Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow ELEŞTİRİNİN SEBEBİNİ ANLAMAYINCA
ELEŞTİRİNİN SEBEBİNİ ANLAMAYINCA Yazdır E-posta
07 06 2008

Bizim, bilhassa Avrupa tarafından, çok eleştirildiğimizi biliyoruz. Bu eleştirilere, Amerika’nın nezdimizde bulunmuş olan adamları başladılar. Ulus Devletin yıkıldığından bahsettiler. Daha sonra, bu eleştirilere, bizim öteden beri dostumuz bulunan Avrupa milletleri başladılar. Ilımlı İslam keyfiyeti böyle ortaya geldi. Amerikalılar, bizi kendi buluşları olan “BOB” içine koymaya çalışıyorlar. Fransa da, kendi icadı olan Akdeniz ve Kuzey Afrika Birliği içine sokmak istiyor. Bu sorunda, Amerika ile Avrupa’nın nasıl anlaşmış olacağı da belli değil. Bu sorunların aslını iyi bilmeden, bu sorunlara karar vermek öyle kolay sanılan işlerden değildir. Burada, Amerika ile Avrupa’nın çıkarları çatışıyor. İkisinde de, Türkiye’nin bir çıkarı yoktur. Türkiye, Amerika ile dost kalmak istiyor; ama, Avrupa Birliği’nin de ötekilere eşit şartlar içinde olmak niyetleri var. Türkiye, kendi çıkarlarının devleti olmak zorundadır.

Bilhassa Avrupa Birliği ülkelerinin bize karşı ortaya sürdükleri sorunlar kendi anlayışlarıyla bağdaşır değil. Türkiye, modern Cumhuriyeti kurarken, Avrupa’nın esaslarını esas olarak almıştır. Modern Cumhuriyetimizin esasları Avrupa’dan alınmıştır ve Avrupa’nın bütün devletleri, bu gün, o esasları, bizim kendilerinden aldığımız esasları  aynen kullanmaktadırlar. Hepsi, Hukukun büyüklüğüne saygılıdır. Hepsinde laik prenipler devam etmektedir. Hepsinde insan hakları geçerlidir ve kadın erkek eşitliği hakimdir. Parlamentolarına şöyle bir bakmak bile, söylediklerimizin geçerliliğini anlamak için yeterlidir.

Her Avrupa devleti ulusal bir devlettir. Bizden ayrılıp kurulan devletlerin bile, esas dayanaklarından birisi, kendilerinin ulusal oluşudur. Hepsinde din vardır ve asla Dünya işlerine din karıştırılmaz. Avrupalı gerek görürse, dikkat ediniz, gerek görürse, kendisi Kilise’ye gelecektir; ancak, Papaz’ın, dolayısıyle dinin sokakda görünmesini istememektedir. Dininin sokağa çıkmasıyla, artık dinlik vasfının olmayacağını Avrupa insanları çok iyi bilmektedir. Din için yok edilen eski kitleler, bütün Avrupa insanlarının hatıralarında canlanmaktadırlar.

Bizim modern cumhuriyetimizde, laik, insan haklarına saygılı, hukuk üstünlüğünü kabul etmiştir. Yakından eleştirmek gerekirse, bizim devletimizle, Avrupalı devletler arasında, ana prensipler bakımından bir fark yoktur. Bilhassa Fransa ile bir farkımız olmadığını Türk dostu Frasızlar kabul ederler. Türkleri sevmeyen Fransızlar da, bizde bir parlamento olduğunu bile bilmezler ve Türkiye’yi Fransa’nın yanına yakıştırmazlar. Bütün Fransızlar aynı düşüncede olsalar, bu durum cidden can sıkıcı olurdu. Ama, cidden içten Fransız olup ta, memleketimizi ve milletimizi seven ve bizi kendilerine yakın bulan pek çok Fransız da vardır. Bizi seven Fransızların hemen hepsi de aydın insanlardır. Memleketimizi defalarca ziyaret etmişler de bulunur. Bu durum bizi teselli etmektedir.

Bizim Cumhuriyetimizin ana prensipleri Avrupa devletlerinin ana prensiplerinin aynı olduğu halde, bu Avrupalı devletler, neden bizi kendi aralarıda görmezler de, kapıda bekletecekleri ikinci sınıf saydıkları İslam Devletleri aralarında görmek isterler. Onlar, bizi ikna etmek için, bu Atatürk’ün zamanı geçmiştir; artık onu yönetimden çıkarmalısınız ve ılımlı bir müslüman devlet olarak Araplarla birlikte olmalısınız, diyorlar. Evvela, Arapların hiç birisi ılımlı denen müslüman değildirler. Yine hiç birisinin, laik olma niyetleri dahi yoktur. Hz. Peygambere rağmen, Araplar, devlet olma vasfını kazanmamışlardır. Hiç bir Arap devleti Türkleri sevmez. Geçmişteki birlikteliğimiz, iç açıcı olmamıştır.

İşin aslı, Avrupalı’nın, kendi içine müslüman bir d evlet almak istememesidir. Bosna Hersek meselesinde, bir milyona yaklaşan müslüman katliamının sebebi, İngiltere ve Almanya’nın ağır davranmış olmasıdır. Bu iki devlet, Balkanların ortasında bir müslüman devlet olmasını istememişlerdir. Bunlar ağır davranınca da, silahsız olan Boşnaklar, silahlanmış olan Sırplar tarafından, hem de çok merhametsizce katledilmişlerdir. Clinton, kararını tek başına verdikten sonra da katliam durdurulmuş ve müslüman devlet te kurulmuştur.

Yukarda yazdıklarımızı okuduktan sonra, lütfen siz de kararınızı veriniz: Balkanlarda Müslüman küçük bir devlete dayanamayan Avrupalı, Müslüman Türkiye’yi içine almak ister mi? O zaman, sayın Başbakanın yürüttüğü, İspanya Başbakanı’nın da eşbaşkanlık yaptığı medeniyetler arasındaki dostluk konferanslarının bir anlamı olur mu? Acaba, bu Avrupa zihniyetini anlatmakta size bir hizmet vermiş sayılır mıyım?

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAY ELEMAN
İş Verenler (07.10.2008)
ACİL SATILIK BÜROLAR
Satmak Istiyorum (07.10.2008)
satlık daire
Satmak Istiyorum (07.10.2008)
DENEYİMLİ ŞOFÖR ALINACAK
İş Verenler (06.10.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 85 misafir ve 6 üye bağlı
  • sukru
  • ASISTAN
  • çorumlumurat_79
  • Arif AKÇA
  • fatih1907
  • ahportakal

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61