebiliyor mu?
Bizim devletimiz, 1947’den beri Amerika ile müttefik olduğuna inanır. Amerika ne istedi ise, fazlasıyla yapmışızdır. Kore için asker istendiğinde, Dışişleri o zamanki Bakanı rahmetli Fuat Köprülü, bir tümenle katılımı teklif etmiştir. Amerika’nın Ankara Büyükelçisi, sonradan yazdığı hatıratında, Türk vekili bir tugaya razı edebilmek için sıkıntı çektiğini yazmıştır. Türk Dışişleri Bakanı’nın Tümen hakkında bir fikrinin olmadığını da kitaba koymaktan çekinmemiştir. Kore’de mezar sahibi olmak kolay mıdır?
Amerika ne istedi ise, bizim yöneticilerimiz, bir denilen iki yapmamışlardır. Amerika istedi de nerelere asker gönderilmedi? Nerelerde Türk varlığı gösterilmedi? Yine de, askerlerimizin başına, fırsatı ele geçirince, Amerikalı çuval geçirdi. Yine de, bir dediği yapılmadı diye, hem de kaç sene sonra, Amerikan Hava Kuvvetleri Komutanı, İncirlik Hava Üssü’nün kullanılmamasından doğan zararları hatırlatmaktan geri kalmıyor. Bir gün, bu reddedilen tezkereden dolayı, Türkiye’den maddi tazminat istenirse, ona da şaşmamak gereklidir.
Amerikalı, hep kendisini haklı ve düşüncelerini de doğru sanıyor. Kendisi nereden geliyor. Bahanelerinin hepsi yalan ve uydurma. Bunlardan dolayı hiç sıkıldığı da görülmüyor. Daha önce kendisinin şımarttığı bir diktatörü yok etmek için, her teşebbüsü meşru kabul ediyor. Her istenilenin de kendi emrine verilmesini istiyor. Türkiye’den istedikleri üzerinde konuşulmasını bile istemiyor.
Biz, Amerika ile değil, bu savaş yapılan ülkelerle birlikte yaşamak zorundayız. Irak Türkiye’nin komşusudur. Büyük çapta ticari ilişkimiz var. Bu gün bu çıkarlarımız alt üst olmuştur. Zararlarımız milyarları aşmıştır. Kendisinden bir istekte bulunan da olamıyor.
Amerika buradan nasıl olursa olsun gidecektir. Türkiye Irak’la yine yanyana yaşıyacaktır. Irak’la tarihi ve kültürel bağlarımız vardır. Ayrıca, Irak’ta üç milyon Türkmen insanımız yaşıyor. Amerika’nın dediklerini yapmış olsa, bir mart tezkeresini meclis çıkarmış olsa idi; Irak ve diğer komşumuz bulunan ülkeler bu hareketimizi nasıl karşılardılar? Bütün bunların, Amerikan mantalitesi yanında bir anlamı olmuyor. Bir defalık, Amerikan isteklerine ters bir karar meclisten çıkmıştır ama; yine de iktidar, Amerika’yı memnun etmek için, gizli veya yarı gizli olarak, Amerikalı’nın dediklerinin hepsini yapmıştır. Yapmış yapmış olmasına da, Amerikalı’nın içinde uyanan kin, yumuşama temayülü göstermemiştir.
Amerikalı, müttefikliği bağlılık olarak anlıyor. İtiraz edilmesine tahammülü yok. Dünya devletleri ve milletleri hakkında da büyük bir bilgiye ve kültüre sahip değil. Bizim için hiçbir bilgiye sahip değil. Mütareke zamanındaki sefiri, Anadoludaki Alevilerden istifade edebileceğini Amerikan Dışişleri Bakanı’na yazmıştır. Bu savaş sonunda da, Anadolu Aleviliğini bizzat Türklere tetkik ettirilmiş ve CIA üniversitelerinden birinde inceletmiştir. Amerika, Alevilik hakkında bilgi sahibi değil. Alevileri, bir ayrı etnik köken sanıyor. Gerektikçe, onlardan faydalanmayı bile düşünüyor olmalı. Amerikan kafası budur; bu kafa ile müttefiklik yapılır mı? Amerika, asker başına çuval geçirmenin ne anlam taşıdığını idrak etse, bunu yapmaya teşebbüs eder mi? Bunu yapan Amerika’ya, bizim asker ısınabilir mi? İşin neresinden tutsanız elinize geliyor. Amerikalı general de, geçmişin hesabını yapmakla meşgul...
|