Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow BİR KOMİSYON OLUŞTURULURSA
BİR KOMİSYON OLUŞTURULURSA Yazdır E-posta
24 05 2008

Yeni edindiğimiz bilgilere göre, henüz içinde olmadığımız ve hatta, içine içine alınmayacağımız, büyük devletler tarafından açıkça söylenen Avrupa Birliği’nin; Kürt sorununu halletmek için oluşturmak istediği komisyon sorununu biz Türklerin iyi ve açıkça düşünmemiz gerekir. Bu güne kadarki devlet anlayışı ile bu işi bağdaştırmak mümkün gözükmüyor. Türkiye müstakil bir devlet olduğuna ve işgal devrini de çok gerilerde bıraktığımıza göre, bu işin neyin nesi olduğunu düşünmek gerekmez mi?

Avrupa Birliği’nin geleceği, kendisi için de karanlık gözüküyor. Avrupa Birliği çeşitli safhalar geçirmiş ve aslında, Rus tehlikesi karşısında, Amerikan desteği ve tavsiyesi ile icraat safhasına konmuştur. Aslında, Avrupa Birliği, ABD örnek alınarak kurulmak istenmiştir. Bu keyfiyet açıkça söylenmiyor da, ekonomik yardım ön safa çıkarılarak, milletler yumuşatılıyor. Kafa tutan olunca da, tıpkı Yugoslavya gibi, parçalanıp işin içinden ebedi olarak çıkılıyor. Bunun adı da, demokratik düzen olarak adlandırılıyor.

Söylediklerimizden anlaşılıyor ki, Avrupalılarca açıkça ifade edilmemiş olsa bile, Avrupa Birliği federe bir devlet olacaktır. Bu da, ancak başarılırsa olacaktır. Türkiye’nin buna uydurulması mümkün olsa bile, Türkiye Avrupa Birliği içine alınacak değildir. Türkiye, Avrupa’nın emrinde, yanında, yedek kuvvet olarak kullanılacak, Türkiye’ye boşluk dolturtulacaktır. İşte bütün çabaların esası, kimseye ses çıkarttırmadan, bunu başarmak isteyenler bu komisyon işini ortaya atıyorlar.

Kürt sorunu, Türkiye’nin iç sorunudur. Kürt sorunu, hep, Avrupalıların tahriki ile ortaya çıkartılmaktadır. 28 isyandan bahseden tanınmış Kürtler, bu sorunu iyi biliyorlar. “İç sorun, ev sorunu halledilmeden, bir PKK halledilir, ikinci PKK ortaya çıkar” söylemini dillerine dolamışlardır.

Hep yazıp çizip geliyoruz ki, milletler bir ana-babadan üremiş değillerdir. İngiliz milleti teşekkül etmiştir. İngiliz milleti teşekkül ederken, etnik kökenler devletleşmemiş ve hatta federe şekil düşünülmemiştir. Millet olunurken, etnik kökenlerin hak ve hürriyetleri düşünülmez. Bunlar ayrılık tohumlarıdır ve sonunda ayrlık veya yıkım ortaya getirirler. Sözüme dikkat edilmelidir; ayrılık ve yıkım aynı anlamları taşımazlar. Bu memleket, bunların hepsini görmüş ve yaşamıştır.

Millet olunurken, fertlerin eşitliği ve hakları göz önünde tutulur. İnsanlar, milletin adı altında vatandaştırlar ve aralarında ayrılık olmaz. İngiliz milletinin fertleri için bunlar vardır. İnsaflı düşünerek söyleyiniz, Türkler için bu temin edilmiş değil midir? Hangi etnik kökenden vatandaşın hakları kısıtlıdır? Meclisteki Kürt milletvekillerini seçenlerin hepsi Kürt insanı mıdır?

Avrupa Birliği’nin bu komisyon teşkili fikri, Türkiye’nin iç işlerine karışmadır ve müstakil bir devlet anlayışı ile bağdaşmaz. Bu komisyonlar mütareke devrinde teşekkül edip gereken kararları İstanbul hükümetine tebliğ ediyorlardı. Anadolu harekatı, bu tebliğlerin hiç birisine kıymet vermedi. Bu devlet, Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa devletleri gibi, Avrupa devletlerin erağmen müstakil olarak kuruldu. 85 senedir de yaşayıp geliyor. Avrupalı, geçmişi unutmaz. Türk sözcüğünden de şüphelidir. Halbuki biz, devlet ve millet olarak şüpheli değiliz. Hiç kimse için tehlike tohumları da taşımıyoruz. Avrupalı, geleceği için şüpheli bir şey bırakmak istemiyor. Avrupalı, silahla yapamadıklarını, Avrupa Birliği adı altında, parasıyla yapmak istiyor.

Bu bizim ülke, bizim hepimizin. Tıpkı eskiden olduğu gibi, bizim insanlarımız fakir de olsalar, bu topraklar üstünde mutluyuzdur. Kürt olduğu iddiasındaki insanlar, düşünme zamanı olduğunu bilmelidirler. Mutlulukları birliktedir. Devletin ne olduğu hakkında haberleri yoktur. Eski Rumların, eski Ermenilerin yaptıklarından hayır gelmemiştir. Bu eskiler de, ülkedeki mutlulukların farkına sonradan varmışlardır. Dışta yaşayan Ermeniler Türkiye düşmanı değildirler. Rumlar da öyledir. Yahudi asıllı Türk vatandaşı olmakla bir kayıpları da yoktur. Avrupa Birliği’nin komisyon oluşturma işinde, içten yardım yapılmamalıdır. Bu komisyon bir işe yarayacak değildir. Devlet adamları da, bu komisyona muhatap olmaktan geçirmelidirler. Türk adından tiksinenler, bu ada yaklaşmakla kendi çıkarlarına hizmet ederler. Hepsini bir yazıya sığdıracak değiliz ya!..

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)
BAYAN AŞÇI
İş Verenler (28.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (27.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 1 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61