Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow İŞİ BASİTE BAĞLAYAMAZSINIZ
İŞİ BASİTE BAĞLAYAMAZSINIZ Yazdır E-posta
19 06 2008

Evet, işi, kimin daha büyük olduğu, kimin kimden daha yetkili olduğu gibi anlamsız düşüncelere bağlamaya kimsenin hakkı yoktur. Ortada laik bir Cumhuriyet var. Bu Cumhuriyeti ise, sokakta bulmadık. Savaşla ve ihtilalle elde edebildik. Bu Cumhuriyetin kendisini koruma ve mücadele etme hakkı vardır. Aslında, her rejim kendisini koruyacak tedbirleri almak zorundadır.

Türkiye Cumhuriyeti tehlikede midir? İlk başta sorulacak soru budur. Bu soruyu insanlarımızın sormaya hakları vardır. Çünkü, insanlarımızın, Cumhuriyetin kuruluşunda hakları vardır. Kurtuluş Savaşı’nı yapan Türk insanıdır. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra da, Cumhuriyeti kuran ve Cumhuriyetten önceki rejimi ortadan kaldıranlar, yine Türk insanıdırlar. Hayat pahasına elde ettikleri bir varlığı, Cumhuriyeti, laik Cumhuriyeti, bu ülkenin insanları korumak zorundadırlar. Her insan, bu tehlike sorusunu kendisine sormak zorundadır. Yaşayıp giderken, yapılanları, konuşulanları, tatbikatı görüyoruz. İktidarlar seçimle değişiyor. Kimsenin bir bahane bulduğu olmadı. Kimse kimsenin yetkisini gasbetmeye kalkmadı. Kanun içinde yapılan icraatları durdurmaya kalkan olmadı. Her şeyin kanun içinde yürüdüğünü görmek ve anlamak için, kanunun verdiği imkanların da kullanılmasına imkanlar vardır.

İşte, mecliste çıkan bir kanunu, türban kanununu, meclis nasıl ki çıkarmaya yetkili ise, muhalefet te beğenmediği o kanunu Anayasa Mahkemesi’ne götürme hakkını kullanmıştır. Muhalefet partisi dağa çıkmamış, meydanların işgal edilmesini istememiş, kanuna itaat edilmemesini istememiştir. Muhalefet partilerinden bazıları, Anayasal haklarını kullanmışlardır. Eğer, Anayasa Mahkemesi aksi bir karar vermiş olsa idi, muhalefet ve bilhassa CHP isyan edecek değildi. Yerinde oturacak, yine de, muhalefet görevine, kanunların izin verdiği ölçüde devam edecekti. CHP, meclisi terkedecek değildi. Meclisi terketmek te bazan bazan bir partinin hakkı olmuş olabilir. Kendisinden neşet ettiğiniz Demokrat Parti de, bir ara meclisi terketmişti. Sinei millet edebiyatı da buradan çıkmıştır. Ecdadınızın yaptığı hareket kendilerinin hakkı olur da, bu işi başka parti yaparsa günah işlenme yoluna mı girilmiş olur? Bunlara alışacaksınız, bunlara alışacaksınız! Eğer, laik demokrasiyi götürme niyetiniz varsa, bunlara alışacaksınız!

Her icraat yapan kişinin mahkemece kontrol edilmesini isteyenler, AKP’nin ilerideki adamlarıdır. Her karar, adalet kontrolünde olacaktır. İktidara gelince, her ay toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nun iki ayda bir toplanmasına karar veren, kararların mahkeme kontrollerini isteyen; aynı şekilde, Yüksek Askeri Şura kararlarında da muhalefet şerhlerini koyanlar, AKP’nin yüksek kademe mensuplarıdır. Bunlara itiraz eden de olmamıştır. Meclisten çıkan bir kanunu Anayasa Mahkemesi’ne götürmekle bunların arasında ne fark vardır?

Bu bizim Anayasa Mahkemesi, aksi bir karar vermiş olsa, yapılan bu saygısızlıklar yine yapılmış olacak mı idi? Bu mahkemeyi biz kurmadık. Bu mahkeme kurulmak zorunda idi. Bize göre, mahkeme görevini tam yapmıştır. Yine bize göre, çıkarılan kanun gericilik kanunudur. İnsanları inanan ve inanmayan gibi ikiye bölen bir kanun ilerici mi olacaktır? Türban sorunu bölücülük değil midir?

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KSS'DE SATILIK DEĞERLİ DÜKKAN
Satmak Istiyorum (05.09.2008)
ÇOK KIYMETLİ SATILIK ARSA
Satmak Istiyorum (05.09.2008)
AVUKATLIK BÜROSUNA BAYAN ELEMAN
İş Verenler (05.09.2008)
PARA KASASI
Satmak Istiyorum (04.09.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 67 misafir ve 5 üye bağlı
  • alis
  • idiaminsamuel
  • yilay_sahkok
  • chacky
  • jibge19

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61