Anasayfa arrow YAZARLAR arrow ALİ EMİROĞLU arrow BİZİM GÖĞÜS HASTANEMİZ
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
BİZİM GÖĞÜS HASTANEMİZ Yazdır E-posta
30 06 2008

Bizim Göğüs Hastahanemiz, şehrin ortasında kalmıştır. Aslında, bu hastahane şehrin ortasına yaptırılmış değildir. O zaman, hastahane şehrin dışında idi. Çorum’un etrafı mezarlıklarla çevrilmişti. Çorum şehrinin mezarlıkları aşarak bu derece genişleyeceğini rüyalarda bile göremez, düşünemezdiniz. İşte böyle bir anda, Çorumlu olmayan bir doktor, Abdurrahman Soyarslan, hem Çorum Göğüs Hastalıkları Hastahanesi’ni ve hem de Verem Dispanseri’ni yaptırmış ve işletmeye açmıştır. O zaman içinde, şimdiki zaman içinde ve gelecek zaman içinde, bu iki sağlık kurumunun yaptığı hizmetler küçümsenemez. Fakat Çorum’da, her devirde, bu ehemmiyetli hizmetleri istemeyenler ve kendi kafalarına göre yanlış bulanlar olmuştur. Bu gidişle, Çorumluların bazılarında, bu çirkin düşünce tarzı hep bulunacaktır. Bu düşünmeyi bilmeyen zavallı insanlar, kendi yanlış mantıklarını, her devirde, devrin yetkili adamlarına taşımaya çalışacaklardır.

Araya sıkıştıralım ki, Göğüs Hastahanesi’ni yaptıran bu büyük insan, kendisine bir ev satın almadan, otel köşelerinde ölmüştür. Bakanlıkta bir Genel Müdür makamına da taini yapılmış olduğu halde, bir ev satın alamamıştır. Tasarruf ettiği paralarını da, bir tüccar yapıcı içetmiştir.

Dedik ki, Çorumlu bazı muzır insanımız, böyle hayırlı işlerin karşısındadırlar. Ta, başlangıçta, daha rahmetli Menderes Başbakan olarak Çorum’u ziyaret ettiği anlarda, bu muzır insanlardan Çorum’da vardı. Bunlar, o zaman da devrin iktidar partisinin üyeleri idiler. Göğüs Hastalıkları Hastahanesi’nin yerinin yanlış seçilmiş olduğunu, şehir içinde, mikroplu hastaları barındıran bir hastahanenin bulunmasının yanlış olduğunu kendisine anlatmışlar ve tavırlarını da koymuşlardır. Bu hastahane şehir dışına çıkarılacak ve burası okul olacaktır.

O kadar ileri gidilmiştir ki, resmi otorite sahipleri, o zaman da seslerini çıkarmaktan çekinmişlerdir. Rahmetli Menderes bu hastahaneyi görmek istemiş ve gitmiştir. Daha kapıdan girerken, yardım edenlerin levhasını kapının yanında görünce, “Ben dediğinizi yapmak isterim ama, bu yardım edenlerin ruhları buna razı olmazlar; bunun için, bu Hastahane burada kalacaktır” demiştir.

Hastahane yerinde kalmıştır da, bu muzır insanlar, iddialarında vaçgeçmemişlerdir. Sonradan, Başhekim olarak uzun yıllar burada hizmet veren Abdurrahman öztürk ise, biriktirdiği dernek parasıyla, hastahane bahçesini genişletmiş idi.

Bu hastahanenin, Göğüs Cerrahisi haline çevrilmesi teşebbüsleri de, bizim de düşüncemiz içinde idi, ise de, başarılı olmamıştır. Bu hastahane, siyasi şahsiyetlerce pek makul sayılmamıştır.

Çorum’da, bazan benim de yaptığım gibi, herkes aklının erdiği işlerle uğraşmıyor. Bazan bazan, hiç ehil olmayan insanların, akıl ve kültür isteyen işlere de karıştıkları görülüyo. Kan Bankası için de, böyle siyasi müdahaleler olmuştu. Ona da ses çıkaran olmamıştı. Bizim yazdıklarımız ise, bir işe yaramamıştı. O gün bu gün, Kan Bankası beklenilen düzene erişmemiştir. Kan Bankası yönetimi ise, pek çok işlerden daha da zordur.

Şimdi de, Çorum Göğüs Hastalıkları Hastahanesi, yine siyasi bir sorun yapılmıştır. Bu Hastahanenin yerinden kaldırılması isteği yine uyanmıştır. Sebeplerin niceliği bilinmiyor ise de, şehir içinde mikrop saçan insanların bir hastahanesinin olması istenmemiş olması çok muhtemeldir. Halbuki, her ülkede, bu hastahaneler şehirlerin içlerinde bulunmaktadır ve ulaşım için bu durum zorullu da görülmektedir.

Bize ulaşan bilgilere göre, bu defa da niyet bu değildir. Hastahane şehrin ortasında kalmıştır ve yeri de oldukça geniştir. Lojmanların işgal ettikleri yerleri de düşünürseniz, arsanın büyüklüğü ve yerin iyiliği dikkati çekmektedir.

Son zamanlarda, Çorum’da daha beş yıldızlı otel yapımına da heveslenenler, vardır. Galiba, bu niyeti olanlara arsa temini için, sözde kudret sahibi insanlar harekete geçirilmişlerdir. Şehrin tam ortasında, geniş bahçesiyle, yirmi katlı bir beş yıldızlı otelin buraya dikilmesi kötü müdür? Bu düşünce, saygılı kalınması gereken bir çok telakkiyi gölgede bırakmaz mı? Bir de, buradan elde edilecek gelirden ayrılacak pay düşünülürse, bu teşebbüs sahiplerine hak verilmez mi?

Ben hak vermem. Yapılan bir eser, hele halk tarafından yardım edilmişse, yapıldığı gaye için kullanılmalıdır. Bu gün, beş yıldızlı otel için arsa yoksa, şehir planını yapıp ortaya koyanlarda günah aranmalıdır. Pilavdan önce plan prensibi benimsense, bu zorlukların hiç birisi bu gün olmazdı!..

 

 

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAYAN MUHASEBE ELEMANI ALINACAKTIR
İş Verenler (21.11.2008)
KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 61 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55