|
Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin,
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın,
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın,
Uçar gider, koşsan da tutamazsın… (William Shakespeare)
Ben bir dağ yeliyim kuşkulu korkak,
Sen ölümsüz ikili tohum ve toprak,
Bulut bulut kaçmak isterken sizden,
Yağmur yağmur geri döndüm ağlayarak…(Fikret Sezgin)
Duy, şikayet etmede her an bu ney,
Anlatır, hep ayrılıklardan bu ney.
Der ki, feryadım kamışlıktan gelir.
Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.
Ayrılıktan parçalanmış, bir yürek,
İsterim ben, derdimi dökmem gerek… (Mevlana)
Çekil bu gölgeli yolda gezinme,
Bahar bakışların yine pek sarhoş.
Yanılıp gönlüme misafir inme.
Kapısı kilitli, mihrabı bomboş…(Halide Nusret Zorlutuna)
Anladım faydası yok uzak kalmanın artık,
Seni kader çizgisiyle alnıma yazan haktır.
Unutmak ne mümkün gözlerinin rengini,
Seni çılgın gibi sevmek yaşamaktır… (Yavuz Bülent Bakiler)
Adımız miskindir bizim, düşmanımız kindir bizim,
Biz kimseye kin tutmazız kamu alem birdir bize,
Kuru idik yaş olduk, ayak idik baş olduk,
Kanatlandık kuş olduk, uçtuk elhamdilüllah …( yunus emre)
Ağlasam göz yaşımı ne silen, ne gören var.
İnlesem derdimi, ne duyan, ne bilen var,
Kahırlarla yoğrulmuş bu dünyada yaşarken,
Viran olan gönlümde hep keder, hep elem var..(Mehmet Özata)
Dostlar ırmak gibidir.
Kiminin suyu az, kiminin çok.
Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca,
Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya…(Can Yücel)
|