|
Bizim siyasilerimiz lüksü sever, gösterişi sever.
Yönetime gelince, odalar yeniden döşenir.
Eski yöneticilerin kullandıkları makam arabaları değiştirilir.
Bir yandan belediyeye ait yerler satılırken, diğer yandan büyük paralar harcanıp yeni binalar yapmak için ihalelere girilir.
Buralara ne kadar para harcandığını kimse bilemez.
Ama buralara harcanan paralarla yeni barajlar, arıtma tesisleri yapılacağını vatandaşlar tahmin ederler. Yüzlerce genci iş ve aş sahibi yapacak tesislerin kurulabileceğini de bilirler.
İçlerine girebilmek için kapılarında süründüğümüz Avrupa Birliği ülkelerine bir bakalım. Hangisinin belediye binaları ve içleri bizimkiler kadar lüks ve ihtişam içinde döşenmiştir?
Hiç birinin!
Avrupa ülkelerinin ne belediye binaları ne de kamu kuruluşları binaları bizimkiler kadar lüks değildir.
Neden?
Bu ülkelerin milli gelirleri bizden daha mı az?
Yoksa halkı bizden daha mı fakir?
Aksine!
Milli gelirleri bizden beş- altı kat daha fazla.
Halkı bizden birkaç kat daha fazla refah içinde.
Onların yöneticileri, halktan topladıkları vergileri, abonelerinden aldıkları su ve doğalgaz paralarını yine halkı için kullanırlar.
Aldıklarını, yol- su- elektrik olarak iade ederler.
Onların yöneticileri, dedelerinin atalarının asırlar öncesi yaptığı binalarda otururlar.
Ayrıca başarının, lüks arabadan, ihtişamdan geçmediğini çok önceden idrak etmişlerdir.
Halkın bin bir güçlükle ödediği vergileri, binaya suya, çiçeğe, böceğe harcayarak sarf etmek israf değil midir?
Halkın ihtiyacı olan talepleri görmezlikten gelmek, sivil toplum örgütlerini dinlemeyerek, mahalle ve köy muhtarlarını hiçe sayarak gereksiz yatırımlar yapmak, hiç kullanılmayacak tesislere paralar harcamak israf değil mi?
Belediyeler, halka hizmet etmesi gereken kuruluşlardır.
Belediyeler, her hangi bir malı imal eden imalathane değildir.
Mirasyedi mantığı ile yaşam merkezlerini yönetmeye çalışanlar, arkanızda bıraktığınız 4 yıla bir bakın.
Yaptığınız hizmetlerin listesi, ihtiyaçlara cevap vermiş mi?
Yoksa cafcaflı, şatafatlı gösterişten mi ibaret.
Mütevazı görünen kişilikleri ile oy toplayanlar, oy toplarken “Belediyenin parasını kimseye yedirmem, israf etmem, ettirmem” sözü verenler bu sözlerinde durdular mı acaba?
Vatandaş artık, akşam yastığa başını “Hayali kahramanlık” öykülerinizi dinleyerek koymuyor.
Adile teyzenizin “Kuzucukları” da yok ki koyun gibi her şeye başını sallasın.
Beyaz atlı prensini bekleyen de kalmadı.
Uykudan uyanmak için masal prensini de kimse beklemiyor.
Vatandaş çoktan uyandı.
Biliyor ki,
BİZİM SİYASİLERİMİZ LÜKSÜ SEVER.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|