|
Geçen yüzyılda genç bir Türk işadamı, Güney Afrika’ya iş gezisine gitmiş.
Her şey umduğundan daha çabuk gelişmiş, iş görüşmelerini başarıyla tamamlamış, sözleşmelerini imzalamış…Dönüşüne de daha bir gün var…
Büyük sinemalardan birinin önünden geçerken “Ghandi” filmi dikkatini çekmiş. Şu bol oskarlı uzun film…
Hemen taksiden inmiş, doğruca gişenin önündeki kuyruğa girmiş.
Kuyruktakiler tuhaf tuhaf bakmışlar kendisine, içlerinden biri seslenmiş:
- Beyefendi, yabancısınız galiba?
- Evet, nereden anladınız?
- Burada beyazlar kuyruğa girmezler, onlar doğrudan gişeye gider, biletlerini oradan alırlar.
Adam biraz mahcup tüm kuyruğu geçerek gişeye gitmiş. Evet… Beyazlar için ayrı bir pencere…
- İyi günler efendim, bir koltuk rica ediyorum, arkadan ve ortadan lütfen.
- Beyefendi siz yabancısınız galiba?
- Evet, nereden anladınız?
- Burada beyazlar koltukta değil, balkonda otururlar.
- Peki, balkon lütfen.
Genç Türk işadamı, filmi seyretmeye başlamış, ama Güney Afrika’da bizdeki gibi “Frigo buz !”, “Frigo buz!” uzun aralar yok ki…Çişi gelmiş, etraf karanlık, herkes filmi izliyor. Biraz daha sabrettikten sonra dayanamayıp ayağa kalkmaya yeltenmiş. Tam o sırada yanındaki sormuş:
- Beyefendi nereye?
- Hiiiç..Tuvalete..
- Beyefendi siz yabancısınız galiba?
- Evet, ama nereden anladınız?
- Burada beyazlar tuvalete gitmez ki, balkondan aşağı işeyiverirler.
Adam iyiden iyiye şaşkın…Tek güvendiği etraftaki karanlık…Balkonun korkuluklarına dayanıp tam çişini ederken, aşağıdan bir ses yükselmiş:
- Heeey yabancıııı !...
Adamın şaşkınlığı bir kat daha artmış, çişinden tanındığı için ürküntü içinde…Aşağıdan bağıran devam etmiş:
- İnsan sadece birinin kafasına etmez ki…Şöyle bir serpiştirir. Bu memlekette sosyal adalet var, sosyal adalet !..
HAYAT DERSLERİ 3
Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu... Çocuk sordu:
'Çikolatalı pasta kaç para ?'
'50 Cent.'
Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu:
'Peki, dondurma ne kadar ?'
'35 Cent.' dedi garson kız, sabırsızlıkla. Dükkanda yığınla müşteri vardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha ne kadar vakit geçirebilirdi ki...
Çocuk parasını bir daha saydı ve
'Bir dondurma alabilir miyim, lütfen ?' dedi.
Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garson kız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu, birden. Masayı sanki akan gözyaşları temizleyecekti.
Boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı 15 Cent'lik bahşiş duruyordu..
GEYİK
- Otuz Laz denizci boğulmuş, neden?
- Denizaltıları bozulunca ittirmeye kalkmışlar...
*
- Karnı aç olan eşcinsele ne denir?
-Topaç...
|