Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow HİCİV VE MİZAH
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
HİCİV VE MİZAH Yazdır E-posta
03 07 2008

Ömer Özcan’ın “Türk Edebiyatında Hiciv ve Mizah” kitabı harika. 

Hiciv ve mizah seviyorsanız, mutlaka okumanızı tavsiye derim.

Hiciv ve mizahın kökeninde eleştiri vardır. Önceleri Tanrı’ya, din adamlarına yapılan eleştiriler, daha sonraları devlet adamlarına ve zalimlere yöneltilmiştir.

Mizah, eğlendirmek, güldürmek ve birinin bir davranışa incitmeden takılmak amacını güden ince alaydır.

Hiciv, bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi ya da bir geleneği yermek için yazılmış, söylenmiş, söz, taşlama, yergidir.

 

Yunus Emre şeriatın cennetine karşı tavır koyar, Tanrı’ya şöyle seslenir;

Cennet cennet dedikleri, / Bir ev ile birkaç huri,

İsteyene sen ver onu, / Bana seni gerek seni…

 

Behlül Dana halk arasında yaygın olan softaların uydurdukları söylemlerden yola çıkarak Tanrı ile dertleşiyor;

Ademi balçıktan yoğurdun yaptın, / Yapıpta neylersin bundan sana ne?

Halk ettin insanı saldın cihana, / Salıpta neylersin bundan sana ne ?

 

Kaygusuz Abdal’da dinin kurallarına karşı çıkar, Tanrı ile söyleşir;

Garip kulun yaratmışsın, / Derde mihnete katmışsın,

Anı aleme atmışsın, / Sen çıkmışsın uca Tanrı…

 

Azmi Baba ise Tanrı’ya bir başka dille sitem eder,

Denizleri yarattın sen kapaksız, / Suları yürüttün elsiz ayaksız,

Yerleri temelsiz, göğü dayakasız, / Durdurursun acep iskancı mısın ?

 

Hiciv Karacaoğlan’la göklerden yere inerek insanlara bulaşır.

Bu dünyada adam oğluyum dersin, / Helali haramı durmayıp yersin.

Yeme el malını er geç verirsin, / İğneden ipliğe sorulur bir gün..

 

Tokat’lı Nuri sevgilisine şöyle seslenir.

Zamane hubuna(sevgili) meylini verme, / Kışın zemherirde yaz eder seni,

Hakikatlı sanıp sakın inanma, / Ganilik(zenginlik) vaktinde hazzeder seni…

 

Ruhsati zamandan yakınır;

Bir vakte erdi ki bizim günümüz, / Yiğit belli değil, mert belli değil,

Herkes yarasına derman arıyor, / Deva belli deği, dert belli değil…

 

Şair Eşref’te Osmanlı’da devlet yönetiminin rezaletini şöyle dile getiriyor.

Her biri halince icra-yı mezalim etmede,

Görse bir memuru insan bir şaki zannediyor.

Eyleme beyhude ey biçare feryad ü figan,

Ah-ı mazlumu Hükümet musiki zannediyor…

 

Göz bakar, beyin görür, kalp duygu katar,

Sonsuz uyum tabiatı anlamakta yatar,

Tanrı’nın suretine aynayız, görebilirsen,

Aç gönül gözünü, her şey görmekle başlar…(Mehmet Özata)

 

 

 

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAYAN MUHASEBE ELEMANI ALINACAKTIR
İş Verenler (21.11.2008)
KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 36 misafir ve 1 üye bağlı
  • omersrc

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55