|
Çorum’a her gelen nağme yapar:
“Amanın da aman !...Siz ne kadar büyümüşsünüz, nasıl da sanayileşmişsiniz…
Siz aslansınız, kaplansınız…
Siz ‘marka kent’ olmuşsunuz.
En büyük Çorum, başka büyük yok !..”
Zatı muhteremler Ankara’ya döner dönmez ilk iş, Çorum’un gelişme kanallarını tıkayacak bir uygulamaya imza atarlar.
Çorum, “sanayi kenti”, “bölge lideri”, “Anadolu kaplanı” övgülerinin keyfini yaşayadursun, ayağının altındaki platform usulca çekiliverir.
Cascavlak ortada kaldığını farkettiğinde, epeyce bir şey avuçlarının arasından kayıp gidivermiştir.
Devlet eliyle yaratılan haksız rekabet sonucu, Çorum’un dişiyle-tırnağıyla oluşturduğu sektörel pastaya (pazar payına) hazır yiyiciler ortak oluvermiştir.
Onun için, birileri çıkıp “Çorum aslan…Çorum kaplan…” demeye başladı mı, “Çorum’un elinden yine neyi alınacak?” diye sağınızı-solunuzu yoklamanız gerekiyor.
İktidar partisinin güçlü isimlerinden Amasya Milletvekili Akif Gülle de, Çorum’u öve öve bitirememiş, “bölgesel kalkınmanın lokomotifi”, “örnek”, “marka” gibi iltifatlarla Çorumluların ayaklarını yerden kesmiş ya….Aman dikkatli olun !..
Beş yıldır “Çorum’un Amasya’dan yönetildiği” ezikliği ve kompleksi içindeki Çorumlular, Sayın Gülle’nin “bölgenin ağabeyi” ilan edilmesiyle, bu hiyerarşik düzenin daha da katmerlenmesi ihtimaline hazırlıklı olsunlar.
Bir de, Merzifon’u “bölgenin sanayi merkezi” olarak kabullenmeye hazırlıklı olsunlar.
Amasya ve dolayısıyla Merzifon, Çorum’dan önce teşvik kapsamına alınmış ve dışarıdan ciddi biçimde sanayi yatırımı çekmeye başlamıştı.
Merzifon Askeri Havaalanı’nın sivil hava trafiğine açılmasıyla birlikte, Merzifon’a ilginin daha da artacağına kuşku yok.
Biz saf Çorumlular, “
60 kilometre uzun bir mesafe değil” diye Merzifon Havaalanı için uğraştık, didindik, ama dışarıdan bölgeye gelecek yatırımcının “Aynı koşullar sıfır kilometrede de varsa, neden altmış kilometre öteye gideyim?” diye düşünebileceğini akıl edemedik.
Sanıyoruz ki, Çorum odak noktası olmak üzere, Merzifon’dan Sungurlu’ya bir sanayi bölgesi oluşur, Samsun limanı da bu bölgenin dünyaya açılan kapısı olur.
Oysa, Çevre Düzeni Planı ile Çorum’un bir kenara itildiğini, Samsun’un “bölge merkezi” kimliğinin her alanda ve her sektörde kalın çizgilerle belirlendiğini daha bir ay kadar önce farketmiştik.
Korkarız ki, “bölgenin sanayi merkezi” konumunu zaman içinde Merzifon’a kaptırmaktan da kurtulamayacağız.
Yanlış anlaşılmasın, Merzifon’un, daha ötesi komşu Amasya’nın,Yozgat’ın sanayileşmesine, kalkınmasına, gelişmesine karşı değiliz.
Hiçbir kıskançlığımız, kompleksimiz olamaz.
Ama, Çorum’un aleyhine olarak “devlet eliyle” komşular güçlendiriliyor, Çorumlu’nun eline vurulup ekmeği alınıyorsa…
Bu kadar da saf olmamalıyız.
Çorum’un kendi duruşunu, kendi stratejisini belirleme zamanı gelmedi mi sizce de?...
BÖLGENİN YENİ "SIKLET MERKEZİ"
Sözde, şeytanın avukatlığına soyunduk, ama bizim toplumda öyle gariplikler oluyor ki, irdelerken ister istemez “düz mantık” çizgisine oturuyoruz…
Yani, olmuyor.
Köşenin esprisine uymuyor.
2 Ekim 2007 tarihli “Çorumlu saf mı?” başlıklı yazımızda, Çorumluların Merzifon’u “bölgenin sanayi merkezi” olarak kabullenmeye hazır olmaları gerektiğini belirtirken, Merzifon Askeri Havaalanı’nın sivil hava trafiğine açılmasından sonra, dışarıdan bölgeye gelecek yatırımcının “Sıfır kilometrede aynı koşullar varken, neden
60 kilometre öteye gideyim?” diye düşüneceğini, dolayısıyla, zaten Çorum’dan önce teşvik kapsamına girerek cazibe merkezi haline gelen Merzifon’un, bu konumunu daha da güçlendireceğini anlatmaya çalışmıştık.
Hava ulaşımı ve Samsun Limanı’na Çorum’dan
60 kilometre daha yakın olma avantajı nedeniyle, Çorum’daki bazı yatırımların bile Merzifon’a kaymasına da şaşırmamak gerektiğini söyleyenler var.
Hatta, “Yirmi yıl sonra Merzifon bölgenin sanayi merkezi” saptamasına itiraz edip, “Ne 20 yılı, bu süreç 10 yılı geçmez” kaydını düşenler çıkıyor.
Geçenlerde, bölgeye hitap edecek nitelikteki “Akıllı Hastane” temelinin Merzifon’da atılmış olmasının altı da önemle çiziliyor.
Akif Gülle zaten “bölgenin ağabeyi” ilan edilmişti; Merzifon’un da “bölgenin merkezi” olmasında garipsenecek bir durum yok.
Geçen yazıda, Çorumluların komşularını kıskanmadıklarını, ancak, devlet eliyle “Çorum’un aleyhine” komşuların güçlendirilmesinin, Çorumlu’nun eline vurulup ekmeğinin alınmasının doğal karşılanamayacağını vurgulamaya çalışmıştık.
“Şeytanın Avukatı” imzası pek sempatik gelmese de, bu yazıya ÇORUM HABER okurlarından çok destek ve tebrik gelmişti o tarihte.
Aradan iki ay geçti.
O yazının sonundaki soruyu bir kere daha tekrarlayıp, bir iki ay daha bekleyelim bakalım:
“Çorum’un kendi duruşunu, kendi stratejisini belirleme zamanı gelmedi mi sizce de?...”
Nasıl, “düz mantık” değil mi?
|