|
Temel, Alman ve Fransız bir adada yamyamların eline düşer. Elleri kütüklere arkadan bağlanmış vaziyette ölümü beklerlerken yamyamların reisi şöyle der:
- Hepinizin derisini yüzüp bizim için hayati önem taşıyan kanoların yapımında kullanacağız, ama adetlerimize göre, son arzunuz her ne olursa olsun yerine getirilecektir.
Alman gerçekleştirilmesi imkânsız bir şey isterse ölümden yırtacağını düşünür ve buz gibi bira ile yanında kızarmış patates ister.
Reisin talimatıyla patatesler kızartılır, batık bir Alman denizaltısından edinilen bira da Alman’a ikram edilince Alman şaşırır, son ziyafetinden sonra herkesin gözü önünde derisi yüzülür ve derisinden kano yapar yamyamlar.
Fransız da en az 50 yıllık Fransız şarabı istediğini söyler. Reis 2 adamını adanın arkasında 60 yıl önce karaya oturmuş olan Fransız ticaret gemisine gönderir ve mahzeninden getirtilen şarabı Fransız içtikten sonra onun da derisini yüzüp kano yaparlar.
Sıra kendisine gelince, yamyamların her şeyi tedarik edebildiğini fark eden Temel, son arzusu sorulduğunda:
- Ver bakayım baa bi sigara bi da yak oni, der ve sigaradan iki nefes çektirdikten sonra sigarayı kendi vücudunun değişik yerlerine bastırıp üzerinde söndürür ve şöyle bağırır:
- Alun size kano, siçtum kanonuza.
İLHAN İREM N’OLDU?
-Alo! Kuntik Döner mi? Bizim bi tavuk şiş, bi kola vardı n’oldu?
Telefondaki adam:
-Yav o diil de... Bi İlhan İrem vardı hani... O nooldu?
-Ne bileyim lan?
-Tavuk şişi biliyosun ama!
-Hasta mısın kardeşim?
-Yav kusura bakmayın. Adresinizi kaybetmişiz, arkadaşlar yerinizi tespit edicek de; sizi telefonda tutmaya çalışıyorum.
ANTİN KUNTİN
-Oğlumun nesi var doktor?
-Oniki parmak bağırsağında iltihap var.
-Aman doktor. Biz nerden buluruz o kadar parmağı?
-Yanlış anladınız. Antibiyotikle tedavi edeceğiz.
-Bravo... Fakiriz diye antin kuntinle tedavi edin bizi...
-Antibiyotik diyorum!
-Kes! Yeterince dinledim.
-Eeh, yürü git be adam!!
-O parmakları bulacağım doktor! Ne pahasına olursa olsun...
|