Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow AÇIK OTURUMLARIN GÖSTERDİKLERİ
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
AÇIK OTURUMLARIN GÖSTERDİKLERİ Yazdır E-posta
25 06 2008

Hemen hemen her televizyonda, açık oturumlar teşkil ediliyor. Bu açık oturumlarda tartışma konusu olarak, güncel olan konular seçiliyor. İktidar partisi mahkemeye verilebilir mi? Anayasa Mahkemesi’nin, bir konuyu esastan incelemeye almasına hakkı var mıdır? Şayet alırsa, bu bir adli darbe sayılır mı?

Her mahkeme kararında olduğu gibi, kararlar Anayasa Mahkemesi’nde de, Anayasa Mahkemesi içinde eleştirilebilir. Ancak, bu eleştiri, eleştiri mahiyetini geçemez. Anayasa Mahkemesi, kararlarından dolayı, tıpkı öteki mahkemeler gibi, saygısızlığa uğratılamaz. Karar karardır ve tatbik te edilecektir. Kanunların başlangıçta yanlış yapılması, mahkemenin bir hatası değildir. Biz bunları doktor kafasıyla biliyoruz ve saygılı da oluyoruz; bazı saygısızlar, hukuk adamı oldukları halde, bizim gibi düşünmek istemiyorlar. Bunların istememeleri, işi onların düşünceleri istikametine kaydıracak değildir. Anayasa Mahkemesi, bu yüksek mahkeme, aynı zamanda ihtisas mahkemesidir. Aldığı kararlar tatbik edilecektir. Bu kararlar tatbik sahası bulmazsa, asıl hukuk darbesi işte o zaman olacaktır.

Tartışmalarda, işi iyi bilenler de var. Adeta, kürsüden ders verir gibi, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını izah edenler, anlaşılmamanın ıstırabı içinde kıvranıyorlar. Anayasa’nın dokunulamaz, değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddeleri değiştirilmiş ise, Anayasa Mahkemesi’nin esas hakkında karar alma hakkı yoktur, denebilir mi? Anayasa Mahkemesi’ni esaslarla uğraştırmamak için, kanun yapanların, Anayasa’nın dokunulamaz, dokunulması teklif edilemez maddelerine parlamentonun dokunmaması gerekir. Anayasa değişikliklerinin zor oluşunun ve böyle istenişinin sebebi bunlardır. Her devlet Anayasasına uzun aralıklarla saygılı kaldığı halde, bizde her erken kalkan, Anayasa değişikliği istemekten geri durmuyor. O zaman da, yetkisiz sanılan bazı kurumlar, kendiliğinden, yetkili olduklarını ortaya koyuyorlar. Siz, işiniz zaten yok, uğraşıp durunuz. Netice konduğu sırada yürümeye devam edecektir.

85 senedir, Anayasa değişiklikleri olmuştur ama, Devleti kuran Anayasa’nın esas maddelerine kimse dokunmak istememiştir. Fransız Anayasasına da, De Gaulle hariç kimse dokunmamıştır. Napolyon’un yaptığı Anayasa, aşağı yukarı bu güne kadar devam etmiştir. De Gaull, tehlikeli bir anda ortaya çıkmış ve Fransız Anayasasını değiştirmiştir. De Gaulle, Anayasayı, partilerin genel başkanlarından bir kurucu meclis kurarak yapmıştır. O günden beri de Fransız Anayasası yine konduğu gibi duruyor Bizde, bu kadar yoğun tartışmalara bakarak, cidden Anayasa değişikliği isteyecek kadar sorunlar var mıdır? Bizim halkımızın çok büyük bir kısmının, Anayasa ile bir ilgisi ve de bilgisi var mıdır? Tam beş sene, AKP iktidar da olduğu halde, türban yasası hakkında bir teşebbüste bulunmadı. Türbanlıların da, Çankaya Köşküne çıktığı görüldüğü halde, sokakları işgal etmeye teşebbüsleri olmadı. İş yürüyüp giderken, Türk halkının da açlık davası ortada iken, bir türban sorunu için, bu kadar Anayasa sorunu ortaya koymanın anlamı var mı idi?

İşte, televizyon ekranlarında bu davayı tartışanların bir kısmı öteki kesimin tam zıddı durumuna geçerek, Parlamentonun kanun yapma yetkisine müdahele edilemeyeceği tezini rahatlıkla müdafaa edebiliyor. Parlamentoyu da bağlayan Anayasa maddeleri olduğunu da hiç düşünmüyor. O zaman da, bir anlaşma noktasına ulaşılamıyor. Hatta, bu tartışanlar arasında, birbirlerinin hiç bilgi sahibi olmadıkları ithamları da karşılıklı yapılabiliyor.

İngiltere’de yazılı anayasa yokmuş. Anayasasız bir devlet nasıl kurulur? Sokaklarda savaş devam ederken, İngiltere Parlamentosu bu Anayasayı yapmış ve arşive konmuştur. İleri geri konuşulmuş olsa bile, İngiltere’de Anayasa değişikliğine ihtiyaç duyulmuyor. İngiltere’de, Devlet kurulurken, sağlam esaslar kabul edilmiştir.

Türkiye’de de Anayasayı ilk yapan ihtilal parlamentosudur. Biz, Cumhuriyet anayasasından bahsediyoruz. İlk sözcüğünden, Abdulhamit’in kaldırdığı ilk meşrutiyet Anayasası değildir. Açıkça, bizim ihtilali yapanlar, Cumhuriyetin Anayasasını yaparken, hep temkinli olmuşlar ve Cumhuriyet düşmanlarının eline koz vermemeye çalışmışlardır. Hamdolsun, Cumhuriyet düşmanları da, kökü kesilemeyecek kadar Türkiye’de çoktur. Ne olacaktır? Hiç bir şey olmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti devam edecektir. Cumhuriyeti bu gün sahiplenenler, onu kuranlardan daha az cesur ve daha az namuslu da değildirler.

 

 

 

 

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAYAN MUHASEBE ELEMANI ALINACAKTIR
İş Verenler (21.11.2008)
KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 55 misafir ve 1 üye bağlı
  • freeman4363

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55