|
23 06 2008 |
|
İskilip Halk Eğitimi Merkezi’nin açılışı güzel de ikram faslına sıra gelince her sene olduğu gibi yine gazetecilerin canını sıkmasalar daha güzel olacak. Genellemek istemiyorum ama bugüne kadar şaşmaz şekilde kanıtlanan bir önermem var. Sergi açılışına katılan İskiliplilerin önce karnı doyacak, ardından gözü doyacak, en sonra konuklar akıllarına geliyor.
* * *
Metin Alkan olmasa inanın açılışa da gitmeyeceğim ama kendimi O’na karşı borçlu hissettiğim için koşa koşa gidiyorum. Önceki gün İskilipliler yine yaptı yapacağını. Gazeteci arkadaşlarla birlikte kıtlıktan çıkmış gibi masalara koşuşturanları izlemekle yetindik. Üstelik Vali Mustafa Toprak ve Kaymakam Birol Kurubal’ın ‘gazetecilerle özellikle ilgilenin’ şeklinde bizzat talimat vermelerine rağmen. Demek ki yemek meselesi olunca Vali Kaymakam falan da dinlemiyorlar. Kaymakama “Evet efendim, sepet efendim” diyen görevli arkasını döner dönmez “Benim fazladan lengerim mi var” demez mi? Arkadaşlarla ne diyeceğimizi şaşırdık. Sanki oraya sırf yemek yemeye gitmişiz gibi muamele görünce çekildik kenara. Biz haberimizi aldık, fotoğrafımızı çektik, işimiz bitti ama bu kez de minibüsün tüm yolcularının gelmesini beklemek zorunda kaldık. Beklerken sadece bir şoför geldi bir de en sonra Bayındırlık Müdürümüz Ömer Abuhanoğlu yanımıza uğrayıp “Karnınız aç mı?” diye sordu. Aradan tam bir saat geçtikten sonra sorulan “Aç mısın” sorusunun da tabi davası olmazdı.
* * *
Bu hemen her sene yaşadığımız bir hadise. Kimse “Ben gayet iyi karşılandım. Yemeğimi de yedim” diye sazan gibi atlamasın. Derdimiz yemek değil, sadece adam yerine konulmak. Rice minnet çağırıp da iş bitince mendil gibi kenara atılmak herkesin zoruna gider sanırım.
Sakın bundan sonra bana İskilip Dolması demeyin. Midemde gaz, başımda ağrı, ciğerimde sızı yapıyor.
|