Anasayfa arrow YAZARLAR arrow ALİ EMİROĞLU arrow ŞEHİRLEŞME, MEDENİ OLMA DEMEKTİR
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
ŞEHİRLEŞME, MEDENİ OLMA DEMEKTİR Yazdır E-posta
22 05 2008

Bir ülkede şehirleşmeden bahsedince, insanların medenileşmiş oldukları kabul edilir. Böyle bir şehirde yaşam düzenli olduğu gibi, hayati tehlikeler de azalmış sayılır. İnsanların yiyecekleri, içecekleri temizdir ve bulaşıcı hastalık mikropları veya virüsleri taşımazlar. Su tesisatının kuruluşu bunun içindir. Su, membaında temizlenir ve şehre temiz su verilir. İçme suyu, verilen sudur. Koyma su ile değirmen çevrilmez. Milyonluk şehirlere içme suyu satın aldırılamaz. Satın alınacak suyun kontrolü ise, dağıtılan suyun kontrolünden daha da zordur. İnsanların sıhhatlarını göz önünde bulundurmak için, şehirlerde içme ve kullanma su tesisleri kuruldukları gibi, atık su ve kanalizasyon teşkilatları da yapılmıştır.

Yapılmıştır deyip geçemeyiz. Bu yapılan tesisler, Dünya sağlık teşkilatının kabul ettiği kalitede ve şekilde yapılması gerekir. Eğer, yapılan tesisler ilmi esaslar içinde yapılmıyorsa, bu tesisler faydalı olma yerine zararlı olurlar. Toplu salgınlara böyle, muntazam tesisler kurulmayan şehirimsi şehirlerde rastlanır. Bu medeniyet dışı vasıflar taşıyan memleketlerde, salgın hastalıklar önlenemez. Endemik olarak, salgın hastalıklar devam eder. Büyükçe bir karışım esnasında da, toplu ölümlere sebep olan salgınlar ortaya çıkarlar. Bazan, salgının amilini bulmayı başarmadan, pek çok insan ölür gider. Bir zaman, Çorum’da, bizim tesislerimizin muntazam olduğu sanılan Çorum’da, 27-28 kişi, arka arkaya ishalden ölüp gitmişti. Kimi klorlama olmadığını söyledi, kimi eksik olmuş, dedi, kimi de klorlamanın Allah’ın işine karışmak olduğu iddiasını ortaya attı idi. Burada olanlar, bizim zavallı vatandaşlarımıza oldu. Aslında zavallı olanlar, seçilep, hizmet için iş başına gelen insanlardı da, bunu vatandaşlarımıza bile kabul ettirmek mümkün olmadı.

Şimdi, gazetelerden okuyoruz ki, Konya ve Aksaray illerimizde salgın var. Suya bir virüs karışmıştır. İnsanlar yığın halinde hastahanelere başvurmaktadırlar. Sağlık bakanlığı, bir virüsün suya karıştığını bildirmiş, ve vatandaşların sularını kaynattıktan sonra içmeleri istenmiştir. Yukarıda işaret ettiklerimizi dikkatli okudu iseniz, bu iki ilimizde medeni şartların olmadığını derhal anlarsınız. Konya büyük bir şehirdir. Aksaray da küçük sayılmaz. Bu şehirler medeni şartlarda kurulmuşlarsa, tesislerdeki sulara virüs karışmamalı idi. Karıştı demek, kullanma ve içme suyuna kanalizasyon sularının karışmış olması demektir. Bu iki tesisin, hiç bir şekilde birbirine yakın olmaması gerekir. Şayet karışma oldu ise, bu tetkiklerin bu şehirlerde yapılması, amillerinin bulunması ve gereken işlemlerin derhal yapılması gerekir. Sağlık Bakanlığı’nın bu işle bir ilişkisinin bile olmaması gerekir. Türkiye’nin her şehrinde, bu kontrolların yapılır durumda olması gerekir, diyoruz. Bu tesisler, temin edilemez paralar istemezler. Yalnız, bir şhirde en önce, bu kontrolleri yapacak tesislerin yapılmış olması gerekiri, diyoruz. Bunların olmadığı şehirlerde, medeniyetten bahsedilemez. Mikroplar havadan geçerek içme sularını içilmez hale getirmezler.

Hijyen, altyapı denen tesislerle temin edilir. Medeni şehirlerde ve memleketlerde, her şeyden önce, şehir planı ile birlikte, bu altyapı tesisleri kurulmalıdır. Şehir kurulduktan sonra yapılacak altyapı tesisleri, hiçbir zaman muntazam yapılamıyor. O zaman da, iki tesis, daima birbiriyle karışır duruma geliyor. Rahat insanlar, daha doğrusu cahil insanların yönetimindeki bu tesisler, daima tehlike kaynağı olacaklardır. Bizim ülkemizde, her kurumun insanı, türban hürriyeti ister gibi kurum hürriyeti ve yetkisi de istemektedirler. Tehlike halinde de, kaçamak yol aramakta ve genel olarak ta bulmaktadırlar. Karışan virüsün adı olmaz mı? Bu virüsün cinsi olmaz mı? Bu virüsün nereden geldiği bildirilmez mi? Virüs tehlikesini önlemek için, suyun kaynatılarak içilmesi pek iptidai bir tavsiyedir ve genel olarak ta, bir şehirde bu yolla başarı sağlanamaz.

Bizim yöneticilerimiz plan bozmada mahir insanlar da, plana saygı göstermekte pek becerikli değiller. Aslında, plan bozmanın cezasını görüyor değiller. Herkesin yaptığı yanına kalınca, bu işlerin düzeltilme imkanları da kalmıyor. Yetmiş milyonluk ülkenin nüfusu, başı dönmüş sürüler gibi şehirleşmeye kalkarsa, bunun altından kalkılınır mı? Konya ve Aksaray halkına, sevgili vatandaşlarımıza, geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bizim elimizden başka gelecek bir şey yok ki!

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)
2005 MODEL POLO
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 87 misafir ve 2 üye bağlı
  • yasmin74
  • fatos

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55