|
Evet, gönül isterdi ki, bir memleketin yönetimini büyük bir ekseriyetle devralmış parti, kapatılmak isteği ile Anayasa Mahkemesi’ne verilmemiş olsun. Bundan, ülkenin kazanmış olacağı bir şey olamaz. Ama, iktidar partisi mahkemeye verilmiştir. Başsavcı’nın buna yetkisi vardır. Mahkemede, ötekiler nasıl muamele gördü ise, aynı muamele iktidar partisine yapılacaktır. Bunda utanılacak veya gocunacak bir taraf ta yoktur. Ben mahkeme önüne çıkarılmaktan nasıl gocunmuyorsam, bir kurum, bu arada iktidar partisi de gocunmayacaktır. Mahkemeler utanılacak yerler değildirler. Muhakeme edilecek, suç bulunmazsa benim gibi, başkaları gibi, iktidar partisi de beraat edecektir. Mahkemeler millet adına dava kabul etmekte ve muhakeme etmektedirler. Hiç kimse ve bu arada iktidar partisi, milletten daha büyük olamaz. Beraat etmek demek, aklanmak demektir. Aklandığınız anda, iktidar partisi vasfınız korunmayacak mıdır?
Yapılacak işlem belli olduğu halde, işin başından beri, iktidar partisi sinirli durum almıştır. Bu sinirlenmenin bir faydası olacak değildir. Burada çocuk oyuncağından da bahsedilemez. Sorun olan, bir adalet mekanizmasının görevi sorunudur. İstisnanın sorun olmadığını bu memlekette bilmeyen var mıdır?
Aslında, dışarı ülkelerin düzenlerinde de aynı işlemler vardır. Onlarda da erkler vardır ve erkler, birbirlerini kontrol eder durumdadırlar. Onlarda, hiç bir erkin mensubu veya başındaki insan, kendi erkinin daha yüksek olduğu iddiasında değildir. Herkesin işi ayrıdır ve herkes, hangi erkten olursa olsun, anayasalırndan aldıkları yetkileri kullanırlar. Bizdeki tartışmanın eşine de rastlanmamıştır. Amerika’da, Cumhurbaşkanlığı en yüksek makam olarak kabul edilir. Amerika’da, bu en yüksek makam sahiplerinden de mahkemeye verilenler olmuştur. Mahkeme sonunda mahkum olan Amerikan Cumhurbaşkanı da olmuştur.
Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun açıklaması, diğer yargı organları tarafından da benimsenmiştir. Yargı organları dışında, pek çok insan da, Yargıtay Başkanlar Kurulu tararını isabetli bulmaktadır. O zaman, normal dava açılması prosedürü işleyecek demektir. Bu kapatma davasının açılmasının kanun dışı olduğu iddiası yersizdir. Bu iddiaya devam edildiği takdirde, daha pek çok işlemi de bekler duruma geleceğizdir. Halbuki, bunların hiç birine gerek görmüyoruz. Zaten, Anayasa Mahkemesi, gereksiz açılmış bir dava söz konusu ise, davayı reddedecektir. Ama, dava reddedilme safhasını geride bırakmıştır. Dava görülecek ve bir karara bağlanacaktır. Davanın nasıl biteceği hakkında da, kimsenin bir fikri bulunmuyor. Yüksek Mahkeme kararını verecek ve herkes te saygılı olacaktır. Bu kadar tabii olan bir dava için, bu kadar geniş kavga sahası yaratmanın alemi var mıdır? Gereksiz yaratılan davanın, bir etkisi olur mu? Bu davanın, kanun ve hukuk içinde olup olmadığına, mahkeme dışında kim karar verebilecektir? İktidar partisinin özelliği, mahkeme yetkilerini aşacak kadar ileri olursa, o memlekette adaletten bahsedilebilir mi? Hukukun yüksekliği deyiminden insanlar aynı nosyonları anlamıyorlarsa, bu işleri yürütmek nasıl mümkün olacaktır?
Bir sorun hakkındaki yazıyı da, bu kadar soru ile doldurursanız, bunun okuması can sıkıcı olmaz mı? Halbuki, birbirimizle anlaşır durumda olmamız için, birimizin söylediklerini veya yazdıklarını, ötekimizin iyi kavramıs gereklidir. En basit insani kaidelere dikkat ettiğimiz takdirde, aramızda gelişecek tartışma sahasına ihtiyaç kalmayacaktır.
Bu memleket bizimdir. Bu memlekette mutlu olamıyorsak, hiç bir yerde mutluluk arama hakkımız yoktur ve olmayacaktır da. Dünya, eskisi kadar geniş te değildir. Bu gelişte, bu memleketimizle uyum içinde olmak zorundayız. Eğer, eksikliklerimiz varsa, bunları, aklımızın erdiği nisbette düzeltmeye çalışacağız. Bu düzeltmeler de yapılırken, sizin yanınızda, bizim de yaşadığımız keyfiyeti unutulmayacaktır. Hele hele, en büyük keyfiyeti bir düzmecedir. İnsanlarımızın hepsi büyüktür, saygındır ve kanunlarımız önünde eşittirler. Büyük mevki işgal edenlerin, büyük sorumluluklar taşıdığı düşüncesi doğrudur da, bu zatların veya bu kurumların büyük haklar sahibi oldukları düşüncesi doğru değildir.
|