Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow BU YAZININ OKUNMASI GEREKİR
 
BU YAZININ OKUNMASI GEREKİR Yazdır E-posta
09 06 2008

Başlıktaki istenilen doğrudur. Her Çorumlu ve her ilgili yönetici bu yazıyı okumalıdır. Yazımız, Çorum’un geleceğini ilgilendiren bir yazıdır. Hele Çorumluluk taslayan insanlar, mutlak okumalıdırlar.

Ben, 1951 sonbaharında, ilk defa Sıklık boğazından, bir kamyonun şoför mahallinde değil, kamyonun üstünde Samsun’a gittim. Samsun’a iki günde ancak gidebildim idi. Merzifon’da bir gece geçirmemiz gerekti.

Bu Sıklık boğazımızda karaçalı bile yoktu. Çıplak tepeler halini koruyordu. Hatta, Sıklık boğazı denmesinin hikayeleri bile yolda anlatıldı.

Sonra, aradan yıllar geçti. Türkiye’de bir ihtilal oldu ve ben memleketim olan Çorum’a memur olarak tain edildim. Sıklık boğazını teşkil eden topraklar önce gördüğüm durumunu muhafaza ediyordu. Baha beyin dikmiş olduğu çam sahaları görünür duruma gelmişlerdi.

İşte, bu tarihten itibaren, genç bir Çorumlunun teşebbüsü ile, Sıklık boğazı ağaçlandırılmaya başlandı. Hamit Duran bu işi yapıyordu. Yaptı da, fakat, bu günkü orman olma durumunu görmeden, hakkın rahmetine katıldı.

Bu boğazın ormanlaştırılmasını 27 Mayıscıların emrettiğini söylediler. Belki doğrudur; ama, Hamit Duran benim arkadaşımdır ve kendisinden böyle bir şey duymadım. Öyle olduğunu kabul etsek bile, güzel bir iş yapılmış olduğunu kabul etmek zorundayız. Ülkemiz için hiç te kötü bir karar sayılmaz. Ancak, Hamit Duran, Çorum için doğru kararlar alacak kadar bilgili, yetkili bir insandı.

Nasıl olursa olsun, Sıklık boğazına dikilen fidanlar ormanlaşmıştır. Çorum’un büyük bir eksiği tamamlanmış ve havası değişmiştir. Çorum, bu ormanlaşma sayesinde, görünüm değiştirmiştir.

Ancak, merak edenler, arabalarına binerek ve çocuklarını da yanlarına alarak, Sıklık boğazından geçmeli ve bu güzel ormanı, alıcı gözle görmelidirler. Sıklık ormanı,  yapılaşma yoluna çoktan girmiştir. Ben, daha önceki gördüğümde, kaçak başlatılan inşaatların durdurulduğunu sanmıştım. İki gün önce buradan geçerken, inşaatlardan bazılarının yapımına geçildiğini gördüm. Ya ruhsat alındı, ya da kaçak olarak devam etmektedir. Ne olursa olsun, orman içi yapılaştırılamaz. Gerekirse, özel mülkiyetler alınarak orman arazisine katılır. Orman içi yapılaşma sadece tehlikeli değil, aynı zamanda, bedevice bir durumdur. İçine girmek için çaba sarfettiğimiz Avrupa’nın hiç bir memleketinde, ormanların içlerini, özel mülkiyet te olsa, yapılaştırıldığı görülemez. Böyle yerlere, bu Avrupa’da hiç bir şekilde inşaat izni verilemez.

Çorum’un hiç şüphemiz yok, bazı özellikleri vardır. Ümitle bekliyoruz ki, yeni açılan üniversitemiz, Çorum’un mevcut yeteneklerinin gelişmesine yardım edecektir. Elbetteki gelecek için daha iyi günler ve daha iyi bir şehir hepimizin beklentisidir. Ancak gerek Sıklık boğazının ormanlaşmış sahaları ve gerekse, küçük barajın yine ağaçlanmakta olan etrafının yerleşim sahası olmasına kimse razı olmaz ve olmamalıdır. Sanıyorum ki, bu gibi yasakların yapılması için bizim kanunlarımızdaki yaak maddeleri yeterlidir. Bu yasak maddelerine, Çorum’da pek ehemmiyet verilmiyor. Hatta, yasakları uygulamakla görevli yetkililer “yasak mı kaldı ki” gibi konuşmalar bile yapabiliyorlar. Bunlara ne söyleyip veya yazıp ta görev yapmalarını temin edeceksiniz? Haksızlara akıl verdiklerini bile düşünseniz, pek te haksızlık etmiş  sayılmazsınız.

Size bir şey daha söylemek istiyorum. Avrupa ormanlarına girilmektedir de, istediğiniz yerde yemek pişirip yeminize izin verilir değildir. Bir yoldan orman içine giriyorsunuz. Bazı bazı, yolun genişlediği yerler oluyor. Buralarda, yemek pişirmek için tesisler olduğu gibi, gaz da mevcut. Şimal ülkelerinde para da alınmıyor. Bu belirli yerlerde yemeğinizi pişirip, gösterilen yerlerde de yiyiorsunuz. Orman ağalığı yaptırılmıyor bu ülkelerde.

Bir gün Avrupa içine gireceğimiz düşüncesi için de, söylediklerime alışılmaya başlansa, ilerde acemilik te çekilmez. Bu işe Sıklık boğazından başlanmasının sayılamayacak kadar faydaları vardır. İş işten çabuk geçer, daha sonra da, bir küçük ateş, bu kadar emeği bir an içinde yok edebilir. O zaman, insanlara söylenen ve söylenmiş olan nasihatların ve verilen aklın hiç bir kıymeti kalmaz. Bir daha yetkililere rica ediyorum. Bu ricama, başka ormanlık sahalardaki piknik yerleri de dahil edilmelidir. Orman sahaları, sayfiye yerleri değildirler. Herkes, şehirdeki evlerini yeşillendirmeye çalışmalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

SATILIK MERCEDES
Satmak Istiyorum (20.08.2008)
ORMAN ENDÜSTRİ MÜHENDİSİ
İş Arayanlar (18.08.2008)
SATILIK-KİRALIK
Satmak Istiyorum (16.08.2008)
MUHASEBE ELEMANI
İş Verenler (16.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 43 misafir ve 2 üye bağlı
  • soneruysal
  • baki

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61