Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MUSTAFA SAATÇİ arrow YAŞLI ADAM
YAŞLI ADAM Yazdır E-posta
24 06 2008

Adamın biri evlenmeye karar vermiş ama yaşı 75. Evlenmek istediği kız ise 25…Çocukları, torunları evlenmesin diye adamı ikna etmeye çalışmışlar;

“Babacığım, bak yaşın ilerledi, kalbin dayanmaz” diye…

Ama adamı ikna etmek ne mümkün…Kimseyi dinlememiş. Genç kızla evlenmiş.

Gerdek gecesinin sabahı, çocukları, torunları merakla bekliyorlar. Öğle olmuş, yeni evlilerden ses seda yok.

Aradan birkaç saat daha geçtikten sonra kız bitkin bir vaziyette dışarı çıkmış.

Yaşlı adamın oğlu koşmuş, endişeyle sormuş:

“Neler oldu?..Babam iyi mi?”

Genç kadın;

“Evet çok iyi” demiş, “Ben yoruldum da biraz mola verdik”…

“Allah Allah” demiş oğlu, “75 yaşında bir adam nasıl bu kadar aktif olabiliyor?”

Genç kadın, sıkıntıyla cevap vermiş:

“Adam bunak…Yapıyor unutuyor, yapıyor unutuyor.”

EVİ BULURSA YATMAYIN !

Telefon çalar.

- Alo buyrun.

- Emel Hanım?..

- Evet efendim, buyrun.

- Emel Karakaş değil mi?

- Evet efendim.

- Hanımefendi, burası tıbbi tahlil laboratuarı. Eşinizin test sonucu geldi, ancak aynı isimde bir beyin daha sonucu var elimde. Açık konuşmak gerekirse, hangisi daha kötü bilemiyorum.

- Ne demek istiyorsunuz?

- Valla biri alzaymer, diğeri AIDS.

- Bir daha yaptırsak testi…

- Hanımefendi, biliyorsunuz bunlar oldukça pahalı testler. Sigorta ikinci kez ödemez.

- N’apcaz o zaman?

Bakın, biz burada düşündük, şöyle bir fikir geldi aklımıza: Kocanızı bindirin arabaya, şehrin ortasında bir yerde bırakın. Evi bulursa sakın bir daha onunla yatmayın !..

GEYİK

- Karadenizli askerin silahına ne denir?

- Lazer silahı.

*

- Medyum Memiş kaç kardeştir?

- Dört kardeştir: 1-Small Memiş, 2-Medium Memiş, 3-Large

Memiş, 4-XLarge Memiş...

HAYAT DERSLERİ 4

Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak diye gözlüyor...

Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu.

Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Kan ter içinde kaldı ama, sonunda, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü.

Açtı... Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde:

'Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir.' diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.

'Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.'

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)
BAYAN AŞÇI
İş Verenler (28.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (27.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 34 misafir ve 3 üye bağlı
  • staryapi
  • cyanardag
  • nilgunyolyapar

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61