|
Bu yazımızın, politika ile falan ilgisi yoktur. Memleketimizde, bazı sorunlarda tam adaletli olmak istenirken, tam adaletsizlik içine düşülmektedir. Her Türk ailesinin başında bu çeşit işlemler olmuştur. Bundan sonra da olmaya devam edecektir. İşte bu sorunda, bizim şahsi düşüncelerimizi ortaya koymak istedik. Bizim başımızda da bu işler vardır.
Toprak sahibi olan ailelerin hemen hepsinin bildiği bir sorun var. Bu toprakların her karışında ortakların hakkı olduğu düşünülerek, adalet içinde kalmak için, toprağın bölünemeyeceği kanaatına varılmakta ve izalei şuyuu yolu tercih edilmektedir. O zaman, hakim toprak parçasını satışa çıkarmakta ve parası olan araziyi almaktadır. Bu takdirde, babadan kalma bir mülkten, varislerin bir kısmı tamamen dışarı çıkarılmaktadır.
Benim eşimin toprakları var. Araziyi kullananlar, diğer varislerle anlaşarak, topraklarını satın almışlardır. Bizim hisselerimiz kalmıştır. İzalei şuyuu yapınca, satışa iştirak etme imkanımız olmadığından, arazileri işleten kayınbiraderimiz ve çocukları, bu fırsattan istifade etmektedirler ve eşimden kalan topraklardan bizim çocuklar istifade edememektedirler.Çünkü, satışta, bu tarlalar bölünmez düşüncesi mahkemelerimizde hakim fikirdir. Tam adalet isterken, tam adaletsizlik ortaya konmaktadır. Bizim babadan kalma tarlalarımız da aynı zihniyet içinde kullanılmaktadır.
Bir de bizim edindiklerimiz var. Binevler’den kura ile çıkan bir apartman arsası, 3 bin küsur metrekare olarak muhafaza edilmiştir. Apartman yapılırsa, en azından bir daire, bizim her birimize düşecektir. Biz bu heves içinde iken, 10 villaya çevriliyor. Bizim belediyemiz, demokratik haklara saygılı olarak, vatandaşlarımızın her istediklerini hak olarak, insan hakkı olarak kabul ediyor. Apartman müşterek arsası, villaya çevriliyor. Daha sonra da, birinin içinde bulunduğu kooperatif, izalei şuyuu yolu ile, bu arsaların hepsini alıyor. Mülk sahiplerine bir miktar para veriyor ve anlaşıyor.
Bana, bu yazının sahibine de teklif yapılıyor. 8 bin lira teklifi yapılıyor. Halbuki ben, burada kalmak istiyorum. Arsanın yerini güzel buluyorum ve gerekirse bu kooperatifin gereklerini yapıp, yine de arsadan ilgimi kesmek istemiyorum.
İsteklerim reddediliyor. Kooperatif üyelerinin kimler olduğunu dahi bilmiyorum. Ortaklardan içerde kaç kişi olduğunu da bilmiyorum. İstenilen şey, benim şahsen ortaklıktan vazgeçip, teklif edilen parayı almış olmam gerekiyor. Aksi halde, izalei şuyuu yolu gösteriliyor.
İmkanlarımı toparlayıp izalei şuyuu yoluna gittim. Benim artırma imkanlarım bitince, karşı taraf, yani bizim arsa üzerindeki kooperatif, küçük bir artırma daha yaparak bizim arazimizin sahibi olmuştur.
Belediye, apartman olarak planlanmış arsayı villa arsasına değiştirip planı bozmasa, biz mülk sahibi olmakta devam edeceğiz ve bir istifademiz de olacak. Bu durumda, kanundaki boşluk aleyhimize kullanılarak, arsalarımız elimizden çıkarılmamıştır. Kanunlara iyi niyetli olarak konmuş maddeler, tatbikat sahasında, tam bir adaletsizliğin sebebi olmuştur. Arsalarla uzaktan ve yakından ilgisi olmayan insanlar, paraları sayesinde veya zengin gizli bir arkadaşları sayesinde mülk sahipleri olmuşlardır. Bu iş bir yerde kalmayıp ta devamlı uğraşı vasıtası olursa, o zaman da bir geçim veya zengin olma yolu açılmış olacaktır. O zaman, bu teşkilatın adı, halk arasında değişikliğe uğrayacak, bu yol, aynı zamanda devletin vergisini vermemek için de bir yol teşkil edecektir.
İngiltere kapitalist bir ülkedir. Asırlar önce, bir cins toprak ve arsa reformu yapılmış ve işletme arazisinin bir noktadan daha geriye küçülmemesi için, esaslı bir çare bulunmuş ve toprak veya mesken, ailenin en büyük erkek evladına bırakılmıştır. Bu işlemden dolayı, bunları yapan siyasi parti, komünistlikle itham edilmemiştir. Hala da bu sisteme devam edilmektedir. Acaba, Türkiye’de de, adaletsizlik membaı olan bu izalei şuyuu yolu değiştirilip, ortakları zarara sokmayacak başka bir yol bulunamaz mı? Türban için sarfedilen bu kadar gayretin bir kısmı, her aileyi ilgilendiren bu noktada gösterilmiş olması, daha hayırlı bir iş olmaz mı?
|