|
Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TURKONFED), 2008 yılının ikinci Başkanlar
Konseyi toplantısını gerçekleştirdiği Çorum'da, güncel siyasi ve ekonomik durumu tartıştı ve "siyasetteki mevcut çatışmaların ülke yönetimini kilitlediği, toplumda kamplaşma yarattığı, ekonominin acil sorunlarının ertelenmesine neden olduğu" değerlendirmesinde bulundu.
“SORUNLAR UZLAŞMAYLA ÇÖZÜMLENMELİ”
Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Celal Beysel, ''Anadolu'nun Nabzı'' adını verdikleri anket çalışması ile yeni bir ekonomi endeksi oluşturacaklarını söyledi. Beysel, Anitta Otel'de düzenlenen TÜRKONFED Başkanlar Konseyi toplantısında, KOBİ'ler üzerine önemli çalışmalara imza attıklarını belirterek, ikinci bir proje olarak ''Anadolu'nun Nabzı''nı başlattıklarını bildirdi. Proje sayesinde Türkiye'nin yeni bir ekonomi endeksine kavuşacağını ifade eden Beysel, şunları kaydetti: ''Bir taraftan KOBİ projemiz yürürken, bir yeni projeyi daha başlatıyoruz. 'Anadolu'nun Nabzı' adlı bu projemiz ile Türkiye'nin ve özellikle Anadolu'nun ekonomik gidişatını yakından izlemeyi hedefliyoruz. Yapacağımız anket çalışmasıyla bilgileri bir araya getirdiğimizde, bölgelerimizin ve sektörlerimizin nabzını ölçmüş olacağız. 'Anadolu'nun Nabzı' adı altında yayınlayacağımız bu çalışmanın göstereceği endeks eminiz ki çok kısa süre içinde, politikacıların, bürokratların, gazetecilerin, iş insanlarının yakından takip edecekleri bir gösterge haline gelecek.” ''Hükümetin ekonomik alanda ilk 4 yılındaki başarılı performansına bakarak, yarın da işlerin iyi gideceğini söylemek mümkün değil'' diyen Beysel konuşmasının devamında şunları söyledi: ''Bütün projelerin, eylem planlarının kağıt üzerinde kalmamasının önemli bir ön koşulu var: Genel olarak ekonominin iyi gitmesi. Çark durursa, yeniden hareket ettirmenin güç olduğunu yakın tarihimizde acı tecrübelerle hep birlikte yaşadık. Çok şükür henüz bu noktada değiliz ama ciddi risklerle yüz yüze olduğumuz açıktır. Öncelikle, 2008'de eskisi kadar hızlı büyüyemeyeceğimiz kesinleşmiş durumda. 2007 yılında yüzde 4.,'e gerilemiş olan büyümenin 2008 yılında biraz daha yavaşlayarak yüzde 4'ün altına düşeceği tahmin ediliyor. Ekonomik yavaşlama, daha şimdiden, KOBİ'leri etkisi altına almaya başladı. İşsizlik oranı ise ülke genelinde yüzde 11,3'e yükseldi. Enflasyon yeniden çift haneli rakamları gördü. Gıda ve enerji, özellikle dış konjonktürden kaynaklanan petrol fiyatlarındaki artışın kısa süre içinde durmasına ve geri çevrilmesine işaret eden bir eğilimin görülmemesi, diğer etkenlerle birlikte, enflasyonun daha da yükselmeye devam edeceği işaretini veriyor.
Ekonominin yakın gelecek açısından olumlu belirtiler göstermediğini belirten Celal Beysel, ''Siyaseti yeniden çağdaş rayına oturtmak hayati önem taşımaktadır'' diye konuştu. TÜRKONFED'in üniversitelerdeki türban sorununa empatiyle yaklaştığını ifade eden Beysel, ''Anayasanın sadece türbanla ilgili maddelerinin değiştirilmeye çalışılmasının da toplumda ortaya çıkan kamplaşmayı artıracağına, gerilimi tırmandıracağına da dikkat çekmeyi ihmal etmemiştir. Anayasanın sadece bazı maddelerinin değiştirilmesi yerine tümden ele alınmasının, bu konuda geniş çaplı bir uzlaşma aranmasının gereğine işaret etmiştir. Demokrasilerde ''kuvvetler ayrımı'', kuvvetlerin birbiriyle çatışmaları için değil, demokratik prensipler içinde birbirlerini bütünlemeleri için vardır. Toplumların iyi yönetilmesi için elzem olan kurumların hiçbiri kolay oluşmuyor. Demokratik gelenek kolay yerleşmiyor. Türkiye bu süreçten hem demokrasiye olan inancı zedelemeden, hem de kurumlarını yıpratmadan çıkmak zorundadır. Bunun için tüm kesimlerin el ele vermesi, özellikle de siyaset alanı çerçevesinde tutmaya çalışması gerekiyor. Unutmayalım, taraflar birbirlerini tüketmeye gayret gösterirken, el birliği ile güzel ülkemizi tüketmektedirler. Sistemi aşırı derecede zorlamanın da, ülkenin değişim ihtiyacının önüne set çekmenin de çıkış yolu olmadığı aşikardır.'' Şanlıurfa Başkanlar Konseyi'nde yaptıkları çağrıyı bir kez daha tekrarlayan Celal Beysel, ''Şimdi toplumsal ve siyasal mutabakat içinde, demokrasimizi çağdaşlaştırma, hukukumuzu demokratikleştirme; kuvvetler ayrımına dayalı, laik, demokratik hukuk devleti anlayışını ve bireysel özgürlükleri geliştirme zamanıdır. Şimdi siyasal sorunları mutabakatla çözerek, ekonomiyi siyasetin ve toplumsal hayatın odağına koyma ve el birliğiyle gelişme, refah ve huzur için çalışma zamanıdır'' dedi.

|