Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
BUGÜN 27 MAYIS... Yazdır E-posta
27 05 2008

Bugün 27 Mayıs…

Görün bakın, yine neler döktürecek Ali Kemaller…

Ya da  geçin ekranın karşısına, izleyin muhteşem demokratları(!), nasıl sallayacak, nasıl saldıracaklar yine…

“Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” türünden iletiler, üstü kapalı tehditler uçuşacak… Anayasal kurumlara abuk göndermeler yapılacak…

27 Mayıs’a saldırma bahanesiyle; cumhuriyetin temel değerlerine, bilimgüderliğe (laiklik), yargı erkine, üniversitelere, üstü kapalı olarak da Türk Ordusuna veryansın edilecek.

*  *  *

Bugüne kadar yaşanan  ihtilal ve  darbelerin tümünü gören, 12 Mart darbesinde  büyük acılar yaşayan  bir kişi olarak diyorum ki; ben (hâlâ ve her şeye karşın) 27 Mayısçıyım. Hem de  sonuna kadar…

Çünkü ben balık bellekli, romantik demokratlardan ya da satılmış kalemlerden  değilim.

27 Mayıs’a nasıl gelindiğini hiç unutmadım.

Adnan Menderes’in, 29 Mayıs 1950 tarihinde,  “…Gene seçim beyannamemizde yazıldığı üzere, millete mal olmuş bazı inkılapları mahfuz tutacağız”; 17 Haziran 1950 tarihinde de “…Millete mal olmamış, millet  vicdanına bir değirmen taşı ağırlığıyla çökmüş olan bazı inkılapları da her şeye rağmen  ortadan kaldıracağız…” gibi  önermeleri ve de yaptıkları dün gibi usumda.

*  *  *

Tarihimizle yüzleşmek zorundayız.

1950-1960 Demokrat Parti İktidarı çok dikkatle incelenmesi gereken bir dönemdir, çünkü Türkiye Cumhuriyeti tarihinin dönüm noktasıdır.

1950’ye değin sürmüş olan Atatürk Devrimi Dönemi, o tarihte sonlandırılarak bambaşka bir döneme girilmiştir.

Bu dönem, günümüz AKP iktidarının da alt yapısını oluşturan  “Kısmi Karşıdevrim” dönemidir.

Bu konuda, daha ayrıntılı bilgilere ulaşmak isteyen okurlarıma, Şevket Çizmeli’nin  “Menderes Demokrasi Yıldızı?...” adlı kitabını (Arkadaş Yayınları) okumalarını öneririm.

Bu kitabın önsözünde, Prof. Dr. Sina Akşin Hocam  şöyle diyor.

“…Bilimsel tarihçiliğin en önemli işlevlerinden biri, tarih dönemlerini ayırt etmek, bunların özelliklerini saptamaktır. Tıpkı bir biyoloğun canlıları ayırt etmek, onları sınıflandırmak durumunda oluşu gibi…

Tarihte dönemleri belirlemezseniz, olup bitenleri iyi anlayamazsınız, tarih “çorba” olur. (…)

Türkiye Cumhuriyeti tarihini de iki ana döneme ayırma zorunluluğu vardır. Şimdiye değin bu ayrım hiç yapılmamıştır. Çünkü  “Kısmi Karşıdevrim”, (bugün olduğu gibi dün de) çok kurnaz davranmıştır.

Büyük (geri) dönüşümü duyumsatmadan yürürlüğe koymak için ‘Tören Atatürkçülüğü’ denen bir hile, bir sahtekarlık bulunmuş ve yürürlüğe konmuştur. Herkes sanmıştır ki, Atatürk Devrimi Dönemi devam etmektedir, hem de çok partili bir düzenle “zenginleştirilmiş” olarak…”

Oysa gerçekler hiç de böyle değildir.

*  *  *

Bugün çok daha iyi anlıyor ve kavrıyoruz ki; feodal düzen yok edilmeden , (erken) getirilen  ‘çok partili’ düzen, ülkeye büyük zararlar vermiştir.

Zaman zaman Celal Bayar’ın bile frenlemeyi başaramadığı Adnan Menderes gibi gerici bir liderin elinde Türkiye, Atatürk’le birlikte kazandığı pek çok kazanımı (artık bir daha geriye dönüşü olmayacak bir biçimde) kaybetmiştir.

Menderes, gerici unsurların ve gericilerin kahramanıdır.

Türkiye’nin 10 yılına hükmeden bir lider olarak, elbette ülkeye kazandırdıkları da vardır. Ama kaybettirdikleri, kazandırdıklarının kat be kat üzerindedir.

Menderes’le birlikte, Atatürk’ün bütünsel kalkınma modeli yerine maddi kalkınma modeline geçilmiş; yol, baraj, fabrika vb… yatırımlar ön plana çıkmış; ancak eğitim, kültür ve bilim yatırımları arka plana itilmiştir.

Bu amaçla Halkevleri (1951), Köy Enstitüleri (1954) yok edilmiş, İmam hatip okulları açılmış, öğretmenlik ikinci sınıf meslek durumuna düşürülmüştür.

Bugünkü eğitimsiz toplumumuzun temelleri, o günlerde biçimlenmiştir.

*  *  *

Adnan Menderes, tüm sistemini şeyhlere, ağalara endekslemiş, karşıdevrimci bir liderdir.

Karşıdevrimi yaptıran toplumsal güç, şeyhler ve ağalardır.  Çünkü seçimleri kazanmak için (bugün de olduğu gibi) mutlaka  tarikat liderleriyle, ağalarla  anlaşmak, uzlaşmak gerekmiştir. Onlar da kumanda ettikleri binlerce, on binlerce, yüz binlerce oy karşılığında; Atatürk’le birlikte edindiğimiz kazanımların yok edilmesini istemişler; Menderes de oy uğruna ödün üzerine ödün vererek, bugünlere zemin hazırlamıştır.

*  *  *

Bunlar madalyonun bir yüzüdür. Yani 27 Mayıs 1960 öncesi yaşananlardır.

Bu tarihin bir de sonrası var ki; ne yazık ki o tarih, aydınımsılar tarafından  kitlelere bilinçli olarak  yanlış aktarılmaktadır.

Türkiye’de gerçek demokrasi, 27 Mayıs’la birlikte başlamıştır.

Gerçi daha sonra kuşa çevrilmiştir ama; Cumhuriyet tarihinin en özgür, insan ve toplum hakları açısından en ileri anayasası, 27 Mayıs’la birlikte yazılmıştır.

Cumhuriyet tarihinin en adil seçimleri, 27 Mayıs yasaları ile yapılmış, tek bir oy dahi  ziyan edilmemiştir.

Devlet Planlama Teşkilatı, 27 Mayıs’ta kurulmuş, planlı ekonomiye 27 Mayıs’ta geçilmiştir.

27 Mayıs öncesi, Vatan Cephesi üyesi olmayan, yurtdışına bile çıkamazdı. Seyahat özgürlüğü 27 Mayısla birlikte sağlanmıştır.

Menderes İktidarının özellikle  ikinci dönemi,  demokrasiyle bağdaşmayan, akıllara durgunluk veren  baskılara, sansürlere, tutuklanmalara, işkencelere sahne olmuştur. Türkiye, polis devleti olmaktan, 27 Mayıs’la birlikte çıkmıştır.

Garip değil mi?

27 Mayıs, Tören Atatürkçüsü aydınımsılar tarafından,  yeni kuşaklara hiç de böyle anlatılmıyor. Anlatılmaz tabii. Çünkü işlerine gelmez.

Sayın Hıncal Uluç’un dediği gibi; “26 Mayıs’ı bilmeyenler, 28 Mayıs’ta gerçekleşenleri anımsamayanlar, 27 Mayıs’a dil uzatıyor.

Çabaları boşuna… İstedikleri kadar sövüp, saysınlar; tarihi ve onun yazdığı gerçekleri değiştiremeyeceklerdir.

Evet ben, 27 Mayısçıyım.

Hem de sapına kadar…

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)
2005 MODEL POLO
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 67 misafir ve 4 üye bağlı
  • taksici2012
  • hkarakus
  • faho
  • yalin

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55